Mehmet FARAÇ

Psikolojik harp büyüyor!


Mehmet FARAÇ
6 Ekim 2011 Perşembe 18:20
Başbakan Erdoğan’ın “Bıçak kemiğe dayandı” şeklindeki çıkışının ardından PKK, hem askeri hem de siyasi olmak üzere iki taraflı olarak kumpasa alındı...
Yandaş medya da, Kürt hareketinin her eylemini deşifre ederek kumpasın daraltılmasına katkı sunuyor!..
PKK’nın Avrupa’daki dernekleri, örgütün para kaynakları, BDP yöneticilerinin belediyelerden aldığı ihaleler ve PKK’dan kaçanların ifadeleri her gün yandaş medyanın manşetlerini süslüyor!..
Tüm bunlara PKK’ya yönelik bir aydır devam eden hava bombardımanını, hazırlığı süren kara müdahalesini ve son olarak 15 gün önce başlayan KCK operasyonlarını da eklerseniz kumpasın giderek daraltılacağı anlaşılıyor!..
BDP-PKK çizgisi ise cezaevlerinde bulunan 1500 civarında KCK tutuklusunun serbest bırakılmasını beklerken, son 15 günde 300’den fazla yandaşın gözaltına alınmasının şaşkınlığını yaşıyor!..
Diğer taraftan Abdullah Öcalan’ın 70 gündür avukatlarıyla görüştürülmemesini de unutmamak gerekiyor…
Ancak tüm bunları alt alta yazınca şu önemli soru gündeme geliyor; hükümet PKK liderinin yanı sıra örgütün Kandil ve Avrupa’daki temsilcileri ile bile görüşürken KCK’yi niçin kıskaca alıyor?..
Üstelik KCK, dediğiniz yapı aslında PKK’nın ta kendisi!.. Hatta bu yapı, PKK’nın yanı sıra Kürt hareketinin tüm legal ve illegal birimlerinin de çatı örgütlenmesi...
Kürt hareketinde 30 yıldır görülmeyen tuhaf ve şaşırtıcı bir süreç yaşanıyor...
AKP iktidarı 12 Haziran seçimlerinde başarı kazanınca bu sürece karşı taktik değiştirdi!..
PKK’nın son günlerde sivilleri hedef almasının tek nedeni ise şiddet eylemlerini yoğunlaştırarak bu taktiğe ters takla attırmak!
Sonuçta kan ve kaos ikileminde, devletle PKK arasında yalnızca silahlı mücadele sürmüyor, psikolojik harp de giderek yoğunlaşıyor!..

İmralı’nın kesilen yolları!..

Ankara ile İmralı arasındaki diyalog köprüsü çökünce Öcalan’a yönelik uygulamalar da sertleştirildi. Dedik ya, PKK lideri neredeyse 70 gündür avukatlarıyla konuşamıyor...
Yani aslında AKP iktidarı, İmralı’yı ablukaya alarak yalnızca PKK’nın hafızasına müdahale etmedi bu “tecrit” yöntemiyle örgütün pusulasına da çok ağır bir darbe vurdu...
Düşünebiliyor musunuz, MİT’le bile oturup sohbet eden Öcalan, haftalardır avukatlarının yüzünü bile göremiyor!..
Son iki aydır hem Kandil’de kuşatılan hem de siyasi birimleri çember içine alınan örgüt, İmralı’dan öneri ve talimat alamayınca strateji de geliştiremiyor!..
Yani dağdaki PKK; ne Avrupa’daki ne Türkiye’deki ve ne de İran, Suriye ve Irak’taki kollarının nereye uzanacağı konusunda haritasız dolaşıyor!..
Diyalog, terör, kaos ve kıskaç çemberinde körü körüne yürümeye çalışan Kürt hareketi ise “tecrit” olarak nitelendirdiği avukat ambargosunu etkisiz kılmak için çabalıyor.
Örneğin İmralı Adası’nın da bağlı olduğu Bursa’nın Gemlik ilçesine yönelik on binlerce kişinin katılımıyla bir yürüyüş planlanıyor.
BDP ve KCK’nın amacı, Öcalan üzerindeki disiplin baskısını kaldırmak ve avukat görüşmelerini yeniden başlatmak!..
Son günlerde yoğunlaşan KCK operasyonlarını da işte bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor!..
AKP iktidarı, KCK’nın üzerine yalnızca bu birimin BDP’li belediyeler ve PKK’nın kent yapılanmasıyla bağlantısı yüzünden gitmiyor!..
İktidar, Öcalan’la ilgili yapılması planlanan Gemlik yürüyüşünün alt yapısını çökertmek için de KCK’yı hedef alıyor.
Bakalım Kürt hareketi bu gözdağından nasıl etkilenecek?..

9 Ekim’in amacı!..

Peki, ciddi güvenlik sorunlarına yol açmasından da endişe edilen yürüyüşü kimler planlıyor?
AKP’yi korkutan bu protesto yürüyüşünün ardında aslında hangi gruplar var?..
Cezaevindeki PKK ve KCK tutuklularının ailelerince kurulan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) Gemlik’te planlanan protesto yürüyüşünü organize etmeye çalışıyor.
Ancak destekçisi gibi görünseler de, aslında yürüyüşün ardında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Barış ve Demokrasi Partisi de (BDP) var...
Yine Kürt hareketini destekleyen bazı sivil toplum örgütleri de yeni bir “intifada” provasını başlatacak olan bu yürüyüşe destek verecek.
Peki, yürüyüş niçin 9 Ekim’de planlanıyor?.. TUHAD-FED, yürüyüşün etkili olabilmesi için Öcalan’ın 1999’da Suriye’den çıkarıldığı gün olan 9 Ekim’i seçti.
Federasyon ilk kez kapsamlı şekilde yapmayı planladığı bu yürüyüşe 100 bin kişinin katılımını hedefliyor!..
Ancak anlaşılıyor ki, “Öcalan’a Özgürlük” adı verilen protesto ve destek yürüyüşü, KCK’ya yönelik operasyonlarla iyice riske girecek!..
Türkiye’nin çeşitli kentlerinden 8 Ekim’de harekete geçecek olan grupların 9 Ekim’de Gemlik’te toplanmasını planlayanlar amaçlarına ulaşabilecekler mi?..
Gerçek olan şu ki, hem sınır ötesi hava saldırıları hem de KCK’ya yönelik operasyonlarla başlayan iç siyasetteki gerginlik 9 Ekim’de zirveye çıkacak!..
Kürt hareketi belli ki, 9 Ekim’den sonra da gerginliği artırarak AKP’yi sıkıştırma politikasını İmralı üzerinden yürütecek!..
Çünkü yapılan çok sert açıklamalardan anlaşılıyor ki, ne PKK ne KCK ne de BDP, devletin diyalog adına verdiği tavizden geri dönmesine tahammül etmeyecek!..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık