Mustafa GÜNEŞ

KÜRT LİDERLER (1)


Mustafa GÜNEŞ
12 Ağustos 2012 Pazar 17:51


--Kürt Tarihinde önemli isyanları yönetmiş kimi Liderlerin
özet hikâyelerini ve özellikle akıbetlerini anlatmayı deneyen birkaç serilik yazılar hazırlamayı düşündük. İstedik ki hem onları bilmeyen insanlarımız tanımış olur, hem de hayatlarını ortaya koymuş ve çoğu da bu uğurda hayatından olmuş, o tarihi kişilerin adlarını ve onurlu hatıralarını tekrar anmış oluruz.

--Ancak önce, daha iyi anlaşılması bakımından, hem genel olarak “tarih” , hem de farklı zamanlarda kalkışmada bulunmuş liderlerin ortak noktaları hakkında biraz bilgi verdikten sonra asıl konuya geçmenin daha faydalı olacağı inancındayız.

 

ÖN BİLGİ

 

--Kürtlerin tarihiyle ilgili elime geçen eserleri okudukça, ister isyan çıkarmış, ister soysal ve siyasi faaliyetlere önderlik etmiş “Kürt Liderlerin” –bildiğim kadarıyla biri hariç- hepsinde ortak bir yön dikkatimi çekti.

--Hepsi de isyan veya siyasi faaliyetin Osmanlı/Türk devleti tarafından bastırılmasından sonra, ya teslim olmuş ya da yakalanmıştır.

--Her biri ele geçirildiği çağın durumuna göre ya toplumdan izole edilmiş, ya gergin ortam yatışıncaya kadar bir yerlerde tutulduktan sonra gizliden tasfiye edilmiş veya göstermelik mahkemelerde hakaret edilip, onurlarıyla yeterince oynandıktan sonra “Türk Devletinin Büyüklüğü”nü cümle âleme göstermek adına idam edilmişlerdir.

--Trajik olanı ise kendinden öncekilerin başına gelenleri bilmelerine rağmen,  sonra gelen her lider, aynı akıbeti kabullenmekten başka bir tedbir almamıştır.

--Bunların farkına varınca ister istemez,  “Türk Devletinde onları çeken bir çekim gücü mü, bir efsun mu var?”Diye düşünmekten kendimi alamadım.

--Çünkü edindiğim tarih bilinci, eğer metafizik bir etken yoksa az buçuk muhakeme kabiliyeti olan normal bir insanın onlar gibi davranmaması gerektiğini söylüyor.

NEDİR BU TARİH BİLİNCİ?

--Tarih iki türlü okunur.

--Biri, geçmişte neler olduğuna dair bilgi edinme merakını tatmin için okunan tarihtir. Bunun adı “tarih bilgisi”dir. Çevremizde böyle insanlara çokça rastlarız. Cemaatlerde oturur, öğrendikleri tarih bilgilerini tatlı tatlı anlatırlar. Bunların öğrendikleri bir bilgiyi anlatırken duydukları hazzı yaşamaktan öte bir amaçları yoktur. Onlar, sadece bir bilgiyi öğrenip aktarmanın kendilerine verdiği ayrıcalık duygusunun zevkini yaşarlar, o kadar. Kısaca etliden sütlüden yana her hangi bir iddiaları yoktur.

--İkinci okuma tarzı ise, “tarih bilinci” edinme amaçlıdır. Bize göre tarih bilinci, geçmişte yaşanan olayları öğrenip değerlendirerek mevcut ve gelecekteki olaylara karşı tutum belirlemede  “referans” noktaları edinmektir.

--Dolayısıyla lider konumundaki biri, tarihi zevk olsun diye değil, “tarih bilinci” edinmek için okumak zorundadır. Eğer bu bilinçle okumamışsa, okudukları,  Mehmet Akif’in,

Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar,

İbret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” Den öte bir anlam taşımaz.

--Böylece o liderin başına da öncekilerin başına gelmiş felaketten başkası gelmez.

--Ne yazık ki Kürt Liderlerin tarih bilinciyle ilgili karneleri çok kötü…

--Belirttiğim gibi, tespit edebildiğim kadarıyla, tarih bilinci içinde davranıp Tük Devletinin eline geçmeyen tek lider var o da “Ağrı İsyanının lideri İhsan Nuri Paşa’dır.

--Onun neden teslim olmayıp kendini yakalattırmadığına baktığımızda, İhsan Nuri Paşa’nın isyana önderlik etmeden önce, Türk Ordusunun bir subayı  (sanırım yüzbaşı idi), yani Harp Okulu mezunu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türk Devletini çok iyi tanıdığı, dahası iyi bir tarih bilincine sahip olduğu, ele geçerse önceki liderlerden farklı bir muameleye tabi tutulmayacağını bildiği için planını baştan yapmış ve kendini yakalatmamıştır.

--Bu arada Talabani ile Barzani’nin tutumları akla gelebilir ise de, onların durumu farklıdır. Çünkü onlar hiçbir zaman hezimete uğrayacak kadar yenilmediler. Yıllarca şartlar uygun olduğunda savaştılar; sıkıştırıldıklarında ise toparlanmak ve uygun ortamı yakalayıncaya kadar dağlara çekildiler. O dağlar ki bu gün bile girilemeyen Zagros dağlarıdır. Yani Kürt denen kavmin ana kucağıdır.

--Ayrıca her ikisinin de uzun mücadele yıllarında pişmiş olduğu ve yüksek düzeyde tarih bilincine sahip olduğu tartışmasızdır. Ancak ağır yenilgi ve hezimet karşısında ne gibi bir tutum sergileyeceklerini bilemediğimizi de eklemeliyiz.

--Buna karşılık öteki liderlerin her biri ya bin bir tuzak ve oyunla kandırılarak teslim alınmış, ya kendiliğinden teslim olmuş, ya da yenildikleri takdirde yakalanmamak için önceden bir plan yapmadıklarından yakalanmışlardır.

--Kimisi de teslim olmayı sindiremediği için kendini yakalattırmıştır.

--Yalnız bir hakkı teslim etmek adına belirtmeyiz ki, Osmanlı ile Cumhuriyet Türkiye’si arasında çok önemli bir metot farkı vardı. Öğrenebildiğim kadarıyla Osmanlı, yakalanan veya teslim olan hiçbir Kürt Beyine veya liderine asla hakaret etmemiştir. Hemen hepsini saygıyla karşılayıp ağırlamış, onurlarını Kürt Halkının onuru olarak kabul etmiş, onları ya bir yerde ailesi ile beraber ikamete tabi tutmuş, ortadan kaldırmak istediğini ise gene onurunu kırmadan, ortalığın yatışmasını bekledikten sonra gizlice infaz etmiştir.

--İleride her birini anlatırken akıbetlerine de değinceğiz.

--Buna karşılık Cumhuriyet Türkiye’si Kürt diye bir kavim ve kavramı tanımadığından, onlara birer halk önderi gibi değil, eşkıya ve cani muamelesi yapmış, yakaladıklarında zincirlere vurmuş, çarşı pazarda dolaştırmış, sırf hakaret ve aşağılama amacıyla kurulan göstermelik mahkemelerde yargılıyormuş gibi yaparak hepsine işkence ede ede idam etmiştir.

Buna rağmen bir sonraki isyancı lider bir öncekinin başına gelenleri düşünmeden o da ya teslim olmuş veya yakalanmıştır.

SONUÇ

--Bu açıklayıcı girişten sonra –kendimce- ”Kürt İsyan Tarihi”nin en önemli lideri olarak kabul ettiğim, sonuca en yaklaşmış olan, Kürtlerin “Mirê Kor” (Kör Mir) dediği, Rewanduz Emiri Mir Muhammed’ten başlamayı uygun gördüm.

--Bir sonraki yazıda bir köşe yazısı kapsamına sığdırabildiğimiz kadarıyla onun hikâyesini anlatmaya çalışacağız.

 

12.8.2012

Mustafa Güneş / URFA

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık