Şeyhmus İDRİSOĞLU

OĞLUM BİZİM NEYİMİZİ ÇEKECEKSİNİZ


Şeyhmus İDRİSOĞLU
11 Aralık 2013 Çarşamba 15:07

Göçerler, bizim insanlarımız. Hani çoğu zaman kartpostal ve belgesellerden tanıdığımız biçare insanlar.

İşte ilk köşe yazımı bu güzel ve nadide insanları tanıdıktan sonra kaleme aldım. Aradan yıllar geçtiği halde unutamadığım güzel insanları yeniden anmak istedim ve ilk yazım sizlerle bir kez daha paylaşmak istedim.

"Ben aslında aklımdakini, gördüklerimi yazmasını çok bilmem, fotoğraf çekmeye çalışırım. Daha yalın bir aktarım olduğunu düşünür, bu amaçla da gezerim dağ bayır.

Geçen hafta Hilvan yolunda göçerlerin olduğu bir köye gittim. Amaç biraz sohbet, biraz fotoğraf çekmekti.

Göçerler, bizim insanlarımız. Hani çoğu zaman kartpostal ve belgesellerden tanıdığımız biçare insanlar.

Evin en yaşlısı olduğunu düşündüğüm kadının fotoğrafını çekmek isteğimi belirtince; "Oğlum bizim neyimizi çekeceksin? Biz  mazlumuz, yoksuluz, neyimizi çekeceksin?" deyince duraksadım, sustum öylece.

Ve evin anası bizi çadırına davet etti. Benim çat pat bildiğim Kürtçeyle sohbete başladık.

Öyle candan, öyle samimiydiler ki anladığım tek şey, bu güzel insanların 90 sürecinde çok acı çektikleri. Anlatılanları yazıya dökmeden edemedim. Yüzyıllardır göçebe yaşayan bu insanlar, özgürlük sevdası uğruna yerleşik düzene geçmediklerini anlatıyorlar.

Bu sevimli ve hümanist insanların yaylalarda, dağlarda misafirleri olmuş. Sofralar herkese açık. Askeri gelmiş, benim evlatlarım diye ekmeklerini paylaşmışlar. Dağdakiler gelmiş yine ayırım yapmamışlar, lokmalarını paylaşmışlar. Gel gör ki birileri bu misafirperverlikten rahatsız olmuş.

"Ekmeğinizi paylaşmayacaksınız kimseyle" diye ferman buyrulmuş.

Çadırlarını yakıp, yasaklamışlar o güzelim yaylaları. Çocuklarını alıp götürmüşler, işkencelerden geçirmişler.

Ve bu hoşgörülü, sofrası açık, sevgi dolu insanların içerisine düşmanlık tohumlarını ekmeye çalışmışlar.

Ama göçerler inat. Düşmanlığı bilmezler. Kitaplarında kin ve nefret yok.

Kırılmışlar belki bizlere, herkese. Ama yine de umutları var. Birlikte yaşamak istiyorlar, bazılarının inadına.  Bütün insanlarla kardeşçe yaşamak istiyoruz.

Ve ekliyorlar;  Yerleşik düzene geçelim. Tarlalarımız olsun, ekip biçelim. Hastalıktan ölmeyelim, hastanemiz hemen yanı başımızda olsun. Okulumuzdan çocuk sesleri duyalım. İnsanca yaşamın bu ülkede diğer kardeşlerimiz gibi bizim de hakkımız olduğunu bilelim."


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık