Adalet YILDIRIM

KÜRT OLDUĞU İÇİN Mİ?


Adalet YILDIRIM
12 Mayıs 2015 Salı 21:33

Beni takip edenler bilir,  genelde eğitim ve mimarlıkla ilgili yazılar yazarım. Siyasete pek dokunmam. Eee nede olsa o kadar çok yazar-çizer siyaset yazıyor ki, ben yazmasam da olur.

Siyasetle ya da gündemle ilgili yazı yazanlar, bazen bir konu hakkında sözleşmişlercesine günlerce aynı konuyu yazıp dururlar. Öyle ki, artık yazdıkları karşısında gözlerinizi kapatır okumak istemezsiniz. Çünkü o konuyu o kadar abartırlar, o kadar aynı şeyler etrafında dolaşırlar ki, artık gına gelir.

Aynı yazar-çizer takımı, bazen de çok önemli birşey karşısında sanki sözleşmişcesine her nedense sağır sultanları oynarlar. Ancak, bu yazar-çizer takımının unuttuğu şey, onların yok saymasıyla veya görmemesiyle yaşananlar buharlaşıp uçmuyor (tıpkı Roboski’de olduğu gibi). Bu yazar-çizer takımı, her nedense bugünlerde İran’ın Kürt kenti Mahabad’ta yaşananlara gözlerini kapatıyor, kalemleri ise bu konuyu yazmaya cesaret edemiyor.

İran’ın Kürt şehri Mahabad’ta Kürt kız  Farinaz Xosrawanî’nin (25) başına gelenleri hepimiz biliyoruz. Ama bir kez daha hatırlayalım isterseniz.

4 Mayıs 2015 tarihinde Tara Oteli’nde çalışan Kürt asıllı emekçi kadın Farinaz Xosrawanî, İran istihbarat birimi üyelerinin tecavüz girişimine maruz kaldı.  Farinaz Xosrawanî, her onurlu Kürt kadını gibi otelin dördüncü katından atlayarak  yaşamına son verdi.

İddialara göre; tüm bu yaşananlar, pis bir pazarlığın sonucunda oluyor. Meğer otel sahibi Nadir Moludi, dört yıldızlı oteline beş yıldız alabilmek için İran’ın tecavüzcü istihbarat birimi üyeleriyle gizliden anlaştığı ortaya çıkıyor.

Bu yaşanalar duyulduktan sonra İranlı Kürtler, olayı protesto edip Tara Oteli’ni ateşe verdiler. Protestocu Kürtler, istihbaratçıların ve otel sahibinin yargılanmasını istediler.

İran rejimi her zaman olduğu gibi önce, halk ayaklanmasını bastırmak için OHAL ilan edip göstericilerin üzerine ateş açtı. Bölgede çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bilgisi geldi. Ama bu konuda çok sağlıklı bilgi yok. Çünkü İran rejimi, Kürt Bölgesi’nin başta internet olmak üzere tüm haberleşme  olanaklarına erişimi engelledi.

Fakat İran rejimi OHAL ilanına ve haberleşmeyi engellemesine rağmen ne protestoların önüne geçebildi, ne de haklı olan Kürtlerin talebini engelleyebildi. Direnme ise, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin güvenlik güçlerine geri çekilme emri vermesiyle bir nebzede olsa duruldu.

Hemen ardından  da İran resmi haber ajansı IRNA’ya açıklama yapan Mahabad Valisi Cafer Ketani, olay hakkında incelemenin sürdüğünü belirtti. Ketani’nin,  ‘Sanık yakalandı ve soruşturma tamamlanıncaya kadar gözaltında tutulacak. Sanık, basında iddia edildiği gibi herhangi bir resmi kurum mensubu değil, otel çalışanlarındandır.’ Bu  sözlerle, tecavüz girişimi iddialarını doğrulayan Ketani’nin, ‘rejim yetkilileri değildi’ derken olayı örtbas etmeye çalıştığını ortaya koyuyor.

İran’da yaşayan Kürtleri bu kadar kızdıran, Farinaz olayının ilk olmamasıdır.  Yakın bir zaman diliminde  Kürt asılı üniversite öğrencileri Şeyda Hatemi, Perwîn Heqirî ve Seher Çoyni’nin şüpheli ölümleri ve İran faşist rejiminin Kürt siyasetçilerine yönelik idam kararları yatıyor.

Türkiye’de, İran’da yaşananlar sadece Diyarbakır, Hakkari gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde protesto edildi. Oysa ki, Özgecan Aslan olayında tüm ülke tek yürek olmuş ve yaşananları herkes lanetlemişti. Keşke aynı duyarlılık Farinaz Xosrawanî içinde gösterilseydi. Keşke anlı şanlı yazar-çizer takımı, aynı duyarlılığı bu olayda da gösterseydiler. Keşke Xosrawanî’nin insan olması, Kürt kimliğinin önüne geçseydi.


YORUMLAR
  • yorum2015-05-12 21:36:34Ayşe Köroğlu

    Adalet hanım sizi takip eden biri olarak, ilk kez böyle bir yazınıza şahit oldum. Ama yerden göğe kadar haklısınız. Yeter Kürtlere reva görülenler. Allah bunun hesabını soracaktır.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star