Misafir Yazar

OSMANLI’YI ÖLDÜRDÜLER


Misafir Yazar
22 Kasım 2012 Perşembe 14:51

Başbakanımız her fırsatta hayranlığını dile getirip, Dolmabahçe Sarayı’nı çalışma ofisi gibi görse de, geçen hafta AKP milletvekillerinin TBMM’deki icraatları ile Osmanlı’nın katledilmesine seyirci kaldı.

Nasıl mı?

Karma komisyonca 18 kişiye indirilen Ombudsman aday adaylarının tümünde iktidara yakınlık kriteri arayarak.

Peki nedir bu Ombudsmanlık?

Bir çoğunuza çok yabancı bir kavram olarak görünse de, Osmanlı’dan dünyaya yayılmış bir müessese. “Ak Sakallılar, Akil Adamlar” şeklinde tariflediğimde hepiniz “hah bildim” diyeceksiniz.

Osmanlı ile ne alakası var?

1709 Osmanlı-Rus harbinde yenilen Demirbaş Şarl, Osmanlı’ya sığındı ve 5 yıl misafir edildi. Yokluğunda İsveç’te kral adına hareket eden devlet görevlilerinin yasalara uygun hareket edip etmediğinden ciddi kaygı duymaktaydı. Osmanlı’nın kurumlarını incelemeye başladı ve “Divan-ı Mezalim”i kopyalayarak, 1713 yılında İsveç’te “Hogste Ombudsmannen”i kurdu. Bu kurum giderek İsveç’in gurur duyduğu bir Anayasal kurum haline geldi ve tüm dünyaya yayıldı.

Artık tüm medeni ülkelerin olmazsa olmaz işleyişleri arasında.

Önemi ne?

Önemi dünyanın bir çok ülkesindeki adlarını sıraladığımda, hemen anlaşılacak.

  • Yurttaş Sözcüsü
  • Parlemento Komiseri
  • Kamu Hakemi
  • Ak Sakallılar
  • Akil Adamlar
  • Halk Avukatı
  • Kamu denetçisi

Nasıl bir kara mizahtır ki, Osmanlı’dan dünyaya yayılan bu kurumun 300 yıl sonra, bizim ülkemizde de tekrar kurulması için onlarca sivil toplum örgütü, yaklaşık 20 yıldır mücadele verdiler.

Amaç; “vatandaş” odaklı, şeffaf bir demokrasi, kamu yönetiminin insan haklarına saygılı işleyişini gerçekleştirmek idi.

Çünkü bu kurum TBMM’nin seçeceği; bağımsız, mesleklerinde başarılı, tarafsız, kimsenin telkin, ima ve tavsiyede bulunamayacağı, son derece güçlü yetkilerle donatılmış, gizli hiç bir dosyanın açılmamasının söz konusu olamayacağı, geniş bir soruşturma ve araştırma yetkileriyle donatılmış kişilerden oluşacaktı.

Devletle, millet arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde, ömür ve güç yetmeyen dava dosyalarına gerek kalmayacaktı.

Kurum özellikle bizim ülkemize çok, hem de çok gerekliydi.

Nihayet 2005’de bu kurum “Kamu Denetçiliği Yasası” ile TBMM’de kabul edildi.

2006’da CHP’nin itirazıyla Anayasa Mahkemesinden,”ombudsmanların  iktidarın parmak hesabıyla tarafsız seçilemeyeceği” gerekçesiyle geri döndü.

2012’de Anayasa Mahkemesinin endişeleri giderilmeden aynen kabul edildi.

Geçen hafta; CHP ve MHP grubunun, “uzlaşı ile seçelim” ısrarına ve Başbakan’a bu konuyu iletmelerine rağmen, AKP “benim iktidarım, ben seçerim” diretmesinde oldu. Sonuçta muhalefet milletvekillerinin komisyonu terketmelerine rağmen, yalnızca AKP Milletvekillerinden oluşan geride kalanlarca, 18 aday adayı tek taraflı olarak belirlendi.

Mesele sadece, 1 Baş Ombudsman, 5 Ombudsmanın tarafsız kişilerden oluşması gereği meselesi değil.

200 uzman ve uzman yardımcısı, şöförü, sekreteri, arabaları, binası ile büyük bir bütçenin ve dev bir yanlı kadronun yaratılıyor olması.

Basın farkında değil.

Halkımın haberi bile yok.

CHP ve MHP grubu 29 Kasım’da TBMM’de gizli oyla seçilecek Ombudsman oylamalarına girmeme kararı almasına rağmen, medyamızda tek bir satır, ses yok.

Bari ben yazayım dedim.

Kamu Denetçiliği Kurumunu, daha doğmadan yok ettiniz.

Osmanlı’yı öldürdünüz.

Tarafsızlığın esas olduğu, Kamu Denetçilerinin TBMM seçimlerine, Demirbaş Şarl’ın mezarında kıs kıs gülüyor olmasına dayanamıyorum.

Sesim geliyor mu??????

 

Gönül Saray

 



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık