Osman GEREM

MENFAAT PERESTLIK.


Osman GEREM
10 Şubat 2013 Pazar 14:33

MENFAAT  PERESTLİK.

 

Zamanımızda isyanın ve gafletin hâkim olması maddi menfaatlerin ve çıkarların öne çıkması, materyalist sistemlerin hakimeyeti kapması ve devlet olması, her şeyi altüst etmiş; pek çok dengeyi insanlık aleyhine bozmuştur. İnsaniyet anlayışlarından, olaylara bakışlarına kadar bütün görülerini ve fikirlerini zorla da olsa başkalarını kabullendirmek için her türlü başka yollarına denemişlerdir…
Tarihi materyalizm bahsettiği ‘insaniyet’e gelince, bu insan cemiyetlerinin kültürleriyle birbirine nüfuzunu maddece ve manaca yaklaşmasını temin eden bir ideal değil, tam tersine onları parçalayan içlerinden çözülmelerine sebep olan bu suretiyle tek taraflı birleşmeye götürmek isteyen istilacı bir kavramdır.
Beşeri sistemlerin insana bakış açıları bir noktada birleşmektedir. İnsan bir araçtır, makine üreten makinedir. Hepsi de insanı bir araç olarak görür ve kullanır. İnsanı maddeye indirgerler. Günümüzde maddi ve siyasi kuvvetle dayanarak güçlülük gösterisi yapan, diğer milletlere yön vermeye kalkanların temel hedefleri, maddi çıkarladır. Önemli olan insanlar değil, güçlerin çıkarlarıdır…
Bütün kabiliyetlerini dünya malını temin etmek için yönlendiren toplumlarda, aldatma çok sık görülür. Fertler, menfaat elde etmek için her çeşit hileye başvururlar. Yalana hevesli, hileye de çok cüretkâr olurlar. Ellerindeki bütün fırsatları eziklik duydukları kişilerin lehine kullanırlar. Hile ve fesat çıkartmaktan, zayıf damarları tutmaktan, aşılamaktan, nefsi hileleri ve şah maksatları ve hisleri okşamaktan, tahrik etmekten fena istidatları işlemekten zevk alırlar.
Her gün değişik sapmalarla, propagandaya yönelik davranışlar, ilahi dinlere tavır koyan kişilerin en çarpıca özelliklerinden biridir Doğruları çarpıtmak, insanları aldatmaktan başka bir şey değildir.
Bütün propagandaları kin ve düşmanlık telkini ile doludur. Gözlerinde her şey gasp ve cebir mahsulü, her hareket sahtedir. Her değerin arkasında bir menfaat ve zulüm gizlidir. Fakat bu davranışta, kin şeklinde formüle edilmiş en şiddetli bir aşağılık duygusunun mistiği yaşmaktadır. (2) Her hadiseye vehimle yaklaşmak, her olayın sebebini art niyet, maddi boyutla izah etmek Allah’ı tanımayan insanların vasıflarıdır (3)

Şimdi bahsedilen özellikler; sistem olarak ortaya çıkarsa ne olur? İşte dünyanın kaba dayısı kesilen A.B.D’ nin ‘Yeni Dünya Düzeni ‘ de böyledir.
Dünyayı istediği gibi sömürmek, mazlumların emek ve kanları üzerinde saltanatlarını sürdürmek…
Tarih boyunca değişik isim ve sistemlerle ortaya çıkan müstek birler, devamlı benzeri şeyleri yapmışlar, insanları ezmişler, sömürmüşler, öldürmüşler, zindanlara tıkmışlar, itmişler-kakmışlar, sürmüşler taktikler. Sadece birbirlerinden farkları; zamanlarının ve uygulayıcılarının ayrılığı. Elbisesini değiştirmekle ölü dirilmediği gibi; isimleri ve zamanları farklı olmakla şirk düzenlerinin karakter ve davranışlarını da değişmez…

Müşrik, ibadet, itaat veya ulûhiyet konusundaki “ değiştirme “ işlerinde sadece maddeye dayalı şahsi çıkarını düşünür. Bunun için müşrik, bir mabuddan diğerine intikal ederek çokça tanrı değiştirmektedir.
Zira putperesttir, menfaatinin bulunduğu ve isteklerini gerçekleştirdiği ölçüde taptığını ilah tanıma ya ve tapınmaya hazırdır.

Müşrik, Allah’a imanı bir kenara iterken tutum ve davranışında üstün değerleri ve onların korunmasını da bir tarafa atar. Allah’a ortak koştuğu gibi başkalarını saygı gösterilmesi gereken malı canı ve ırzı gibi haklarından mahrum ederek onlara tecavüz etmeye de niyetlenir.

Müşrik aynı zamanda bencildir. Bencil kendisi için yaşar. Düşünce iş ve tutumlarında maharetini sır bu yönde kullanır. Bencil ancak istek ve şehvetini gösterir dolayısıyla istek ve şehvetine uyar…
Dünyada liderlik koltuğuna göz diken veya başkaları üzerinde otorite ve baskı kurmaya kalkışan kimse, Allah yerine bundan veya şundan mabutlar dikerek ona aşırı saygı gösterir.
Çünkü böylelerinin ve mabutlarının yaşaması ve çıkarlarının devamı, ancak Allah’ın diniyle savaşmaya ve O’nun kitabıyla alay etmeye bağlıdır. Sonunda Allah’ın kitabındaki dinin düşmesi ortak koşan kimseye liderlik, nüfuzunu kullanma ve sömürüden yararlanma fırsatını verecektir.
Bundan dolayı Allah tarafından gönderilen herhangi bir peygamberin kavmindeki bir topluluk ki, bunlar seçkinler, itibarlılar ve lider kişilerdir. Allah’ın dinine ilk karşı çıkan alıkoyanlar bunlar olmuş, peygamberin getirdiği her ayet ve hüccete karşı mücadele etmişlerdir. Toplumda güçlerin zayıflar üzerinde elde ettiği imtiyazları, liderliklerini sürdürmenin garantisini kabul etmişlerdir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star