Ahin GÜNEŞ

Listeler ve Siyasi Eşkıyalık (1)


Ahin GÜNEŞ
18 Nisan 2011 Pazartesi 19:22


90’lı yıllarda Şener Şen’in başrolünü oynadığı, çekimleri Urfa’da yapılan, merhum Kazancı Bedih’in de buğulu sesi ve yürekleri ciğer kebabına çeviren gazeli ile renk kattığı “Eşkıya” filmini çoğunuz izlemişsinizdir.

Film şöyle başlıyordu. 35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya jandarma tarafından yakalanır. 35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir. Biri dışında; Baran (Şener Şen). Baran 35 yıl sonra hapisten çıkınca ilk işi köyüne dönmek olur. Ama doğduğu topraklar şimdi baraj suları altındadır. Geçmişin izlerini sürmeye başlayan Eşkıya, yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenir. Hapse düşmesine en yakın arkadaşı Berfo'nun (Kamran Usluer) ihaneti neden olmuştur. Berfo Eşkıya'nın çocukluk aşkı Keje'yi (Sermin Hürmeriç) satın alarak İstanbul'a kaçmıştır. Eşkıya ne İstanbul'u ne de Berfo'nun adresini bilmemektedir. Trende Beyoğlu'nun arka sokaklarında büyümüş, pavyon, kumarhane, uyuşturucu muhabbetinin içinde yaşayan genç bir adamla; Cumali (Uğur Yücel) ile tanışır.
Filmin sonuna doğru kendisine benzeyen genç Cumali, Berfo'nun tekrar ihaneti ile hayatını kaybeder. O da hem arkadaşını, hem de çok sevdiği o genci öldürenleri öldürür. Final sahnesinde de hayatı boyunca boynundan çıkarmadığı, kendisine kurşun işlemesine engel olduğunu düşündüğü kutsal saydığı muskasını polisle girdiği çatışmada düşürür. Muskanın düşmesi ile kurşunlara hedef olur. Ve tam bir eşkıya gibi ölür.

Evet, daha önceki birçok yazımda söylediğim Azeri’lere ait güzel bir sözdür “Bir şeyin kökündeki neyse; tırnağının ucunda ki de odur” diye. Listelerin açıklandığı ve adeta saman alevi düsturu ile yangın yerine dönen Urfa’da herkes içinde gizlediği kılıcını çekti. Sözlerini sarf etti. Sarf ettiği sözler, sarf edilen yerde öylece duvara çarptı kaldı…
Oysa Urfa’nın da Urfalının da gözden kaçırdığı bazı noktalar vardı. Urfalı bu siyasi süreç te kendi ile ne kadar barışık, ne kadar samimi ve ne kadar dürüsttü.
Özellikle AK Partinin aday adaylarını teste tabi tuttuğu günlerde AKP Genel Merkezi’ne birkaç defa ziyaretim olmuştu. Kendime yakın ve samimi gördüğüm birkaç siyasetçi ile sohbetim de olmuştu. Hatta ve hatta mülakat sonrasında inzivaya çekilen komisyon üyelerinin Urfa adayları ile ilgili düşüncelerini de öğrenme fırsatım olmuştu.

Ortak sonuç şuydu. Mülakata katılan 348 aday adayının yüzde 99’u ben hariç diğerlerinde zerre bir şey yok. Onları seçmeyin beni seçin düşüncesine sahipti. Kaldı ki Urfa’nın mevcut vekilleri Urfa’nın sorunlarını çözme, önünü açma noktasında da yan yana durmasını becerememiş, bir birinden bir mıknatısın zıt kutupları kadar uzak durmuştu. Bu da AK Parti’nin Urfa’ya dayatacağı listenin temel dayanağı oldu. Denileni de yaptı. Bir birinden bu kadar uzak, bencillik egosu vücudunun hücre taşlarına kadar yansımış bir anlayışta olan adaylar listesini bir kenara itti. Urfa tabiri ile hem nala, hem de mıha(*) a vurdu. Kendi kafasındaki ideal listesini dayattı.
Dolayısı ile de gelinen nokta ise yaşanabilir iller sıralamasında, Genel sıralamada: 77, Ekonomide 73, Eğitimde 81, Sağlıkta 80, Güvenlikte 3, Kent hayatında 55, Kültür sanatta da Urfa Valisinin hangi akılla 1 trilyon lira harcatıp yaptırdığı tanıtım filmine rağmen 77. Sırada yer almaktan kurtulamadı. Sonuç olarak; Urfa bir önceki yazım da dediğim gibi “Zira Urfa Eski Hamam, Eski Tas” olarak kalmaya devam etti.
Yani Urfa, Şener Şen’in Eşkıya filminde canlandırdığı karakter olan “Baran”la aynı kaderi paylaştı. Her şeye direndi. Yılmadı. Sevgilisi olan, fıstığını, sadeyağını, çiğköftesini, uluslar arası hava limanını, göbeklitepe de çıkan heykelini çaldırdı. Kısacası Urfa’nın geçmiş ve gelecek kültürüne, ekonomisine dair ne varsa hepsini Eşkıya Baran’ın en yakını “Berfo”ya kaptırdığı gibi komşu illere, komşu olmayan illere kaptırdı.
Ve Eşkıya Baran’ın final sahnesinde olduğu gibi kendisini her türlü beladan kurtardığına inandığı “Muskası”nı düşürdüğünde kurşunlara hedef olması gibi. Urfa’da en azından merkezin adayları olarak ismini beklediği kimselerin yerine, temayül ve mülakatlarda beklenen tarafsızlık muskasının düşürülmesi ile adeta Eşkıya Baran’a değen kurşun misali dayatılan listedeki bazı isimlerle kurşunlara hedef oldu.

Yani kısacası resmen Urfa için, Siyasi Eşkıyalık yapıldı. Yazar dostum Bülent Okutan’ın son yazısında başbakana seslenerek dediği gibi “Haziran’da işiniz çok zor. Yine sözün bittiği yerdeyiz; Biz dün ceket olmadık, bugün de PAKET olamayacağız…”

Urfa artık; Siyasi Eşkıyalıkların Deneme Tahtası Olmamalı!

Bu yüzden Urfa’da içinde feodal adaylar da olsa, bağımsız adaylar desteklenmeli zira, Siyasi Eşkıyalara en güzel cevap halkın iradesini yansıtan bağımsız vekillerdir…

Evet şimdi bir önceki yazımda değineceğimi söylediğim isimlere geçmek istiyorum.
Asuman Cevahir Yazmacı’yı neden iki önceki yazımda sıraladığım listeden çıkardığımın açıklamasını yapacağımı söylemiştim.

Şimdi, Asuman hanımı, Cevahir Konukevi ‘ni kurduğu ilk günden beri tanır, bu konuda ki kişisel gayretlerini taktirle karşılarım.

Mülakat sonrası AK Parti Genel Merkezi’nde tahmin edilemeyecek kadar sağlam ve güçlü bir kaynaktan, şuan aday gösterilen bayan adaylardan birinin kıstasa kıstas baskı yaptığını ve aday listesin de Urfa’dan, Urfa merkezde yaşayan bayanlara yer verilemeyeceğini öğrendim. Bunun akabinde de köşemden Yazmacı ismini çıkararak Asuman hanıma bir yerde mesaj vermeye çalıştım. Ancak; ne hikmetse aklı ve midesi yer değişmiş bazı kimseler bunu en ahlaksız bir yaklaşımla Asuman hanımla reklam ve para meselesine bağladılar. Oysa Asuman hanımın, o dönem de danışmanı olan Mustafa Çadırcı’nın da köşesine taşıdığı söylemlerdeki gibi, Asuman hanımla reklam ve sesli telefon mesajları hakkında Urfa Haber adına çok öncesinde görüştük. Aday adaylığı aşamasında reklam ve sesli mesaj olayını düşünmediklerini, aday olmaları halinde bunu daha detaylı düşüneceklerini ifade ettiler. Bu defa bizzat ben Asuman hanıma, Urfa Haber’de bayan aday ve eski bir dostum olması hesabı ile tamamen ücretsiz reklam, tanıtım yapalım, teklifini de yaptım. Asuman hanım, haklı olarak bu kez bu reklamı görecek başka sitelerinde reklam alma talebi ve farklı düşüncelere yol açacağı düşüncesini, doğuracağı düşüncesi ile redetti. Olay orda kapandı. Ama başka sitelerde reklamı para karşılığında çıkmışsa buna birşey deme, eleştirme hakkımız olmaz olamaz. O kendilerinin insiyatifinde ve tasarrufunda olan özgür iradeleridir. Bizim açımızdan yaşanan durum tüm çıplaklığı ile budur. Ama hala bunu malzeme yapmaya, Urfa Haber ile Asuman Cevahir Yazmacı'yı karşı karşıya getirmeye çalışanları gördükçe bu açıklamayı kaçınılmaz gördük...

Kısacası Asuman Cevahir Yazmacı, köşe yazımdaki listeden yukarıda vurguladığımız kıstasa kıstas davranan bayan adayın baskısı nedeni ile Urfa adayı listesinden çıkarılınca, Asuman hanıma mesaj vermek adına liste dışı kaldı.


( Devam Edecek)
Siz okurları uzun yazılarla sıkmamak adına, bu yazımın 2. Bölümün de Ahmet Ersin Bucak, Zülfikar İzol, İbrahim Tatlıses’in bağımsız ve İbrahim Özyavuz’un neden MHP’den, milletvekili adayı olarak seçime girdiklerini irdelemeye çalışacağım..


Hayatı doğruları ve  Siyasi Eşkıyalık'tan Uzak Bir Urfa'yı Seven Herkese Saygılarımla



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star