Adalet YILDIRIM

KÜBİZM VE MİMARİ YAPILAR


Adalet YILDIRIM
5 Şubat 2015 Perşembe 14:39

Mimari yapılar; birçok disiplinle iç içe çalışır, var oluşunu da bu disiplinlerle yaptığı çalışmalarla yenilemekte ve sürdürmekte… Bu disiplinlere bir kaç örnek vermek gerekirse bilim, politika, din ve felsefe diye biliriz. Bu yazıda gerek iç mimarlık olsun, gerek de dış mimarlık olsun felsefenin mimarideki Kübizm yaklaşımına bir bakalım.

 

Öncelikle Kübizm nedir? Onu bir açıklayalım; 20. yüzyılın başında empresyonizme (izlenimcilik) akımına tepki olarak Fransa’da doğmuştur. Kübizim maddeyi olduğu gibi değil onun iç dünyasını, yani düşüncesini de yaptığı sanat eserinde göstermeye çalışır.

 

Kübizm akımı başta Resim ve Heykeller de görünür, daha sonrada Edebiyat ve Mimari yapılarda etkisini gösterir. Kübist Ressamların resimlerine bir yerden bakan birinin, ayni yerde durduğunda resim sanki dönüyormuş gibi bütün yüzü görmelerini sağlar.

 

Bu akımın en ünlü ve öncülerinden biri olan, birçok kişinin de bildiği İspanyol Ressam Pablo Picasso’dur (25 Ekim 1881 - 8 Nisan 1973) ve bu akımın diğer önemli ressamlarından biride Georgs Braque’dır. Zaten kübizim isimi de sanat eleştirmeni Louis Vauxcelles’in, Georgs Braque’un bir tablosuna yaptığı ‘Küçük Küpler’ eleştirisinden gelir. Bundan sonra bu akım için bu sözcük ‘kübizm‘ kullanılır. Bu resimler daha çok geometrik şekiller barındırır. '' Kübizmin etkileri Avrupa'da 1910 ve 1914 yılları arasında görünür.

 

Mimaride kübizmin etkileri nasıl oldu? ve öncüleri kimlerdir?.

 

Bu akımın mimari de en önemli ismi, aynı zamanda modern mimarinin babası olarak da kabul edilen ABD'li mimar yazar ve eğitimci Frank Lloyd Wright’dir. (d. 8 Haziran 1867, Wisconsin ö. 9 Nisan 1959 Phoenix Arizona.)

Wright, yaptığı mimari mekanlarda, düzenli ve geometrik cepheler ve basit yalın iç mekanlar tasarlamıştır.

 

Wright’in, bu anlamda tasarladığı en ünlü yapıtı 1935’te, Pensilvanya’da Şelale Evi olarak bilinen konutu gösterilir.

 

Ayrıca diğer bir iddiada, Wright’in, 1900-1910 yıllarında ‘Kübist Mimari Stili’ oluşturduğudur. Yani Picasso'nun Kübist Resim aşamasından bile önce ve bu iddiada örnek olarak Wright’in, ‘Robin Konutu’ gösteriliyor. Wright’in, Picasso için düşüncelerin şu ifade ile gösteriyor ‘Primitif formları taklit ederken kendini düşürüyor, ona saygı duyuyorum ama sadece bir palyaço olarak.’ Doğum tarihlerine bakıldığında bu akımın öncüsü Wright sanki değil mi?.

 

 

Peki; bizim yaşadığımız şehirlerde durum nasıl? Kübist olmak zorunda değil ama pek bir felsefeye dayalı yapıldığını da düşünmüyorum açıkçası… Umarım ülkemizde yapı konusunda yönetmenliklerde güzel gelişmeler olur. Böylece bu alanların mezunları, yeni yapılan binalar için bir imza atmaktan daha çok çaba harcarlar.

 

 


YORUMLAR
  • yorum2015-02-06 08:53:52 Hakan

    Adalet hanım, Bu ülkede güzel olan hiç bir şey olmaz. sadece bireyselcilik ve ferdi egolar ön plandadır. Kimse kalkıpta kendisinin dışındakilerine yararlı bir şey yapmaz. Başbakan niye başkanlık istiyor kendine. en kestirme örnek bu

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık