Mustafa GÜNEŞ

“NETEKİM”,ZAVALLI BİR ZALİM: EVREN


Mustafa GÜNEŞ
11 Mayıs 2015 Pazartesi 04:41

Kenan Evren öldü.

Kendimden de çok iyi biliyorum ki şu anda 10 milyonlarca insan onun bu şekilde ölmesine çok üzülüyor, hatta kimileri üzüntüsünden ağlıyordur.

Bu ülkenin yönetimine el koyduğu andan itibaren imzaladığı kararlar, yönettiği zulüm sistemi, bilgisi altında yapılan işkenceler, işkencelerde ve keyfi infazlarda öldürülen binlerce insanı hatırlayan ve o dehşetleri yaşayan milyonlar onun böylece devletin özel denetim ve gözetimi altında yatağında rahat rahat nefesini teslim etmesinden kahrolmaktadır.

BİR TEK O MUYDU?

Daha önce 12 Eylül darbesini anlatan bir yazıda (linki aşağıda) anlatmıştık. Ancak o günleri yaşayan biri olarak gene de kısaca değineceğiz.

Biraz ironik olarak düşündüğümüzde aslında O da bir 12 Eylül kurbanıydı.

Darbe öncesinde hiçbir iddiası olmayan,  Genel Kurmay Başkanı olacağını hayal bile etmeyen, emekliliğini bekleyen sıradan bir askerdi.

Vasat bile sayılamayacak bir zekâ, Türkçeyi dahi doğru dürüst konuşamadığı için ,”netekim” siz bir cümle dahi kuramayan, bilgisiz ve resmen cahil biriydi. Tüm hayatını mesleğine adamış,  amirlerinin her emrini sorgulamadan yerine getirdiği için, yetersiz kişilik ve bilgisine rağmen düzenli rütbe almıştı.

Kısaca hiçbir ekstra meziyeti yoktu.

Geçmiş yıllarda Süleyman Demirel faşistinin askeri rütbelerin verilmesi sırasında imzalamadığı bir terfi nedeniyle askeriyedeki “terfi dizisi” bozulmuş ve hiçbir umut ve hiç beklentisi yokken, bir sabah uyandığında kendini Kara Kuvvetleri Komutanı olarak bulmuş ve bir süre sonra da kader onu 12 Eylül Darbesinin G.K. Başkanı etmişti.

DARBE PLANLARI AYLAR YILLAR ÖNCESİNDEN HAZIRDI

Geçmiş yazımızda da belirttiğimiz gibi 12 Eylül Darbesi yalnızca askeriyenin bir planı değildi.

Aslında bu darbenin altyapısını yıllar yılı adım adım hazırlayanlar,  baş aktör Süleyman Demirel olmak üzere öteki üç Bremen Mızıkacısı Ecevit, Türkeş ve Erbakan’dı…

Özellikle Demirel, Ecevit ve Türkeş başrolü paylaşıyor, Erbakan ise yardımcı oyuncu rolündeydi.

Bu muhteris kadro yıllar içinde toplumda yarattıkları gerilim ve zıtlaşmayla asıl alt yapıyı hazırlamış, askeri kesime planını yapıp son fiskeyi vurmak kalmıştı.

SİSTEM BİR ZALİM YARATIYOR

Yazının başlığında da belirttik. Kenan Evren kişilik olarak zavallı ve yetersiz biriydi. Darbedeki tüm fonksiyonu  “o sırada orada bulunmak”tı.

Bir ordu düşünün ki, temelinde Yeniçerilerin “kazan kaldırma” ,padişah indirip padişah oturtma, hatta öldürme kültürü olan bir gelenekten geliyor.

Enver, Cemal, Fevzi Çakmak, M.Kemal, Cemal Gürsel, Memduh Tağmaç, ve daha nice bunlar gibi darbeci veya ihtilalcı paşalar yetiştirmiş bir ordu. Darbe ve el koyma yeteneği ileri boyutta gelişmiş, tarih içinde asli görevi yanında bir de “Darbe Planları Hazırlama Birimleri” olan bir ordu.

İşte Kenan Evren, kendini böyle bir ordunun başında ve hazırlanmış plana imza atıp yürütmeye koyma işleminin başında buldu.

VE HALK…

O günleri (bilinçli ve olaylardan olabildiğince haberdar bir yaştayken) yaşadım. Kimse kıvırmasın, kimse kendini ve bu halkı demokrasi havarisi gibi göstermeye kalkmasın. Darbe yapıldığı sırada, birkaç ileri görüşlü aydın ve gerçekten demokrat dışında, bu toplumun tamamı darbeyi davul zurna ve bayram ederek karşıladı.

Çünkü başta “Bremen Mızıkacıları Dörtlüsü”, hemen tüm partiler, güvenlik birimleri, ordu ve devletin çekirdek kesimi bu darbeyi adım adım hazırladı. Zaten demokrasiyi hiç de umursamayan ve ruhunda “bize eli sopalı biri gerek “ inancı bulunan toplum da dünden hazırdı.

SİSTEM ZALİMİNİ YARATIR

Böyle bir toplum, böyle bir ordu ve yüz yılların devşirmeci, despot ve zorbası olan bir devletin kurulu sisteminde bir meleği dahi başa getirirseniz zaman içinde bir zalime, gaddara ve kan dökücüye dönüştürür.

Osmanlı ve Türk devletinin tarihi bu örneklerle doludur. Gayrimüslimlerin köylerini basıp 4-5 yaşlarındaki çocuklarını zorla annelerinin elinden “devşirerek” yetiştirdikten sonra komutan, vezir ve sadrazamlık payesi verip kendi halklarının hatta ana, baba ve kardeşlerinin üzerine salarak katlettiren bir devletin sistemi…

Sadece Sokullu ve Kuyucu Murat desek yeterdir sanırım.

KENAN EVREN DE BUNLARDAN BİRİYDİ

Biraz gerçekçi yaklaştığınızda Kenan Evren de tıpkı, Demirel, Ecevit ya da Türkeş gibi bir Cumhuriyet Devşirmesi idi.

Bir kasabanın sıradan bir ailesinin çocuğu… Küçük yaşta alınıp yatılı okullarda yıllarca devletten başka kimsesi olmayan bir ruh ve kişilik durumuna getirilerek yetiştirilmiştir.

Ne kadar munis, ne kadar, vicdanlı, merhametli ve pısırık olursa olsun eline geçen sonsuz yetki, hukuksuz ve denetimsiz sistem onu zaman içinde mutlaka bir zalime çevirir.

Kimse bundan kurtulamaz.

Nitekim günümüzde bile “geçmişin mazlumu” saydığımız, imanlı ve vicdanlı bildiğimiz için bir zarar gelmeyeceğini düşündüğümüz bir zat, 8-10 yıl içinde gözümüzün önünde bir despota, diktatöre ve her şeyi herkesten iyi bilen birine dönüşmedi mi?

Parlamenter sistemde böyle olan biri, Kenan Evren yetkilerine sahip olsaydı ondan farklı mı olurdu sizce?

DEMİREL’SİZ KENAN EVREN DÜŞÜNÜLEMEZ

Evet Evren öldü. Cumhurbaşkanı olduğu için ona devlet töreni hazırlanacak. Sabah akşam ona küfür edenler tıpış tıpış törenine katılacak. Yaptığı zulümler de yanına kâr kalarak gömülecek.

En trajik olanı da suç ortağı ve azmettiricisi Demirel de hiçbir hesap vermeden, üstelik bir demokrasi havarisi olarak ölüp gidecek.

Hâlbuki tam 40 yıldır söyler dururuz. Diyelim ki diğerleri öldü. Ancak Demirel hala sağ. Nasıl ki Evren’in dokunulmazlığı kaldırılıp yargılanma aşamasına getirilerek en azından “fiili olarak” itibarı elinden alındıysa, Demirel de aynı şekilde darbeye yardım yataklık ve azmettirici olarak ilan edilip mahkemeye çıkarılmalı, mahkûm olmasa bile, “itibarı fiilen elinden alınıp” o da, Şahinkaya ve Evren’in gördüğü muameleye tabi tutulmalıdır.

Evet,”netekim” zavallı bir zalim, zulmüyle beraber öldü.

Akıbeti zalim adaylarının dikkatine…

 

10.5.2015

Mustafa Güneş/URFA

 

“12 Eylül Darbesi”yazısının linki:

http://www.urfahaber.net/yazar/--------------------------12-eylul-1980-darbesi-1072.html

 

 

 

 


YORUMLAR
  • yorum2015-05-18 01:45:58M.YALCIN

    sayın yazar siz nasıl DEMİREL ile kenan evreni bir tutarsın ben senin yazılarını keyifle okurdum ben bundan anlıyorum ki siz hiç bir şey bilmiyorsunuz DEMİREL bu ülkede çok bedeller ödemi.....

  • yorum2015-05-12 05:54:31mehmet demir

    yorumunuzun çoğuna katılmamak mümkün değil; ancak bugünkülerden bir farkları vardı. hırsız değillerdi..

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık