Mehmet FARAÇ

PKK-KCK kuşatması nereye gidiyor?..


Mehmet FARAÇ
7 Aralık 2011 Çarşamba 18:28
PKK, terör eylemlerine başlamasından 33 yıl sonra tarihinin en büyük kuşatması altında... Örgüt yalnızca askeri açıdan değil, KCK kapsamında tüm legal ve illegal siyasi birimlerinin kumpasa alınmasının da sıkıntısını yaşıyor... Peki, kuşatmanın boyutları genişlerken, bu durum yalnızca örgütle mücadelenin giderek daha sertleşeceğine mi işaret ediyor?.. Geliniz, yanıt için süreci birlikte irdeleyelim:
AKP iktidarının Ankara- İmralı hattında “demokratikleşme” iddiasıyla kurduğu “açılım” köprüsünün halatları 4 ay önce gerilmeye başladı!..
Aslında yalnızca PKK’nın eylemlerini giderek arttırması değil, terör örgütünün çatı yapılanması KCK’nın kentlerdeki örgütlenme ve faaliyetleri de iplerin çürümesine yol açtı.
Diyarbakır’da “demokratik özerklik” adı altında bölünmeye gidecek bir kararının açıklanması ise bardağı taşıran son damla oldu!
Devlet, kentlerdeki PKK‘nın, dağdaki silahlı PKK’dan daha tehlikeli bir hale geldiği iddiasıyla açılım köprüsünün halatlarını bırakıvermişti!..
Bu karar yalnızca AKP’nın Kürt meselesindeki plansızlığının değil, PKK’nın “şiddeti dayatma politikasında” ısrar etmesinin de sonucuydu!..
Hükümetin her adımını devletin verdiği bir taviz olarak değerlendiren örgüt, eylemleri yoğunlaştırarak tavizleri artıracağını düşünüyordu!..
3 aşamalı kumpas!..
Devlet sonunda açılım planını tersine çevirerek tam kuşatma stratejisini uygulamaya koydu!..
Bu strateji de üç aşamalı olarak uygulandı... İl etapta medyadaki “itibarsızlaştırma” operasyonu gündeme getirildi. BDP milletvekilleri ile KCK içersinde faaliyet gösteren bazı din adamları tatildeyken kadınlarla görüntülendi, BDP milletvekillerinin çocuklarının özel yaşamlarındaki lüks ve şatafat ise fotoğraflarla deşifre edildi!..
KCK’nın “akademi” adı altındaki faaliyetlerinden elde edilen ses kasetleri ve görüntüler de özellikle internet medyası üzerinden kamuoyuna yansıtılarak örgütün nasıl kapsamlı bir organizasyon içinde olduğuna dikkat çekildi.
PKK- KCK kuşatmasıyla ilgili ikinci aşama askeri müdahaleyi içeriyordu...
Türk Silahlı Kuvvetleri, uzun bir aradan sonra hava ve kara operasyonlarını aynı anda başlattı ve örgütün kış hazırlığına olanak tanımadan çok sayıda kampa bomba yağdırdı.
Bu hareket, PKK’nın kentlere sızma hedefini de olumsuz etkiledi...
Ancak PKK, Yücel Halis gibi örgüt içindeki en eski militanlardan birinin de öldürüldüğü hava operasyonlarında 150’den fazla kayıp verince, Çukurca baskınını gerçekleştirdi.
Örgüt tabanına moral vermeyi amaçlayan bu saldırıda 24 asker şehit edilince, TSK’nın sınır ötesi operasyonları da yoğunlaştırıldı.
AKP iktidarının kuşatma stratejisinin üçüncü aşaması PKK’nın hiç beklemediği ölçüde etkili ve kapsamlı olarak uygulamaya konuldu...
Yüzde 60’lık kıskaç!..
Teknik takip ve izleme örneklerinden de anlaşıldığı gibi hazırlıklarının aylar önce başladığı belirlenen KCK operasyonları, PKK’nın siyasi, hukuki ve milis yapısının tüm unsurlarını çökertmeyi hedefliyordu.
PKK ile siyasi birimi KCK arasındaki ilişkilerin belgelenmesi üzerine çok geniş kapsamlı bir kıskaç planı hazırlandı. Bu plan kapsamında önce Öcalan’ın avukatlarıyla ilişkisi kesildi.
İmralı’da yatan Öcalan’a yönelik bu tecrit aslında PKK’nın rotasının şaşırtılmasını da hedefliyordu!..
Çünkü Öcalan’ın son 4 yıldır verdiği talimatlar, KCK adı verilen çatı örgütlenmesinin kentlerdeki yapılanmasına önayak oluyordu.
KCK operasyonunun ikinci etabında kent birimleri hedef alındı... Bu kapsamda BDP’nin il ve ilçe başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri ile KCK kapsamında kurulan siyasi ve akademik büroların temsilcilerinin neredeyse yüzde 60’ı gözaltına alındı.
Üç aydır süren operasyonlarda gözaltına alınan 4 binden fazla KCK üyesinin 1500 kadarı tutuklandı.
İçişleri Bakanlığı yetkililerinin zaman zaman medyaya da yansıyan açıklamalarına bakılırsa, KCK operasyonu uzun bir süre devam edecek.
Ve belki bu operasyon BDP’nin Doğu ve Güneydoğu örgütlenmelerini de kapsayan tüm KCK birimleri etkisiz hale getirilene kadar sürecek!..
Hatta BDP’lilerin medyaya yansıyan kaygılarından da anlaşıldığına göre, operasyon BDP içindeki şahin kanada kadar uzanacak... Bu kapsamda en az 6 milletvekilinin bile tutuklanacağı öne sürülüyor!..
İşte Kandil’den gelen yanıt!..
Devlet KCK’ya önemli bir darbe vurulduğuna inanmış olacak ki, başbakan Erdoğan’ın, “PKK’nın silah bırakması durumunda çok ciddi gelişmeler olabilir” şeklindeki sözleri medyaya yansıdı...
KCK’nın en az yüzde 60 oranında kuşatıldığını düşünen Başbakan’ın bu çıkışı PKK’nın belinin iyice kırıldığı anlamına da geliyor!..
Peki PKK, hükümetin bu kuşatma planı ile Başbakanın açıklamasını nasıl karşıladı?.. Yanıt KCK’nın bir numaralı ismi Murat Karayılan‘dan geldi. Karayılan örgütün ajansı ANF’ye konuşurken sözü önce operasyonlara getirmişti:
“Apo ‘Kürt sorununun çözümünün çerçevesi budur’ diye protokolleri sunduktan sonra AKP ve Erdoğan’ın tutumu daha fazla farklılaşmış, özellikle Kürt siyaseti tarafından özerkliğin ilan edilmesiyle birlikte tavır alma daha da keskinleşmiştir. Onların aradığı, teslim olmaya yatkın bir Kürt duruşudur.”
Peki, ya silah bırakma meselesi?.. İşte Karayılan’ın devletle-PKK arasında iplerin tamamen koptuğunu kanıtlayan dünkü yanıtı:
“Erdoğan’ın sözü öteden beri dayatılan bir şeydir. Bu, olması mümkün olmayan bir husustur. Ne olacaksa karşılıklı olmak zorunda; bizden yana artık tek taraflı adımlara yer yoktur. Bunu açık söylüyoruz.”
Bu yanıttan da anlaşılıyor ki, önümüzdeki süreç yalnızca PKK-KCK kuşatmasının yoğunlaşacağı bir süreç olmayacak, kontrolsüz terör gruplarının hareketleri de artacak!..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık