Adalet YILDIRIM

ÖĞRETMENLERİN PERFORMANSI BIÇAK SIRTINDA…


Adalet YILDIRIM
28 Nisan 2015 Salı 05:18

Genel seçimin hengamesi arasında ‘öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde’ ileriki günlerde etkilerini daha çok hissedeceğimiz ve eğitim sisteminde çok şeyin değişmesine yol açacak olan değişiklik, sesiz-sedasız  gerçekleştirildi.

 

Gündem o kadar yoğun, o kadar seçime ve seçimle birlikte yaşanan tartışmalara odaklı gidiyor ki, bu değişikliği ne tartışa bildik, ne de içeriğine fazla girebildik. Gerçi; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyeleri, bu yönetmeliğe yaptıkları basın açıklamaları ve eylemlerle karşı olduklarını belirttiler. Ancak, sesleri bu patırtı ve gürültü arasında pek fazla duyulmadı veya duyulmak istenmedi.

 

Resmi Gazete’de yayımlanan ve yasallaşan bu yönetmelik ne diyor şöyle bir bakalım;

 

Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) puanıyla ilk atamada atanan öğretmen, 1 yıl aday öğretmen olacak. Aday öğretmen performans değerlendirilmesine tabi tutulacak. Performans değerlendirmesini müfettiş, okul müdürü ve bir danışman öğretmen yapacak.

 

Performans değerlendirmesinde toplamda 50 puan alamayan öğretmen memuriyetten atılacak. 50 puan alabilen ise, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yapacağı yazılı ve sözlü sınavına girecek. Bu 2 sınavın ortalamasından 60 alan öğretmenin aday öğretmenliği bitecek, öğretmen olacak.

 

Aslında buraya kadar yeterli sanırım. Daha fazla uzatmaya gerek yok. Zaten gerisinde zorunlu hizmet, puanlama sistemi, tayin kriterleri gibi alt başlıklar yer alıyor. Burada önemli olan şeyin, performans değerlendirmesini yapacak olanların kimliğidir.

 

Düşünün; kaderiniz ve geleceğiniz sizinle birlikte görev yapan müdür ve bir danışman öğretmenin elinde olacak. Ve bunlar sizi değerlendirecek. Umarım bu performans değerlendirmeleri adilane yapılır.

 

MEB, bu konuda belli kriterlerin olduğunu ve kimsenin hakkının yenmeyeceğini belirtip, yetersiz olanların ayıklanacağını ifade ediyor, ama yukarıda da belirttiğim gibi, değerlendirmeyi yapanların kimlikleri en önemli kriterdir bence…

 

Haa bir başka sorun ise eğer ki, bu değerlendirmeler öğretmenin üye olduğu sendika veya sahip olduğu fikre göre yapılacaksa işte o zaman vay halimize…   

 

ASIL YÖK KAPANMALI

 

Son olarak yazımı kaleme aldığımda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, bir açıklama yapıyordu. YÖK Başkanı Saraç, ‘boş kontenjandan dolayı bu yıl bazı programların sayısını düşürdük. Bu bölümler arasında fizik, kimya, biyoloji ve matematik başı çekiyor’ dedi.

 

Ne kadar acı değil mi?, Düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin bilimini şekillendirecek olan bölümler ya kapanacak, ya da 11’den az öğrencisi olana yeni kontenjan verilmeyecek. YÖK Başkanı Saraç, bu durumu önce ki yanlış politikaların sonucu olduğunu söylüyor.

 

 

Bende burada şunu söylüyorum o zaman… Yanlış olan 12 Eylül ürünü YÖK’tür. YÖK nedeniyle bu durumlar yaşanıyor ve belli bölümlere öğrenciler yönlendiriliyor. Gelişmiş ülkelerin en prestijli bölümleri kapanmakla karşı karşıya…Ne diyelim neremiz düzgün ki, eğitimimiz düzgün olsun.

 


YORUMLAR
  • yorum2015-04-29 10:44:37Eğitimci

    Adamlar bu kez eğitim camiasında amiyane tabirle temizlik yaparak, kendi yandaşı bir öğretmen kadrosu oluşturmak istiyorlar. O öğretmenlerde Padihşahlıklarına hizmet edecek nesiller yetiştirecekler.

  • yorum2015-04-28 08:31:16misafir

    Sayın hocam, bunlar cemaatle yıllarca birlikte oldu. Cemaat için birçok eğitim kurumu, üniversite ve yurtları gözden çıkartarak, cemaatin bu alanda yer bulmasına neden oldu. Şimdi ise, bu alandan cemaati silip, buradaki rantı kendileri almak istiyor.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık