Duygu SUCUKA

ÖZEL HAYAT


Duygu SUCUKA
19 Kasım 2013 Salı 08:34

karısını ya da kocasını gizlice aldatanlara, iş seyahatindeyim deyip gittiği yerlerde sevgilisiyle fink atanlara, sekreteriyle ya da yakın çalışma arkadaşıyla gizli mekanlarda buluşanlara, yoz ilişkilerle yuvasını yıkanlara, hayasızca zevk çatanlara bakınız.

**********************************************************************************

ÖZEL HAYAT

Son yıllarda özel hayatı ilgilendiren konularda o kadar çok tartışma yaşanmaya başlandı ki, benim özel hayatım ya da adamın özel hayatı sana ne anlayışı rafa kalkmış gibi duruyor. Özel hayatla ilgili tartışmalar tarih boyunca hep olsa da, son yıllarda ülkemizde biraz daha didiklenen bir kavram olmuştur. Buna da özel hayat süreci mi demek gerekiyor?

Özel diyorsunuz ama sizi ilgilendirirmiş gibi üzerinize vazife sayıyorsunuz. Ortaya atılan tartışmalar gerçekten merakın devamı mı yoksa toplumsal manada herkesin evindeki yaşamına çeki düzen vermek mi yoksa gündem doldurmak mı? Hangisini ele alsak hiç birinin elle tutulur yanı
olmaz.

Toplumsal değerlerimiz var elbette, kültürümüz de müsaade etmez yozlaşmış yaşam
şekillerine. Ancak kanun çıkararak herkesin evindeki yaşamına müdahale etmek de doğru değil. Eğer ki kızlı-erkekli açıklamalarından anladığımız bu ise…

 

Geçiniz evlerin içini, biraz dışarıya bakınız. Yozlaşmış ilişkilere, aklı belden aşağı çalışan zihniyetlere, karısını ya da kocasını gizlice aldatanlara, iş seyahatindeyim deyip gittiği yerlerde sevgilisiyle fink atanlara, sekreteriyle ya da yakın çalışma arkadaşıyla gizli mekanlarda buluşanlara, yoz ilişkilerle yuvasını yıkanlara, hayasızca zevk çatanlara bakınız. Yok mu bunlar toplumda? Bunlar ne olacak peki? Var mı bir yaptırımınız? Var mı bir kanununuz? Ki adamın yuvası dağılmasın. Ya da toplumda kötü örnek olmasın. Ya da aklı başkasının namusunda kalmasın. Çekip çıkarabiliyor musunuz bunları toplumun içinden?

Ya çoklu evliliklere ne demeli? Adamın bir tane resmi nikahlı birkaç tane imam nikahlı (kanunlar önünde nikahsız) karısı var. Hangi din kadını bu kadar alçaltacak ve köle muamelesi yapacak bir emri buyur eder? Bu düşünce de dinde yeri olmayan, sadece dine dayandırılmış, yozlaşmış bir anlayışın devamı olabilir mi? Bunun da önüne geçmeyi, kadını cinsel obje olarak görülmekten çıkarmayı düşünseniz iyi olurdu.

Çocuk yaşta evlendirilen küçücük kızların haline bakınız bir de. Her ne kadar toplumsal değişim oldukça bu konuyu aşıyoruz diye üzerinden beri gelinmeye çalışılsa da çocuk yaşta evlendirilen kızlar azımsanmayacak orandadır. Kanunlara göre 15 yaşın altındaki çocuğa yapılan cinsel taciz cinsel istismar suçudur. Öyleyse bu küçük çocuklarla evlenen erkekleri neden toplayıp hapse tıkmıyorsunuz veya onların velayetini üstlenerek evlendiren ailelerine neden bir işlem yapmıyorsunuz? Devlet, kültür mantığı altında yapılan yanlışları görmezden gelemez.

Özel hayatı tartışmaya açmaksa mesele özel yozlaşmalara da bakmak gerekir. Belli
kesimleri hedef almak siyaset yapmaktan öteye geçmez.

19.11.2013


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık