Mustafa GÜNEŞ

LİDERLER VE PARTİLERİMİZ


Mustafa GÜNEŞ
6 Temmuz 2015 Pazartesi 06:36

 

        Seçim sonrası yazılarımda 66 yıllık hayatım içinde ilk defa bir seçimden sonra sevindiğimi söylemiş ve sevincimin paylaşılmasını istemiştim.

        Daha birkaç geçmemişti ki Süleyman Demirel öldü ve elindeki yüzlerce devrimci ve demokrat kanı yanında kar kalarak hiç hak etmediği bir törenle gömüldü.

        Ardından asıl hayal kırıklığını, Meclis Başkanlığı seçiminde yaşadık.

Gerek seçim turları, gerekse çıkan sonuç, toplumun çok iyi bir ayıklama yaparak parlamentoya gönderdiği parti ve liderlerin toplumdan çok gerilerde ve ilkel kaldığını gösterdi.

        Seçmenlerin muhalefet partilerine tanıdığı onca avansa rağmen CHP ve MHP’nin lider ve yönetimlerinde en ufak bir yenilenme hareketinin görülmediği, hala eski ilkel ve 1920 ‘lerdeki kafada oldukları anlaşıldı.      

        Özellikle CHP, başka insan yokmuş gibi, tam 50 yıldır partilerinin ve bu ülkenin başına musallat olmuş Deniz Baykal gibi siyasi çirkef, entrikacı ve kirli bir fosili meclis başkanlığına aday gösterdi.

        MHP ise kurulduğu günden bu yana ilk defa isabetli bir iş yaparak mevcut adaylar arasında en uygun kişiyi aday gösterdiği halde, seçim turları gösterdi ki adayın isabeti, bozuk saatin günde iki defa doğruyu göstermesi gibi bir tesadüfmüş.

Seçim sürecini, tarihin çöplüğüne atılmış ilkel “İttihatçı-Irkçı Kafa”yla yürütüp“HDP inadı uğruna” kendi adayına bile oy vermez duruma düşerek tüm yıldırımları üzerine çekti.

        HDP ise başlangıçta takındığı uzlaşmacı, tutarlı ve akılcı tavrından son turda saparak Deniz Baykal’a oy verip temiz oylarını bu kirli adamla beraber lekeledi.

        EKMELEDDİN İHSANOĞLU VE CHP

        Tabi en büyük fiyasko ve rezalet CHP cephesindeydi.

Bir parti ve liderini düşünün ki, ülkenin en yüksek makamı olan Cumhurbaşkanlığına layık görüp aday gösterdiği insana, Meclis Başkanlığı gibi basit ve sembolik bir görevi layık görmeyecek bir saçmalığa düşmüş olsun.

Öyle bir akıl tutulması ki 50 yıllık o kirli ve çirkef fosili aday göstererek kanını son damlasına kadar arkasında durmuştur.

        YAPILACAK OLAN ÇOK BASİTTİ.

        İkinci turda saflar ve tavırlar belli olduktan sonra CHP Deniz Baykal’ı pas geçecek, HDP ile anlaşıp Ekmeleddin İhsanoğlu’na yönelerek son tura gerek kalmadan işi bitirecekti.

        İhsanoğlu’nun MHP’den milletvekili olmasının hiçbir sakıncası yoktu.

Herkes bilir ki İhsanoğlu o makama seçildikten sonra, 13 yıldır gırtlağına kadar partizanlığa saplanmış her AKP’liden daha tarafsız olacaktı.

        Bunu yapsalardı hem muhalefet daha ilk işlemde iktidara üstün gelecek hem de önemli bir kilit noktasını ele geçirmiş olacaktı.

        MHP’NİN KÜRT VE HDP TAKINTISI

        MHP’nin Kürt ve HDP takıntısını uzun uzadıya anlatmaya gerek yok,zaten herkes biliyor.

Daha birkaç yıl öncesine kadar “Kürtler yoktur”, diyen bu en ilkel ve dünyada benzeri kalmamış ırkçı anlayış, bu gün artık “Kürtler yok” diyemeyecek noktaya geldiğinden bu sefer de “Kürtler var ama partileri yok”, deme acayipliğine gelmiştir.

        Bu mantıksızlığı açıklamanın hiçbir yolu imkânı yoktur. Bunun için söylenecek tek söz, bu tavrın tedavisi imkânsız bir “akıl tutulması” olduğudur.

        Onun için bu ülkenin Demokrat ve aydınlarına düşen, demokrasi ve çoğulculuk adına bu acayiplikle yaşamayı öğrenmektir.

        MUHALAFET BÖYLE GİDERSE ERDOĞAN DAHA GÜÇLÜ GELECEK

        Görünen o ki, CHP ve MHP böyle giderlerse çok sürmez, bir yıl içinde yapılacak seçimde Erdoğan tekrar eski gücüne kavuşup daha büyük zaferle geri dönecektir.

        Velhasıl hevesimizi kursağımızda bıraktılar. Bu berbat gidişat yüzünden seçimden sonraki umut ve sevincimiz ancak birkaç gün sürdü.

        Geriye bir umudumuz kaldı: O da HDP’nin daha tutarlı davranarak diğerlerine örnek olması ve demokrasinin önünü açacak politikalar üretmesidir.

        5.7.2015

        Mustafa Güneş /URFA

       

       

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık