Bermal MELİK

Ortadoğu


Bermal MELİK
31 Ağustos 2013 Cumartesi 08:19

Mısır, Suriye, Irak, Katar, Filistin velhasıl…Gündemde her zaman olduğu gibi Ortadoğu var.Yüz yıldır bitmeyen bir kavga, karmaşa, savaş ve istikrarsızlığın coğrafyası…Ortadoğu ile ilgili bir dolu tespit, haber, makale ve araştırma okumuş veya duymuşsunuzdur. Ortadoğu’yu en iyi özetleyen, olan biteni en iyi anlatan fıkrayı sizlerle paylaşmak istiyorum; Nil Nehri’nin bir sazlığında dinlenen kurbağa'ya akrep yaklaşmış. Bunu gören kurbağa suya kaçmış. Yüzemeyen akrep arkasından bağırmış: -Kaçmasana! Yardımına ihtiyacım var. -Ben uzaktayken anlat. -Beni karşıya geçirir misin? -Ama ya sokarsan... -Seni sokarsam ikimiz de boğuluruz, değil mi? -Tamam o zaman, atla. Akrep kurbağanın üstüne binmiş, başlamış kurbağa yavaş yavaş yüzmeye. Nehrin ortasında akrep sivri iğnesini kurbağanın yumuşak tenine geçirivermiş. “Niye yaptın bunu!” diye feryat etmiş kurbağa ölmeden önce. “Burası Ortadoğu!” diye omuz silkmiş akrep suya batarken. Akrep bir yandan su yutarken son sözcüklerini söyler : - Burası Orta Doğu. Burada akıl ve mantık olmaz. Fıkra komik belki, ama daha çok da trajik. Orta Doğu’da ne anlaşma, ne sadakat vardır, ne barış vardır, ne de mantık. Bunun nedeni de yıllar boyu batı emperyalizminin boyunduruğunda yaşamış kitlelerin ruh halidir.
Ortadoğu toplumları öylesine içinden çıkılmaz sorunlarla uğraşıyorlar ki, sorunlar neredeyse ikinci doğaları olarak görünüyor. Birçok akademik gözlemciye göre neredeyse doğallaşmış, kültürlerinin bir uzantısı olmuş, yer etmiş sorunlardan oluşmuş Ortadoğu müreffeh, adil ve huzurlu Batı’nın negatifi durumunda. Ortadoğu şüphesiz dünyanın en hareketli bölgelerinden biri. son yüzyılda belki de en çok savaşa, çatışmaya sahne olan bölge burası. bu kaos ortamının nedenini araştırdığımızda oldukça ilginç gerçeklerle karşı karşıya geliyoruz. ABD’nin Ortadoğu planları, 1980’li yıllardan bu yana ince biçimde planlanmış ve bir ağ gibi örülerek yürürlüğe sokulmaktadır. Ortadoğu’yu büyük emperyalist planlara konu yapan ise enerji kaynaklarına ev sahipliği yapmasından başka bir şey değildir.
Ortadoğu, Osmanlı'nın yönetimi boyunca, bugünkünün aksine oldukça sakin ve istikrarlı bir bölge olma özelliğini korudu.Osmanlı'nın 20. yüzyılın başında bölgeden ayrılması ise, yeni bir gücün bölgeye girmesiyle eş anlamlıydı.
Siyonist liderler, kutsal topraklara ulaşabilmek için Osmanlı'nın bölgeden çıkarılması gerektiği konusunda birleşiyordu. bu hedef doğrultusunda yapılan ilk operasyonlar, satın alınan arap liderleri devrinin ilk örneklerini de oluşturdu Ortadoğu'da. kutsal toprakların kontrol dışı kalması uğruna, ilk isyanlar, savaşlar ve senaryolar ortaya çıktı. bölgede o günden bu yana istikrarsızlık, huzursuzluk bitmedi, kan ve gözyaşı sona ermedi...
O günden bu yana çok şey değişti ama savaşlar çatışmalar bitmek bilmiyor.
Ortadoğu da kan durmuyor.
Osmanlı döneminde beraber yaşarken bugün farklılıklarımızı bir rlü hazmedemiyoruz. Farklı dillerden, inanışlardan oluşumuz bizi birbirimize düşman kılmaz.
Allah isteseydi hepimizi tek bir millet olarak yaratırdı ama birbirimizi tanımamız ve kardeşliği tesis etmemiz için bizi değişik kavimler de ve milletler de yarattı ve dedi ki :Dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu Allah’in ayetlerindendir. (RUM 22)
Ortadoğuyu kanla gözyaşıyla,kaosla tanıyoruz,oysa Ortadoğu dört peygamberin gönderildiği ,tüm dinlerin şekillenip yaygınlaştığı önemli bir cografyadır.
Ortadoğu demek Hz. İbrahim demektir…Ortadoğu demek Hz. Musa demektir
.
Ortadoğu demek Hz İsa demektir
.

Ortadoğu demek Hz Muhammed (A. S.) demektir.Ortadoğu demek kardeşlik, adalet, özgürlük, tevhid demektir.Ortadoğu halkları demek sadece emperyalistleri, kapitalistleri ve işbirlikçileri ötekileştirmek demektir.Bütün farklılıklarımızla birlikte kardeşliğimizi yeniden tesis edelim. Mısır'da, Irak'ta, Rojava'da, Lazkiye'de Suriye'nin her bir bölgesinde katledilen bütün kardeşlerimizin acısını aynı duyarlılıklarla yüreğimizde hissedelim. Türkiye'den Ortadoğu halklaruna güçlü bir mesaj verelim.Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisi ile bizler kardeşiz… Silahlarımızı değil yüreklerimizi konuşturmaya gayret edelim.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık