Küçük Çocuk


26 Mart 2013 Salı 12:10

"Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde
Okula giden bir küçük çocuk vardı.
O küçücüktü,
Ve okul da koskocaman.
Ve küçük çocuk,
Avluya açılan bir kapıdan geçip,
Sınıfına hemencecik girebileceğini öğrenince
Mutlu oldu.

Ve, gözünde okul ona
Artık koskocaman gözükmedi.
Bir sabah
Artık uzunca bir süredir küçük çocuk okullu iken
Öğretmen dedi ki: ‘Bugün bir resim çizeceğiz
‘Ne güzel!’ diye düşündü küçük çocuk.
Resim yapmasını severdi.

Bir sürü resim çizebilirdi:
Aslanlar, kaplanlar,
Tavuklar, inekler,
Trenler, gemiler-
Hemen pastel boya kutusunu çıkarıverdi.
Ve çizmeye koyuldu.

Fakat öğretmen seslendi:
‘Bekleyin! Daha hemen başlamayın!’
Herkesi süzdü, hazırlar mı diye baktı.
‘Şimdi’ dedi öğretmen, ‘Çiçekler çizeceğiz.’

‘Ne hoş’ dedi küçük çocuk.
Çiçek çizmeyi çok severdi.
Ve güzel mi güzel çiçekler çizmeye başladı.
Pembe ve mavi ve turuncu boyalarıyla.

Fakat ‘Bekleyin!’ dedi öğretmen.
‘Ben göstereceğim size nasıl çizeceğinizi.’
Onunki kırmızıydı, yeşil saplı. ‘
Haydi’ dedi öğretmen.
‘Artık başlayabilirsiniz.’

Küçük çocuk, öğretmenin çiçeğine baktı.
Sonra da kendi çiçeğine.
Kendi çiçeğini öğretmeninkinden daha çok sevmişti,
Fakat bunu söyleyemedi,
Defterindeki sayfayı çevirdi
Ve öğretmeninkine benzer bir çiçek çizdi.
Kırmızıydı, yeşil saplı.

Başka bir gün,
Küçük çocuk kapıyı dışarıdan
Kendi başına açmıştı,
Ve o anda öğretmen şöyle dedi:
‘Bugün killi çamurla bir şeyler yapacağız.’

‘Ne güzel!’ diye düşündü küçük çocuk.
Killi çamurla oynamayı severdi
Killi çamurdan bir sürü şey yapabiliyordu:
Yılanlar ve kardan adam,
Filler ve fareler,
Arabalar ve kamyonlar-
Ve killi çamura elini uzattı.
Bir avuç almak için çekiştirirken çamuru,

Öğretmen dedi ki: ‘Bekleyin!
Daha başlama zamanı gelmedi!’
Herkesi süzüp, hazırlar mı diye baktı.
Şimdi’ dedi öğretmen,
‘Bir kap yapacağız.’
‘Ne hoş’ dedi küçük çocuk.
Kap yapmayı çok severdi.
Ve her boyda türlü şekillerde kaplar yapmaya başladı.

Fakat ‘Bekleyin!’ dedi öğretmen.
‘Ben göstereceğim size nasıl yapacağınızı.’
Ve herkese gösterdi, derin bir kabın
Nasıl yapılacağını.
‘Haydi’ dedi öğretmen.
‘Artık başlayabilirsiniz.’

Küçük çocuk öğretmenin kabına baktı.
Sonra da kendininkine.
Kendi yaptığı kabı öğretmeninkinden daha çok sevdi.
Fakat bir şey söylemedi.
Elindeki killi çamuru bir top halinde yuvarladı yine.
Ve öğretmeninki gibi bir kap yaptı.
Derin bir kap.

Ve çok geçmeden
Küçük çocuk beklemeyi öğrendi,
Ve izlemeyi,
Ve tam öğretmeninki gibi şeyler yapmayı.
Ve çok geçmeden
Kendi başına artık hiçbir şey yapmadı

Bir gün geldi
Küçük çocuk ve ailesi
Başka bir eve taşındılar,
Başka bir şehirde,
Ve küçük çocuk
Başka bir okula gidiyordu tabii ki.
Bu okul, öncekinden
Daha da büyüktü.
Ve sınıfına
Avludan bir kapı da yoktu.
Üst kata yüksek basamaklardan çıkmak zorundaydı,

Ve uzun bir koridor boyunca
Gitmeliydi sınıfına.
Ve daha ilk günü

Yeni okulunda,
Öğretmen seslendi
‘Bugün bir resim çizeceğiz.’
‘Ne güzel!’ dedi küçük çocuk,
Ve öğretmeni bekledi,
Ne yapılacağını söylemesi için.

Fakat öğretmen, bir şey söylemedi.
Sadece sınıfta sıraların arasında dolaştı.
Küçük çocuğa geldiğinde
‘Sen resim çizmek istemiyor musun?’ dedi.
‘Evet.’
Dedi küçük çocuk,
‘Ne çizeceğiz?’
‘Sen çizmeden, ben bilemem ki?’ dedi öğretmen.
‘Nasıl çizmemi istiyorsunuz?’ diye sordu küçük çocuk.

‘Niçin? Nasıl istiyorsan öyle.’
Dedi öğretmen

‘Ve her renk olabilir mi?’ diye sordu küçük çocuk.

‘Her renk’ dedi öğretmen.
‘Eğer herkes aynı resmi çizseydi
Ve aynı renkleri kullansaydı,
Kimin, neyi çizdiğini nasıl bilebilirdim.
Ve hangisinin hangisi olduğunu.’

‘Bilmiyorum’ dedi küçük çocuk.
Ve başladı, yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmeye."

 

Sözün Özü

Bizim eğitim sistemimizde hayal gücüne yer yok.

Ezbere dayalı sorgulamaya kapalı bir sistem.

 

Saygılarımla.

 

İbrahim Halil Okuyan

İnşaat Yüksek Mühendisi

26.Mart.2013 Şanlıurfa

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star