Bermal MELİK

"PKK, KCK, BDP" OUT," ÖCALAN" İN


Bermal MELİK
29 Ekim 2013 Salı 14:17
Demokratikleşme paketinin beklentilere cevap vermemesi sonucunda tartışmalar  iyice büyüdü.Hükumet karar verdi ve meseleyi çözecek diye düşünürken  dil tekrar sertleşmeye başladı. PKK, KCK  ve BDP' de söylemler değişmeye başlandı.Bunun üzerine gözler yıllardır muhatap alınmayan bugünde görüşmelerinde makul davrandığı söylenen Öcalan'a çevrildi. Öcalan'ın daha ılımlı olduğunu beyan eden söylemler sık duyulmaya başlandı.Lider denilen şey tek başına çok güçlü bir kurum ve söylediği her şey kürtlerin hayatını değiştirebilecek, onlara yön verebilecek güçtedir. 30 yıldır ülke siyasetinde hep konuşulan  ve tartışılan isimdir Abdullah  Öcalan.Abdullah Öcalan'ın kürt halkı ve PKK üzerindeki etkisi ve önemi bilinmektedir. Savaşın en yoğun olduğu dönemde  Öcalan’ a  "bebek katili " denilirdi ve bu " sıfat" yıllarca kullanılmıştı. Sonraları bir ropörtajla (Meşhur M.Ali Birand ropörtajı) koyu  Galatasaraylı olduğunun altı çizlerek sempatikleştirilmeye, insani yönü ortaya çıkarılmaya çalışılmıştı.Bir dönem, ne olduysa birdenbire(!), dini inancı sorgulanarak " dindar kimliği " ön plana çıkarılmaya çalışıldı.Bunların hepsi bir tesadüf müydü, yoksa gündemin bir parçası mıydı?Dünün "bebek katili " bugün "dindar lider " olmuştu. PKK, KCK, BDP "kötü", Abdullah Öcalan "iyi" olmuştur. "PKK, KCK, BDP" out, "Öcalan" in olmuştur. Türk halkını ve cemaatleri ikna etme için Öcalanı sempatikleştirme çabası  çözüme katkı sunar mı?Önümüzde yıllarda yapılcak iki büyük seçim için, oyalama taktiği midir?Avrupalıların 'window dressing' dedikleri yani bir tür vitrin düzenleme işimi dir? Kürt sorunu gibi önemli bir sorun bu "sıfat"lar ön plana çıkarılarak çözülebilinir mi? Bir örgütü kötü, liderini iyi yapmakla yol alınmaz.Bu söylemle ancak süreç bir kaç  ay götürülebilinir.Çözümler sorunun nasıl tanımlandığına göre değişir. Bu yüzden konuya önce Kürt sorununun ne olduğuyla başlamak gerekir. Günümüzde çok boyutlu ve girift bir hal almasına karşın özünde Kürt sorunu, farklı bir etnokültürel kimliğin korunması, güvence altına alınması, serbestçe, korkusuzca ifade edilebilmesi ve gereklerinin yapılabilmesi sorunudur. Ve bu haliyle Kürt sorunu, öncelikli olarak  insan hakları gibi doğuştan sahip olunması gereken kültürel haklarla ilgili son derece “insani” bir sorundur. Çözümün odaklanması gereken asli ve acil sorun da budur. Ayrıca özünde bir kimliğin tanınması ve korunmasına ilişkin olduğu için -bu zamanında yapıldığı takdirde- ille de bir siyasi  veya insani “sıfat” verilmesini de gerektirmez. Hükümetin Kürt sorunundaki “yeni strateji”si vesilesiyle yapılan açıklamalarda bir kez daha görüldü ki, çözümü zorunluluklar yerine kendi ideallerinde arıyorlar. Abdullah Öcalan ’a sürece göre  "yeni elbiseler", "yeni sıfatlar" verilerek kürt sorununun çözümü olmaz. Çözüm için en iyi hareket noktası “olmazsa olmazlar” dır. Kürt sorununun çözümünde olmazsa olmaz ise, kültürel haklardır. Kürt sorununun çözümü, her şeyden önce Kürt kimliğinin güvence altına alınmasını sağlayacak kültürel hakların, herhangi bir muhataba ve müzakereye gerek olmaksızın tam, eksiksiz ve gecikmeden verilmesine bağlıdır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık