Merdiven altı mutluluk!


26 Temmuz 2012 Perşembe 10:38
Sevgili Bermal köşende dile getirdiğin konu ( Mutsuz Kadınlar) üzerine yazmak gereği duydum. Bir kadın olarak memleketimdeki kadınların durumlarını gözlemliyorum çünkü bende mevcut durumun içindeyim… Yaşanan olumlu ve olumsuzluk sana bana hepimize yansıyor.
İnsan sosyal bir varlıktır sosyalleşebildiği oranda mutlu olur. Kadın ve çocuklar en kolay en hızlı şekilde ilişki kurabilme yeteneğine sahiptirler. 

Bu sosyal ilişki ağı Urfa’da en yalın şekilde yaşanır. Kadınlar akraba eş dost arkadaş komşuluk gibi sosyal aktiviteleri yaygın ve aktiftir. Sabah kahvesi öğleden sonra gezmesi akşam gezmesi gibi farklı zaman ve mekânlarda kadınlar kadınlarla sosyalleşmektedirler.
Bu şekilde yaşanan ilişkinin yansımaları da kadınca olmaktadır. Sehpanın tozu perdenin ütüsü, evin yenilenen eşyası, kim kiminle evlenmiş kimin bebeği olmuş kim ne demiş, nereye gitmiş ne giymiş gibi sürüp giden niteliği olmayan kadınlara merak uyandıran sohbetler gündemi oluşturmaktadır.
Kısaca kadınların günlük rapor etme ve bunu başkasına aktarma alışkanlıkları mevcuttur. Bu ifa etme şekli kadınların şartlarına durumlarına göre farklılık gösterse de rapor tutma ve rapor verme aynısıdır.
Kadınların daha depresif oldukları aşikâr en fazla antidepresan kadınlar tarafından kullanılmaktadır. Çünkü kadınlar diğer kadınlarla yarış halinde olmaları yani, ya ekonomik olarak diğer kadınlarla yarışır, ya daha güzel alımlı çalımlı olduğundan diğerleriyle yarışır, ya da kendinden vazgeçmiş çocuklarını diğer çocuklarla yarıştırır. Bu gereksiz anlamsız yarış kadının ruh halini bozmaktadır aşırı hırs talep beklenti sonucunda kadın mutsuz ve umutsuz stresli hale dönüşmektedir.
 Urfa’daki kadın erkek ilişkileri de arızalı… Kız ve erkek çocuklar ayrışma içinde büyümekteler. Bu ayrışma zaman içinde görünür olmayan ilişkiler kurmaya dönüşüyor. Aleni olmayan gizli olan her şey sakıncalıdır. Mesela yolda el ele yürüyen genç çiftler beni endişelendirmez. Görünmeyen gizli saklı yapılan her türlü davranış beni endişelendirir. Biz toplum olarak parkta yolda benzer durumlara tepki gösteririz. Bundan dolayı Urfa’da cafe tarzı mekânlara takılan gençler ölçüyü kaçırıyorlar. Toplum onları iki göz görmeden yapılan mubahtıra yöneltiyor.
Gelelim evliliğe evlilik kadınlar açısından statü ve kurtuluş hikâyesidir. Birey olacak kendine ait evi olacak söz hakkı olacak beklentisi bir süre veya birkaç yıl sonra hayal kırıklığı yaratacaktır. Eşler kadın ve erkek olarak hobi alanları yoktur. Ortak paylaşımları sınırlı tekdüze ve keyifsiz gelmeye başlar.
Erkek ekonomik sürecin içinde erimeye başlarken kadın kendini tatmin edecek alanlar bulamaz. Tüketen ihtiyacından fazlasını isteyen diğer kadınlardan bir adım önde olmaya yeltenirken erkekten bunları sağlamasını bekler. Erkek bunları imkânı doğrultusunda verir. Ve kendine ayrı bir dünya kurmaya başlar. Arayış içindedir gördüğü her kadına cinsel obje olarak bakar ve çokeşlidir.  Eşi ve çocukları sahip olduğu tapulu malı gibidir. Erkek deşarj olanakları daha fazla ve toplum olarak kabul görecek şekildedir. Kadının ise tam tersi aleni değil yer altındadır.

Bu yüzden kadın depresiftir mutsuzdur. Mutsuz olduğuna kendini inandırarak bilinçaltında veya merdiven altında yaşadıklarını tolore edebilmektedir.
 Her zaman söylediğim gibi kadınları sınırlamayın destek olun kadınları dinleyin anlamaya çalışın kendini ifade edecek alanlarda kadınlara yer açın.
 Bunlar sadece gözlemlerimin bir bölümü…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık