AKÇAKALE’YE EN YENİ TEKNOLOJİ İLE SPİRAL TOMOGRAFİ CİHAZI
Mustafa GÜNEŞ

KÜRT NÜFUSU ÖCÜSÜ

Mustafa GÜNEŞ
gunes.mu@hotmail.com
 
 
RUHA TV
 

Bundan 25 yıl kadar önce, yanılmıyorsam, tek kanal televizyon olduğu yıllardı.  MHP ve paralelindeki sağ/siyasi gruplar; tıpkı günümüzde Başbakan’ın başlattığı,”Nüfusumuz geriliyor en az 3–4 çocuk yapın“ kampanyası başlatmıştı. Gene bu günkü gibi modernist,  demokrat ve sol gruplar kampanyaya karşı çıkmış, taraflar arasında büyük tartışmalar yaşanıyordu.

Tartışma çok büyüdüğü için, Tek Kanallık TRT Televizyonu konuyla ilgili bir “Açık Oturum” düzenlemişti.

Oturum demokratik gözüksün diye her görüşten insanlar çağrılmıştı. Tabi o dönemde “Kürt “ kelimesini kullanmak dahi yasak ve belalı olduğu için haliyle kendini Kürt olarak tanımlayacak kimse de çağrılmamıştı.

Tuhaflığa bakın ki, kampanya ve tartışmanın ana ekseni “Kürtlerin Üremesi” üzerine oturduğu halde, kimse doğrudan veya dolaylı olarak “Kürt” kelimesini kullanamıyor, konuyu “Doğudaki” nüfusla “Batıdaki” nüfus arasındaki orantısız çoğalma olarak sunuyorlardı.

Milliyetçi-ırkçı grupta da (bir ara epey tartışmalı bir TRT Genel Müdürlüğü de yapmış) bir zamanların Milliyetçi Cephe Hükümetinin gözdesi ve “akıl hocası” , Ekonomi Profesörü Nevzat Yalçıntaş öne çıkıyordu.

((Bu hocamız şimdi de AK Parti’de ve sanırım gene nüfus işinde Başbakan’ı bilgilendirmektedir.))

Sol gruptakiler her zamanki gibi daha genç ve protest kişilerden oluştuğu için tartışma da giderek sertleşiyordu. MHP temsilcileri “Siyonistlerle Türk Düşmanı Batı’nın ‘Türk Irkının soyunu kurutmak’ için doğum kontrolü propagandası yoluyla bazı saf aydınlarımızı inandırdığını, bu oyuna gelmeyip en az 3 veya 4 çocuk yapmamız gerektiğini” söylüyorlardı.

Zıt görüşteki sol ve modernist gruplar ise klasik,“baka bileceğin kadar” tezini savunuyordu.

Yalçıntaş Hoca, hoşgörülü bir ağabey pozisyonunda sükûnetini bozmadan arabulmaya ve karşı tarafı rakamlarla “ikna”ya çalışmaktaydı.

Hocamız özetle;

“Bu günkü şartlarda Türkiye’de “doğurabilen kadın başına” 2,2 çocuk düştüğü zaman, nüfusun hiç değişmeden devam edeceğini, Türk nüfusunun istikrarlı bir trendle ilerleyip gerilememesi için en az 3 çocuk yapılması gerektiği, aksi halde uzun vadede durumun düzeltilemeyecek kadar vahim olacağı “ içerikli sözler söylüyordu.

Sol gruptakiler Hoca’nın bu önerisine çok sert cevaplar verip işin içine gericilik ve ırkçılığı katarak hocaya biraz fazla yüklenmeleri üzerine hoca, o saate kadar sürdürdüğü anlayışlı tavrını bozarak kızdı ve sonunda dayanamayıp baklayı çıkardı:

—Bakın, dedi. Bu günkü durumda,”Batı” illerimizde kadın başına 1,7; oysa “Doğuda”  4,2 çocuk düşmektedir. Niye anlamıyorsunuz bizi? Geçmişte başlattığımız “Nüfus Planlaması ve Doğum Kontrolü” kampanyaları ters tepti. Batı insanı uydu, Doğu uymadı. Neden bizi bazı şeyleri açıkça söylemek zorunda bırakıyorsunuz? Bu oransız üreme böyle sürerse önümüzdeki 40–50 yıl içinde kendi ülkemizde azınlığa düşme tehlikemiz var! Onun için de bakabileceğin gibi önerileri tartışacak durumda değiliz! Anlamında sözler söyleyerek kestirip attı; hava buza kesti.

Artık tartışılacak bir şey kalmadığı için “yelli, yalelli” gibi sözlerle sonlandı.

Bilmem Hoca’nın “Batı”dan kastının TürklerDoğu”dan kastının ise Kürtler olduğunu hatırlatmaya gerek var mı?

İşte günümüzde Başbakan’ın aile başına en az 3,gerekirse 4 veya 5 çocuk diye kampanya başlatmasının temel niyeti bu eşitsiz durumdur. Neyse ki hiç değilse bir konuda Kürtler öndeydi. O günden bu yana aradaki fark giderek azalmakta ve devlete hâkim olan “ırkçı çekirdek”  daha da telaşlanmaktadır.

GERÇEK BÖYLE MİDİR?

Çoklu etnik yapıdan oluşmuş devletlerin sosyolojik durumuna basitçe bir göz atıldığında, eğitim sistemi ne kadar demokrat ve etnisitelerin hassasiyetlerini gözeterek düzenlenmiş olursa olsun, sonunda egemen olan kültür ve kimliğin baskın geldiği görülür.

Bunun dünyadaki en somut ve pratik örneği ABD’dir.

Bu devlette, halk deyimi ile “72 millet” var ve herkesin kendini ifade ve eğitim hakkı mevcut. Kim çocuğunu nasıl, hangi dilde eğitmek ve hangi inançta olmasını istiyorsa seçmede tam anlamıyla özgürdür. Her grubun bu amaçla kurulmuş örgütleri var; her örgüt kendi amacına yönelik kesintisiz hizmet vermektedir.

Buna rağmen tüm ülkeyi kaplayan sosyal ortam İngilizce ve İngiliz/Avrupa Kültürü olduğu için, diğer etnik kimlik ve diller ne kadar uğraşırsa uğraşsın, objektif kültür ortamının asimilasyonuyla baş edememektedirler. Üstelik kuşaktan kuşağa kronik bir süreçle güç ve direnç yitirmekteler.

Çağın kitle iletişim araçları ve devletin ekonomik olarak güçlenmesiyle en uzak köşelere eğitim kurumları açması bu trendi artan bir hızla tırmandırmaktadır.

KÜRTLERİN ÇOĞALMASI VE SONUÇLARI

Kimse kesin bir rakam verememekle birlikte, Türkiye’deki en düşük rakamın 15 milyon olduğunu söylemek mümkün. Ancak “Sosyolojik Demografi” açısından, kısa vadede sayısallığın çok da önemli ve belirleyici olmadığını söyleyebiliriz. Örneklersek;

Bu sayının 20 milyon olduğunu kabul edelim. Şayet bunca sayısal niceliğe rağmen, bu nüfusun, 1 - 2 milyonluk bir kesimi bir takım etnik ve kültürel talepte bulunur, geri kalan işine-eşine- aşına bakar, egemen ulusla bütünleşmek, gönüllü asimile olmak isterse o zaman bu sayısallığın çok fazla bir önemi kalmaz.

Çünkü ister mikro, ister makro ölçekte olsun, bir kişi veya kitlenin, hissettiği  ”etnik aidiyet duygusu” önemlidir.

Bunca kentleşme, din birliği ve eğitimin yoğun bombardımanı karşısında kişinin duygusal olarak kendini inadına  “etnik kökenine ait hissetmesi” her babayiğidin başaracağı iş değil.

MEVCUT DURUM

Mevcut objektif ortamda Kürtlerin kendini Kürt olarak tanımlama oranı hakkında hem karamsar hem de iyimser olmak için gerekçeler var. Kendim “iyimser” sonuç çıkarmadan yanayım.

Çünkü Kürt Coğrafyası binlerce yıl yabancı işgali ve saldırısı görüp geçirmiş tecrübeli bir coğrafyadır. Önceki bir yazıda da belirttiğimiz gibi, bu lanetli coğrafyada onlarca kavim türeyip eridi, Kürtler ise hep varlığını korudu.

Bu günkü teknolojik imkânların etkileme gücüne en fazla direnebilmiş halkın gene de Kürtler olduğunu görüyoruz. Bu sonuca varmak için Türkiye’deki diğer etnik kesimlerin haline bakmak yeter. Hele bir kesimi öyle Türkleşmiş ki, iddiasız ve normal vatandaş gibi yaşayan saf Türkler bile onların Türklüğünden korkuyor.

2011 seçimlerindeki Kürt Oyları 2,5 milyon civarındadır. Bu sayı yaklaşık 6 milyonluk bir nüfusa eşdeğerdir. Hele bir de özgür ortam sağlanırsa, bunun kat be kat fazlasına ulaşılacağına kimsenin şüphesi yok. Bu rakam genel Kürt nüfusunun üçte biri demektir ki,  devletin yüz elli yıldır bütün imkânlarını kullanarak eritmeye çalışmasına rağmen, azımsanıp küçümsenecek bir sayı değildir.

ÖNEMLİ OLAN NİTELİK

Uzun yazdığımızdan gelen şikâyetleri düşünerek kısaca söyleyebiliriz ki, bir ülkede yaşayan ve egemen etnisiteden ayrı kökenden gelen insanların sayısal çokluk veya azlığının fazla bir anlamı yoktur.

