Naci İPEK

Müslümanlık Nereye Kaydırılıyor?


Naci İPEK
17 Ekim 2011 Pazartesi 20:18
Geçtiğimiz hafta (CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI) idi.
 
            Kutlandı. Mübarek olsun…
 
            Hafta boyunca yapılan erkinliklere katılamadım.
 
            Davetiye de gelmemişti. Ama, takip edebildiğim kadar basından takip ettim. Şimdi, bakıyorum herşey eski tas, eski hamam… Yani hafta bitti, etkinlikler yapıldı. Fakat ortada değişen bir şeyler olmadı. Esinti yok, yani, vicdanlarda iz bırakmadı, inanç bakımından yapılan hata ve yanlışlıkların frenine basılmadı. Kısaca, herşey klişe programa göre yapıldı, fakat olumlu bir hava yaratılamadı. Kısaca, hafta, diğer haftalarda olduğu gibi yel gibi geldi, fırtına gibi geçip/gitti.
 
            Vatandaşla, cami cemaati ile hemhal olunamadı.
 
            Geniş yayın ve ulaşım imkânlarına rağmen vatandaşların camilere giriş/çıkış adabı, namaz adabı, ezan dinleme adabı, israf ve emanete sadakat hususları anlatılmadı. İslam’da haramın, sosyal ve iktisadi bünyenin kemirgeni olan faiz konusuna değinilmedi. Kuran-ı kerim dinlemenin ve kuran-ı Kerime saygının gerekliliğinden söz bile edilmedi. Kudsiyeti anlatılmadı.
 
            Ama, koca bir hafta dolu dolu geçti, gitti…
 
            Haftanın son günü, Cuma idi…
 
            Mekân, Sarayönü’ndeki Yusuf Paşa Camii Şerifi…
 
            Biraz geciktiğimden, avluda bulabildiğim boş yere oturdum…
 
            İçeriden, vaaz efendinin dışarıya sesi geliyordu. Ama pek anlaşılamıyordu. Konuşma sırasında EZANÎ MUHAMMEDÎ okundu. Vaaz efendi konuşmasına devam etti, tınmadı.
 
            Ezan bitti…
 
            Vaaz efendi, cezbeye gelmiş, cazibeye kapılmış konuştukça konuşuyordu…
 
            Dışarıda olduğum için anlayamadım… Herhalde konuşma merkezi sistem yapılıyordu.
 
            Vaaz efendi konuşuyor, biteviye konuşuyor, ezanın bittiğini bile önemsemiyordu. Neticede, Tekbir ile namaza kalkıldı.
 
            Namazın üçüncü rekâtının secdesinde konuşma bitti…
 
            Bir ikilem içersinde kalmıştık…
 
            Namazdaki Müslüman huşu ile namazını mı kılsın, yoksa, ses cihazından yükselen zamansız sesleri mi dinlesin?..
 
            Bu kabil konuşmalar namazın adabına aykırıdır. Vatandaş, Allah’ın huzurunda iken, Rabbına yönelmiş, farz olan namazın Sünnetini eda ederken, kulaklarını, dünyevi seslerle doldurmanın, huzuru ve uhrevî havayı bozmanın anlamı, manası nedir?
 
            Ben anlayamıyorum.
 
            Böyle bir davranış olmaz, olmamalıdır.
 
            Bu İslam’ı anlatmak değil, İslam’ın temel esaslarını bozmak, namazın uluhiyetini bozmaktır. VEBALDIR…
 
            Daha dahası, namazı ve ezanı önemsememektir. Namazın farziyet ve önemini yeni yetişen gençlerimize küçümsetmek mesajları verdirmektir.
 
            Cemaat namazda iken İMAM EFENDİ, MÜEZZİN EFENDİ OPERLÖRÜ SESİNİ KAPATAMAZ MI İDİ?
 
            Cuma hutbesi, CUMA NAMAZININ RÜKNÜDÜR. HUTBENİN ADABINA UYGUN DİNLENMESİ, NAMAZDAKİ GİBİ EDEP VE HUŞU İÇERSİNDE OLUNMASI GEREKTİR…
 
            DİNLENİYOR MU? NAMAZDA DÜNYEVİ KELAM DİNLENİR Mİ?
 
            BU NASIL BİR UYGULAMADIR?.. NASIL ANLAYIŞ, NASIL İNANÇTIR?
 
            Yaa, farzı kılıp, hemen camii terk edenlerin dikkatsizliğine ne denilir? Namaz kılanın önünden geçilir mi?
 
            Ama bunu benim hemşerilerimin bazıları bilmiyor ve geçiyorlar.
 
            Söylenilir mi, Müslümanlık bu hareket ve uygulamanın neresinde?
 
            Nerede ise camilerde faiz alışverişleri, ödeme ve tahsilâtları bile camilerde yapılacak hale gelmektedir.
 
            Kusura bakılmasın şeklî Müslümanlık, Müslümanlık değildir. İLAHİYET FAKÜLTEMİZDE, İMAM HATİP LİSELERİNDE ve Kur’an-ı Kerim kurslarında bunlar öğretilmiyor mu?
 
            Dinimize, kutsallarımıza ve DİL’imize sahiplenmez isek, bir milletvekili de çıkar (-BATSIN BU DEVLET!...) diyerek kin kusar.
 
            OYSA BİZ, DEVLETE SADAKAT, İNANÇLARA SAYGINLIK, DEĞERLERE RİAYET, HUZUR VE SEVGİ İSTİYORUZ.
 
            RABB’IMIZ SONUMUZU HAYR EYLESİN…
 
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık