Mustafa GÜNEŞ

METİN ALTIOK VE BİR ŞİİRİN HİKÂYESİ


Mustafa GÜNEŞ
8 Haziran 2012 Cuma 13:51

 

            (KÜRDÜN NAMUSU)

          1993’ün Haziran ayıydı. Yani Sivas’a gideceklerinden yaklaşık bir ay kadar önceydi. Ankara’da, gece bir kaç arkadaş bir dost’un evinde, alkollü bir ortamdaydık. Gece ilerledikçe herkes yanındakiyle sohbete dalmıştı. Biz de ikimiz sohbet ediyorduk. Cebinden bir kâğıt çıkarıp bana;
       —Bunu yeni bitirdim, oku ve bana düşünceni söyle” dedi.
        El yazılı bir şiirdi. Okumaya başlar başlamaz ellerim titremeye başladı. Bitirince dehşet içinde;
       —Bunu sen mi yaşadın, yoksa biri mi sana anlattı, abi? Dedim.
       —Ben yaşadım, dedi. Daha sormadan, anlatmaya başladı. İçi dolu ve hazırmış;
       —Bingöl’de öğretmen(1979–90) iken Devlet hastanesine gitmiş, kalabalık avluda bekliyordum. Birden bire kalabalıkta büyük bir dalgalanma oldu. Baktım, bir askeri cemse girmiş avluya. İçinden bir yüzbaşı ve bir manga kadar asker yere atladı. Yüz başı o kadar kasıntı ve mağrurdu ki anlatamam. Askerler hemen bir çember oluşturdular ve birkaç asker de araçtan üzeri battaniyeyle örtülü bir sedye indirdiler. Sedyeyi yere koyup battaniyeyi üzerinden çektiler.
         Gencecik bir kız cesediydi ve çırıl çıplaktı. Yani hiç bir şey yoktu üstünde. İnsanlar dehşetle yüzlerini çevirip uzaklaşmaya çalıştı. Kimi de gözlerini kapadı. yüzbaşı herkesi toplatıp çıplak cesede bakmalarını emretti.

 

       --”Yüzünüzü çevirmeyin. bakın bakayım bunu tanıyor musunuz?” Diye bağırmaya başladı.
        Çok iğrenç bir durumdu. Ben hem yabancı hem Türk olduğuma hem de düzgün Türkçeme güvenerek yüzbaşıya yaklaştım ve yumuşak bir eda ile;

       —Komutan lütfen böyle yapmayın. Ondan yanaymış gözükmeye çalışarak;”terörist de olsa, o artık bir cesettir ve cesede böyle davranmak ne töremizde ne de herhangi bir inançta vardır. Bari mahrem yerlerini örtün, dedim.
       Çiviye basmış gibi hopladı ve bağırmaya başladı:
       —Ne diyorsun sen? Kimsenin bunu tanımasına gerek olmadığını bilmiyor muyuz? Bizim maksadımız kürdün namusunun bizim nazarımızda ne kadar kıymet taşıdığını, bize baş kaldıranların namuslarının ne hale geleceğini göstermektir. Senin aklın ermez bu işlere dayanamıyorsan çeker gidersin buradan, dedi.
        Hiçbir şey demeden hızla uzaklaştım oradan. Eve giderken bir yandan kızımı düşünüyordum. Onun yaşlarındaydı. Bir yandan da şiirin satırları diziliyordu kafamda.
İki yıla yakındır ham şekilde duruyordu. Üzerinde çalışmaya yüreğim el vermiyordu. Nihayet bu gün bitirdim.
      --Abi bu orijinal ve el yazın. Hatıra için bana verebilir misin? Dedim.

 

       -Daktilo edeyim sonra sana vereyim, söz. Dedi.
       Yazık ki kısmet olmadı. Ben Urfa’ya döndüm, o Sivas’a gitti ve bir daha da görüşemedik. Sivas’tan tabutu geldi. Neyse ki bulup kitabın son yaprağına basabilmişler.

 

        8.06.2102

 

       Mustafa Güneş/URFA

 


İşte o şiir;

 


KİMLİKSİZ ÖLÜLER
1.
Öyle ak, öyle ak ki teni
İpekten biçilmiş sanki

Duyulmamış bu yüzden 
Üstünü örtmek gereği.

Çırılçıplak, incecik
Sedyede bir kız cesedi.

O parmağı boyalı;
Bulaşmış ıstampa mürekkebi.

Bir kızım sağsa eğer;
Bir kızım morgda şimdi.

2.
Göğsü kana belenmiş,
Gözlerinde meneviş.

Genç yüzünde bıyıkları,
Daha yeni terlemiş.

Sabıka kayıtlarına adı
Yaşarken hiç geçmemiş.

İyi hal kâğıdı bile
Alırmış isteseymiş.

Akıl alır da dostum;
Yürek almaz bir tuhaf iş.

3.
Çoktan soğumuş gövdesi;
Ama elleri hala diri.

Sağ avucundan geçmiş 
Mermilerden biri.

Gören bir göz olmuş
Sanki o mermi deliği.

Bakıyor avucundan 
Kısacık yaşam emeği.

Sevmeyi deneseydiniz;
Bu yolu seçmezdi belki.

4.
Açacak yine baharda,
Dağlarda koyaklarda.

Adı yok bir çiçektir
Zulmün kara toprağında.

Onun da bir sözü vardı 
Bu gök kubbe altında.

İşte o öldü artık;
Bir yas bıraktı arkasında.

Ve çağ dışı bir korku
Hısıma, akrabaya.

5.
Yanında dağılmış kâğıtlar
Ve tütün tabakası var.

Bir bez parçasıyla 
Ağzını tıkamışlar.

Cesedi sırt üstü 
Boyunca uzatmışlar.

Bir deniz kabuğunda 
Dalgaları duyanlar

Boş bir mermi kovanı 
Sizce nasıl uğuldar

 




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star