Önemli olan o kitlenin ne kadarının bütünleşip erimiş, ne kadarının kendini farklı olarak tanımlayıp tasfiyeye direnmesidir. Toplumsal gelişmeler tarihine baktığımızda, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir toplumun tamamı veya büyük çoğunluğu herhangi bir hak talebinde bulunmamıştır.

Bütün haklar, her zaman sınırlı sayıdaki aydınların öncülüğünde, pek de çoğunluk sayılmayan kitlelerin inatçı ve kararlı direnişleriyle elde edilmiştir.

Bu açıdan bakıldığında, yüzeli yıllık onca asimilatik bombardımana rağmen, inadına kendini Kürt olarak tanımlayıp hisseden bu yoğunluktaki bir kitle, bir devleti bunaltıp kaosa sürüklemesine yeter.

Kendi farkına varmış 6 milyonluk bir kitleyi; süttozuyla, her sabah yeni bir gündem şamatasıyla, din kardeşliği ve “andımız” gibi martavallarla, nüfus planlaması veya  “dengeleyici nüfus” üretmeyle durdurmanın imkânı yoktur.

Kuyudan çıkan toprak kuyuya sığmaz.

Son olarak, tarih boyunca çoğala çoğala koca Asya Kıtasına sığamayıp Avrupalara yayılacak kadar üremiş bir halkın liderlerinin; hepi topu 20 milyon nüfusa ulaşabilmiş Kürt halkından -haşarattan söz eder gibi- “çok ürüyorlar” diye şikâyetçi olup korkması ne kadar yiğitlik ne kadar ahlakidir?

“Her şeyi herkesten iyi bilen” Başbakanımıza ve onun “akılbendlerine”  arz olunur.

12.Ekim.2012

Mustafa Güneş/URFA

 

 
 
 
 
13 Ekim 2012 Cumartesi 09:53
 
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Urfa'da Hangi TV Kanalını İzliyorsunuz ?
Ruha TV
Kanal Urfa TV
Edessa TV
Güneydoğu TV
Duru TV
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş05:57
  • Öğlen11:20
  • İkindi14:04
  • Akşam16:24
  • Yatsı17:50
 
Tarihte Bugün
1779 - James Cook, Sandviç Adaları yerlileri tarafından öldürüldü.
1804 - Osmanlı İmparatorluğu'na karşı ilk Sırp ayaklanmasını Kara George başlattı.
1859 - Oregon, ABD'nin 33. eyaleti oldu.
1876 - Alexander Graham Bell, telefon patenti için başvurdu.
1876 - İstanbul Tramvay Şirketi işçileri greve çıktı.
1909 - osmanlı Devleti'nde ilk güven oylaması yapıldı; Kamil Paşa kabinesi düşürüldü.
1912 - ABD'nin ilk dizel motorlu denizaltısı Connecticut'da kullanılmaya başlandı.
1912 - Arizona, ABD'nin 48. eyaleti oldu.
1918 - SSCB'de Gregoryen Takvimi kullanımına geçildi.
1923 - Mustafa Kemal,Batı Anadolu gezisine çıktı.
1924 - International Business Machines (IBM) şirketi kuruldu.
1925 - TBMM'de 9 Şubat'ta vurulan Deli Halit Paşa öldü.
1929 - Al Capone'un rakibi yedi gangster Chicago'da öldürüldü. Olay 14 Şubatta gerçekleştiği için "Sevgililer Günü Katliamı" olarak anılmaktadır.
1931 - Türkiye güzeli Naşide Saffet Hanım, Avrupa'da "Güzel Göz Kraliçesi" seçildi.
1945 - Şili, Ekvador, Paraguay ve Peru, Birleşmiş Milletler'e katıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve ABD uçakları, Dresden'in bombalanışının ikinci gününde yangın bombaları kullanmaya başladılar.
1946 - İlk genel amaçlı elektronik bilgisayar ENIAC (Electronic Numerical Integrator and Computer), Pensilvanya üniversitesinde (ABD) tanıtıldı.
1946 - İngiltere'nin merkez bankası olan The Bank of England millileştirildi.
1949 - İsrail parlamentosu (Knesset) ilk toplantısını yaptı.
1949 - [[Kanada]'da "Asbest Grevi" olarak adlandırılan direniş başladı. Grevin başladığı bu gün Québec'teki "Sessiz Devrim" in de başlangıcı olarak kabul edilir.
1951 - İdil Biret, 10 yaşında Paris'teki ilk piyano resitalini verdi.
1952 - Kış Olimpiyatları Oslo'da (Norveç) başladı.
1953 - Yeni Balkan Paktı, Ankara'da imzalandı.
1955 - İzmir Alsancak limanının temeli atıldı.
1961 - Lavrensiyum elementi (103 numaralı element) Kaliforniya üniversitesinde ilk defa sentezlendi.
1963 - İngiltere'de Leeds General Infirmary Hastanesi'nde, dünyada ilk kez insandan insana başarılı böbrek nakli yapıldı.
1963 - İstanbul'da Kavel Kablo Fabrikası'nda işçiler 28 Ocak'ta iş bırakmış ve oturma eylemine başlamışlardı. Eylemin 17. günü polis işçilere müdahale etti; 9 işçi yaralandı.
1971 - Türkiye İşçi Partisi'nin Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar partiden istifa etti. Amacının kendisini Haysiyet Divanı'na sevk etmek isteyen Yönetim Kurulu'nu protesto etmek olduğunu söyledi.
1974 - Gazeteci İsmail Cem (İpekçi) TRT genel müdürlüğüne atandı.
1977 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi rektörlüğüne 1977 yılında bugün Prof. Hasan Tan atandı; öğrenciler dersleri boykot etti.
1979 - Türkiye, İran'daki Humeyni rejimini resmen tanıdı.
1980 - On bin jandarma komandosu ve çok sayıda polis Çiğli İplik Fabrikası'ndaki işçi direnişine müdahale etti. Operasyona keşif uçakları ve helikopterler de katıldı. Gün boyu süren müdahale sonucunda fabrika boşaltıldı, 1500 işçi gözaltına alındı.
1980 - Kış Olimpiyatları Lake Placid'de (New York) başladı.
1981 - Dublin'de bir gece klubünde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1983 - Danıştay, ameliyat olarak cinsiyet değiştiren şarkıcı Bülent Ersoy'un hukuken erkek olduğuna ve dolayısıyla gazinolarda ancak erkek kıyafetiyle sahneye çıkabileceğine karar verdi.
1986 - Eski Devlet Bakanı İsmail Özdağlar, Yüce Divan'da "görevini kötüye kullandığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse mahkum edildi. İsmail Özdağlar rüşvet aldığı iddiasıyla yargılanmaktaydı.
1987 - Tunceli iline bağlı 234 köyde yaşayan 50 bin kişinin Mersin, Antalya, İzmir ve Muğla'ya yerleştirilmesi kararlaştırıldı. Karar 6931 sayılı Orman Kanunu'na ve Anayasa'nın 170. Maddesine dayanılarak alındı.
1989 - GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi)'ni oluşturacak 24 uydudan ilki yörüngesine oturtuldu.
1989 - Union Carbide, 1984'teki Bhopal Felaketi'nde sebep olduğu zararlara karşılık Hindistan hükümetine 470 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
1989 - İranlı lider Humeyni, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rushdie'nin öldürülmesi emrini verdi.
1990 - Yılmaz Güney'in Umut filmi İstanbul'da gösterime girdi.
1994 - Demokrasi Partisi'nin (DEP) Ankara il binasına bombalı bir saldırı yapıldı, bina ağır hasar gördü,3 kişi yaralandı.
1994 - 52 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Ukraynalı seri katil Andrei Chikatilo Rusya'nın Novocherkassk şehrinde kurşuna dizilerek idam edildi.İdamı Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin tarafından açıklandı.
1996 - Emekli olduktan sonra Milliyetçi Hareket Partisi'ne (MHP) katılan eski Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı Nusret Demiral "Ezan Türkçe okunmalı" deyince partiden ihraç edildi.
2000 - Hizbullah cephaneliklerinin ortaya çıkışı, varlığı 1994'ten beri tartışılan JİTEM'i yeniden gündeme getirdi. Batman eski Valisi Salih Şarman "JİTEM var", Jandarma eski Komutanı Teoman Koman ise "yok" dedi.
2003 - Şartla salıverilme yasasından toplam 43.500 tutuklu ve hükümlünün yararlandığı açıklandı.
2004 - Hamburg doğumlu Türk yönetmen Fatih Akın'ın son filmi "Gegen die Wand" (Duvara Karşı), Berlin film festivali'nde en iyi film seçilerek "Altın Ayı" ödülü aldı.
2004 - Moskova'da bir su parkının çatısı çöktü; 25 kişi öldü, 100'den fazla yaralı var.
2005 - Lübnan'ın eski başbakanlarından Refik Hariri, düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
2006 - Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın İstanbul'da bir evde kıstırıldığı ve son anda kaçtığı ileri sürülen operasyonda oğlu Murat Yıldırım adam vurdurduğu gerekçesiyle on beş kişiyle gözaltına alındı.
 
Arşiv
 
 
Süper Loto
11.02.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu182733384353
 
On Numara
08.02.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu01060711131922313435364041434550515758616263
 
Sayısal Loto
13.02.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu171925283234
 
Şans Topu
10.02.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu141926293309
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yandex.Metrica