Mustafa GÜNEŞ

OSMAN BAYDEMİR


Mustafa GÜNEŞ
23 Şubat 2014 Pazar 10:24

Onunla bir kere karşılaşma dışında bir tanışıklığımız yok. Yani 10 yıldır basına yansıyan siyasi kişiliği dışında, normal kişiliği hakkında özel bir bilgi ve gözlemim yok.

Ancak Diyarbakır gibi ayaklanmaların, şiddetin, biber gazının neredeyse doğal atmosfer olduğu, yediden yetmişe siyasileşmiş bir kentin on yıl Belediye Başkanlığı yapıp siyası ve özgün kişiliğini yıpratmadan çıkabilmiş birinin çok özel bir yapıya sahip olduğu kesin.

On yıl boyunca devletin, siyasi iktidarın ve kendi siyasi taraftarlarının en üst düzey denetiminden mali, siyasi ve ahlaki yönden lekesiz çıkmak her babayiğidin harcı değildir

Gerçekten, özellikle KCK operasyonlarına kılıf bulma adına, devletin bütün ajanları yıllarca didik didik ettikleri hayatından tek bir leke dahi bulamadıklarını cümle âlem bilir.

ONUN DÖNEMİNDE HÜKÜMETİN FAALİYETLERİ

Kabaca sıralarsak;

-Başkanı olduğu şehir, yakılıp yıkılarak boşaltılan köylerden 1 milyonun üzerinde  insanın göçüne uğradı.

-On yıllık Başkanlığı süresince Hükümet, kahredici iktidar gücüyle onu başarısız kılmak için etmediğini bırakmadı. İçişleri yetkilileri, valisi, emniyeti ve maliyesi bir saniye bile nefeslerini ensesinden çekmediler.

-Hükümet ve özellikle Başbakan, bir yandan Kürt Hareketinin sembolü durumundaki Diyarbakır’a kentin neredeyse nüfusuna yakın asker, polis ve tim doldurup en ufak bir toplumsal gösteriye en üst seviyeden şiddetle karşılık vermeyi hiç kesintisiz sürdürdü.

Öyle ki şehrin bütün taşları biber gazı kokmakta...

-Belediyeyi ekonomik olarak baskı altında tutarak başarısızlığı için ne lazımsa yaptı.

-Başkanlığı boyunca bir koz bulup onu da diğer BDP’li Başkanlar gibi KCK’den içeri attırmak için polisini, müfettişini, istihbarat elemanlarını, kaset yapımcılarını ve muhbirlerini peşinden eksik etmedi.

-Dahası, “Mütekebbir Başbakan”, onu 10 yıl boyunca bu çok özel kentin belediye başkanı olarak kabul etmeyi içine sindiremedi, muhatap almak istemedi, kente gittiğinde ziyaret bile etmedi.

Protokolde dahi yer vermek istemedi. (Son Belediye ziyareti hariç. Onu da neden yaptığını biliyoruz.)

BAYDEMİR NE YAPTI BU ON YILDA

-Milyonla ifade edilen ve kendi yurdunda mültecileştirilmiş insanları “başı gözü üstüne”  bağrına bastı. Hepsine yer, yurt aş ve imkânlarını sonuna kadar zorlayarak iş sağlamaya çalıştı.

-Kentin Anayasası demek olan 50 yılık nazım planını yaptı. Bu öyle bir plan ki, Başkanlığa kim ve hangi parti gelirse gelsin, uymak zorunda olduğu bir büyük belgedir.

-Öyle yerleri imara açıp öyle düzenlemeler yaptı ki, arsa spekülatörlüğünü Diyarbakır için neredeyse tarihe gömdü.

-Kente uluslararası bir ün ve nitelik kazandırarak Dünya ve UNESCO gibi örgütlerin gündemine soktu.

-Her toplumsal harekette kendini öne atarak kan dökülmemesi, kargaşa ve çatışma çıkmaması için çabaladı. Ve tamamında olmasa bile, çok büyük kısmında sonuç aldı.

-Diyarbakır dışında olduğu zamanlar hariç, atılan bütün biber gazlarını hemşerileriyle beraber teneffüs etti

-Diyarbakır gibi halkın ve devletin her an tetikte olduğu bir diyarda, her zaman devletle halkın arasında “katalizör” olmayı üstlendi.

-Şehrin yükünü yüz yıllarca problemsiz taşıyacak öyle caddeler açtı ki, bırakın Türkiye’yi, Avrupa ülkelerinin bile belediye başkanlarını hayran bıraktı.

-Ve nihayet bütün bu süre içinde gerek kendi gerek yol arkadaşları hakkında tek kuruşluk yolsuzluk, iltimas hatta dedikodu dahi çıkmadı.

-Hepsini bir yana bıraksak bile sırf haram, vurgun ve yolsuzluk konusunda anasının sütü kadar saf ve temiz olduğunu  (dost–düşman)  tüm dünya gördü, kabul etti ve söyledi.

SÖZÜN ÖZÜ

Urfalılar hiç bir uyduruk gerekçenin ve mazeretin ardına düşmeden bu değere sahip çıkmalıdır.

22.2.2014

Mustafa Güneş/URFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star