Mehmet FARAÇ

Puslu havadaki kurtlar!..


Mehmet FARAÇ
8 Kasım 2011 Salı 18:48
Van’da deprem yaraları sarılırken, Vanlı bir teröristin depremzedeler için yardım kampanyalarının yürütüldüğü Osmaniye’de bile 2 polisi şehit ettiğini yazmıştım ya!..
Doğrusunu isterseniz, o eylemdeki “memleket” vurgusunu başından itibaren bir rastlantı olarak yorumlamaya çalışmıştım!..
Öyle değilmiş meğer!.. “Kurt puslu havayı sever” özdeyişine haklılık kazandıran eylemler yalnızca Osmaniye’de, Van nüfusuna kayıtlı bir teröristin saldırısıyla sınırlı değilmiş!..
Diyeceksiniz ki, terörün anlaşılacak bir yanı var mı ki?.. Yoktur da insanların can derdine düştüğü bir coğrafyada bile silaha sarılmanın mantığı ne peki?..
Van Valiliği’nin dün yaptığı açıklamayı okuyunca işte bu sorunun yol açtığı dehşet daha da büyüdü gözlerimde!.. Bakınız, Vali Münir Karaloğlu basın toplantısında neler söylemiş:
“34 V 9296 plakalı minibüs havaalanı kavşağında durduruldu. Araçta bulunan 4 PKK’lı gözaltına alındı. Araçta 3 Kalaşnikof, 8 el bombası, 1 Glock marka silah, teröristlerin Kandil ile haberleşmek için kullandıkları cihaz ele geçirildi. Türkiye depremden dolayı Van’a kilitlendi. İnsanlar yardım için yarış içinde. Fitne odakları Van’ı kana bulamak için harekete geçtiler.”
İnsanın gerçekten inanası gelmiyor!.. Kürt kökenli yurttaşların çoğunlukta olduğu bir kent felaketin yaralarını sarmaya çalışırken, “Kürtler için mücadele” ettiğini öne süren bir örgüt Van’a militan gönderebiliyor!..
Şimdi sormak istiyorum; fayların yürekleri kırdığı bir kentte patlatılacak bombalar kime ne kazandıracaktı?..
Enkazın altında cesetler dururken yeni enkazlar yaratmaya çalışmak, hangi psikolojiye hizmet edecekti?..
İhanetin kamuflajı!..
Gazetelerde dün yer alan bir başka haber ise ihanet ve işbirlikçilik ikileminde çırpınan zavallıların kangrenleştirdiği bir yaraya dönüştü!..
Bakın, o çok düşündürücü haberde ne tür bilgiler sıralanmıştı:
“19 Ekim’de 24 askerin şehit düştüğü Çukurca’daki hain saldırının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Jandarma istihbarat birimlerince hazırlanan raporda; teröristlerin saldırısı sırasında korucu elbisesi giydikleri, korucuların görev yerlerini terk ettikleri bilgisi yer aldı. Örgütle ilişkisi olduğu tespit edilen 20 korucunun görevlerine son verildi.”
Sayıları kimi zaman 100 bine kadar ulaşan korucuların en az yüzde 20’sinin çeşitli suçlara karıştığı Emniyet raporlarına girmişti!..
Kız kaçırmak, tecavüz, kaçakçılık, cinayet, hırsızlık, kan davası ve köy basma gibi yüzlerce suça karışan binlerce korucu görevden atılmıştı!..
Ancak onlardan hiçbiri Çukurca’da olduğu gibi devletin kar, kış ve yağmura önlem için verdiği kamuflaj elbiselerini teröristlere peşkeş çekmemişti!..
Havan, Doçka, Katyuşa!..
Korucuların yaptığı gerçekten vahim!.. Peki, devletin koruculara dağıttığı kamuflajın ihanetine saklanan teröristler, Çukurca’da 24 askeri şehit ederken nasıl davranmışlardı?..
PKK’nın yayın organları işi öylesine abarttılar ki artık eyleme giden teröristleri gizlemek yerine deşifre etmek için çırpınıyorlar!..
İşte son örnek... Örgütün ajansı Çukurca’da 24 askeri şehit eden teröristlere mikrofon uzatmış!.. Bakın, yalnızca “kod adları” verilen teröristler eylem anındaki davranışlarını nasıl anlatmış:
Mahmut Kobani: “Eylemin birkaç amacı vardı; birincisi, önderliğimiz (Öcalan) üzerindeki tecrittir. Bu eylem de biriken öfkenin taşması.”
Agit Garzan: “8 askeri hedefimiz vardı ve bunların 2 tanesi tamamen imha edildi.”
Botan Bingöl: “Bazı yerlerde de sadece suikast eylemleri yapıldı.”
Baz Met Samsur: “Ben havan başındaydım. Saldırıya giden arkadaşların savunmasını yapıyorduk.”
Eylül Amed: “Eylemimiz 1 saati aşkın sürdü.”
Kendal Doğan Kato: “20 bin askerin bulunduğu Çukurca’da eylemin yapılması önemliydi. Ben eylemde Kattuşa (Katyuşa füzesi) kullanıyordum.”
Ruken Cudi: “Kapsamlı planlamalar yaptık, gruplar oluşturduk. Biz de ağır silahlar, Doçka (ağır makineli tüfek) grubunda yerimizi aldık.”
CHP’de ‘KCK’ tartışmaları!..
CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı’nın KCK operasyonlarını protesto gösterisine katılmasının parti tabanında yarattığı kaos sürüyor!..
Salıcı “bir bilim insanı ve bir yayıncı için” eyleme katıldığını söylese de CHP’liler bu girişime sert tepki gösteriyor!..
CHP’nin grup toplantısından dün medyaya yansıyan bir haber ise parti tabanındaki öfkeyi iyice alevlendirdi!..
Haberlerin özeti şöyleydi:
“CHP PM Üyesi Binnaz Toprak, yaptığı konuşmada son KCK operasyonlarını eleştirdi. Operasyon kapsamında BDP PM Üyesi Prof. Büşra Ersanlı ile yazar Ragıp Zarakolu’nun da tutuklandığını anlatan Toprak, bu olaya parti olarak tepki göstermeleri gerektiğini belirtti. Bu yönde bir metin hazırladığını da ifade eden Toprak, bu metnin milletvekillerinin imzasına açılması daha sonra da bir bildiri olarak yayınlanmasını istedi.”
BDP’nin kurduğu Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) geçen yıl Diyarbakır’da düzenlediği “Demokratik Özerklik Çalıştayı”na da davet edilen Toprak’ın bu girişimini parti tabanının iradesine havale edelim...
KCK operasyonlarının Ersanlı ve Zarakolu üzerinden siyasi bir intikama dönüştürülmesinin, devletin adaletini yaralayacağını da peşinen söyleyelim!..
Ancak bilgi sahibi olmadan fikir ve eylem sahibi olmaya kalkışanlara KCK ile ilgili bir belgeyi sunmadan da geçmeyelim!.. Bakınız, 26 Kasım 2010’da avukatlarıyla görüşen Öcalan KCK’yı nasıl anlatmış:
“KCK örgütlenmesi hızla tamamlanmalıdır. Şimdiden tüm Türkiye’de örgütlensinler. Bu örgütlenme tamamen illegal silahlı bir örgütlenmedir.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık