Mehmet FARAÇ

Kriz kumpasında CHP’nin hali!..


Mehmet FARAÇ
28 Kasım 2011 Pazartesi 00:19
TESEV-Soros ilişkisinin yarattığı şok, İstanbul örgütündeki 5. kriz, Dersim meselesinin durup dururken alevlendirilmesi, Atatürk’e yönelik hakaretler, parti içinde 12 milletvekilinin haklı isyanının yarattığı sarsıntı sürerken, CHP nereye gidiyor acaba?..
Bugün pek yorum yapmayacağız!.. Çünkü Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Şirketi adına bir grup bilim adamının yaptığı bir anket, CHP’nin nereye gittiği konusunda yeterli yanıtları veriyor...
Prof. Dr. Özer Sencer, Prof.Dr. İhsan Dağı, Prof. Dr. Doğu Ergil ve Dr. Vahap Coşkun‘dan oluşan ekibin yaptığı “Sol ve CHP’li Seçmenin CHP’ye Bakışı” adlı araştırmanın sonuçları, hem zikzaklar çizen parti yönetimine hem de partideki duyarlı Atatürkçüleri “sahte” ve “gerici” olarak niteleyen soytarılarla CHP’den ulusalcıların atılmasını isteyen cahil densizlere de düşündürücü yanıtlar veriyor!..
Bakınız, 1-11 Kasım tarihlerinde, 44 ilde  bin 705 kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları nasıl yansımış:
“Genel başkan değişikliğinin CHP’ye iktidar kapısını aralayacağına inananların oranı” yüzde 55 çıkmış...
CHP’nin yüzde 25’lik bölümünün kafasında bir lider adayı yokmuş!..
Ankette, “lider değişikliğinin iktidar olabilmek için umut” olduğunu söyleyenlerin yüzde 55.6’sı alternatif bir lider ismi söylemiyormuş!.. “Bu sonuç, yeni sürpriz isimlerin şansı olabileceği şeklinde yorumlanıyor”muş!..
CHP seçmeninin yüzde 45.8’i, 12 Haziran seçimlerinde partisini başarılı bulurken, yarıdan fazlası (yüzde 53) başarısız bulmuş!..
CHP seçmeninin büyük bir bölümü, hayatından memnun olmadığını söylemiş...
Türkiye’nin “iyiye gittiğini” düşünenlerin oranı yüzde 22.6 iken, “Kötüye gidiyor” diyenler yüzde 74.3 düzeyinde çıkmış...
Türkiye’nin halini tartışmaya gerek yok... Gidişatın hiç de iyi olmadığını sağır sultan bile biliyor!..
Ancak asıl mesele, devleti kuran CHP’nin halinin ne olacağı...
Çünkü son dönemde sosyal, siyasal olaylara tepki verirken zikzaklar çizen, kendi içinde varlık gerekçesini ve varlığını sahip olduğu Atatürk’ü bile ağır biçimde eleştiren bir CHP’nin durumu Türkiye’den daha vahim!..
Çünkü CHP yeniden yapılandırılıp güçlü olamazsa, Türkiye daha da vahim bir yere sürüklenecek!..
Yapılan son anketler ve yukarıdaki araştırma da gösteriyor ki CHP; kılavuzluk yapmaya kalkışan liboşlar, emek düşmanı sansürcüler, Truva atları, dönekler, sahte solcular ve kafası karışık kaz çobanları yerine bir an önce kendi tabanının sesine kulak vermeli...
Tabii, iş işten geçmeden önce!..
Kaldırımdaki kadın-2
Dün bu köşede, Çorlu Belediyesi zabıta ekiplerinin, çaresizlikten sokaklarda mendil satan 2 çocuk annesi Yosma Oluklu’ya 60 TL para cezası kestiğini yazmıştım ya?..
Çorlu’nun CHP’li Belediye Başkanı Ünal Baysan, işte o cezayı iptal etti!..
Baysan, “Kabahatler Kanunu” kapsamında cezalandırılan kadınla ilgili şunları söylemiş:
“Zabıta ekipleri de bu cezayı ödeyecek gücü olmadığını bildiği halde anlamsız yere ceza kesmiş. Zabıtanın da kabahati var. Ben de cezayı iptal ettim. Biz belediye olarak durumu gerçekten kötü olan vatandaşlara gıda ve yakacak yardımı yapıyoruz.”
Kendisine çok sayıda kişinin yardım teklifinde bulunduğunu belirten Yosma Oluklu ise gazetecilere “Ancak kimseden bir destek alamadım. Yardıma ihtiyacım var, sokaklarda kalıyorum” diye çaresizliğini anlatmış...
Yalnızca CHP’li Baysan’a değil, Çorlu Kaymakamı’na, Tekirdağ Valisi’ne de buradan bir çağrı yapıyorum: Sayın yetkililer, kocasının 2 çocuğuyla birlikte terk ettiği bu kadın kötü yola mı düşsün?..
Cezayı iptal etmek yetmiyor, bu çaresiz kadına bir an önce sahip çıkın...
27 Kasım yaklaşırken!..
PKK’nın geçen ay Hakkâri’de 24 askeri şehit etmesinin ardından örgütteki dikkat çekici sessizlik sürüyor.
Kimi derin ve de sözde uzmanlar bu durumu PKK ile devlet arasındaki bir “anlaşma”ya bağlasa da bu pek inandırıcı gelmiyor...
KCK’ya önceki gün yapılan büyük operasyonu da bu derin uzmanların gözüne sokmak gerekiyor!.. Ne yani PKK ile devlet, KCK operasyonları konusunda mı anlaştı?..
Güldürmeyin insanı!.. Örgüt, sınır ötesi hava ve kara operasyonlarının yanı sıra KCK’da örgütlenen siyasal birimlerine yönelik gözaltıların da şaşkınlığını yaşıyor.
Avukatları ile yaklaşık 3 aydır görüşemeyen Öcalan’ın sessizliği de PKK’nın içinde bulunduğu çıkmazı derinleştiriyor!..
PKK, eylemlerin azalması, sokak gösterilerinin zayıflaması, örgütten kaçışlar ve tutuklanmaların yoğunlaşmasıyla birlikte çıkış yolu arıyor!.. İşte bu aşamada yine sokaklardan medet umuyor!..
PKK’nın çatı örgütlenmesi KCK’nın dün yaptığı bir açıklama ise örgütün önümüzdeki günlerdeki hareket tarzıyla ilgili tehlikeli ipuçları veriyor. Bakınız, PKK’nın ikinci adamı Murat Karayılan’ın yönettiği KCK’nın açıklamasında neler vardı:
“AKP’nin hedefi, öncelikle serhildan (başkaldırı) hareketini kırmak, Kürt halkını serhildan yapamaz duruma getirmektir. Bunun için en sert uygulamalarla sonuç almak istemektedir. Tüm yurtsever-demokratik kurum ve kuruluşlar, AKP’nin bu uygulamalarına karşı serhildan hareketini yükselterek cevap vermelidir. PKK’nin 33. kuruluş yıldönümünü şimdiden büyük serhildan ruhuyla karşılayarak cevap vermelidir.”
KCK’nın “yıldönümü” dediği tarih yaklaşıyor... Yani 27 Kasım!..
“Apocular”ın 27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice İlçesi Fis Köyü’nde yaptığı geniş kapsamlı toplantı, aynı zamanda PKK’nın kuruluş günü olarak da kabul ediliyor.
“1. Kongre” denilen bu toplantıda, örgütün “Kuruluş Bildirgesi” düzenlenmiş ve “Apocu” gruplar “Kürdistan İşçi Partisi” adı altında örgütlenmeye başlamıştı.
Güvenlik güçlerinin önceki gün 16 kentte KCK’ya yönelik operasyon düzenlemesinin hemen ardından KCK’nın eylem çağrısı yapması, Pazar günü için tehlike çanlarına işaret ediyor!..


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star