Mustafa GÜNEŞ

ROJAVA’DA ÇOCUK VE SİVİL KATLİAMI VE BİR HADİS


Mustafa GÜNEŞ
4 Ağustos 2013 Pazar 12:16

Günlerdir En Nusra/Kaide’cilerin Rojava’da sivil, kadın veya çocuk demeden silahsız ve savunmazsız insanları katlettiği, yaptıklarının İslam’a aykırı olduğu yazılıp duruyor.

Oysa El Kaide ve Taliban gibi örgütler çıkışlarına gerekçe olarak; gerek devletlerin, gerek siyasi parti ve bunların uzantıları olan kurumların İslam’ı modernize etmek ve çağa uydurmak amacıyla hareket ettiklerini, bu nedenle de İslam’ı amaç ve ilkelerinden saptırdıklarını, çağa uyacağız diye İslam’ı tahrif ederek küfre girdiklerini, kendilerinin ASR-I SAADET devrinde Peygamber ve Dört Halifenin uyguladığı İslam’ı uygulamak istedikleri için CİHAD ilan ettiklerini söylemektedirler.

Temel hedef ve gerekçeleri böyle olan örgütlerin Kur’an ve Sünnet’e aykırı hareket etmelerini düşünmek mantıklı değildir.

Ekranlarda sık sık Şeriatçı Çeçenlerin, Taliban ve El Kaide türü örgüt elemanlarının yakaladıkları rakiplerinin boğazını kestikleri, çocuk ve kadınları öldürdükleri görülmektedir.

Her seferide kamuoyunda bunların yaptıklarının İslam olamayacağı söylenip lanetlenmektedir.

Oysa belirttiğimiz gibi bu tür örgütler, her türlü hareketlerini mutlaka İslam’daki sağlam bir referansa dayandırırlar.

Aşağıda vereceğimiz Hadis de bu tür eylemlerini dayandırdıkları ve tersinin iddia edilmediği bir hadistir. Öyle ki hadisin altında verilen bir sayfalık izahatta hadisin gerçekliği tartışılmamış, sadece “savaş mantığına” veya “zorunluluk”  kavramlarına dayandırılmaya çalışılmıştır.

Anlatmaya çalıştığımız, eğer kendinizi gerçek Müslüman, rakibi de “müşrik” olarak tanımlarsanız, eylemlerinizi bu hadise dayandırır, hiçbir vicdan azabı çekmeden dilediğinizi öldürür, dilediğiniz kitle katliamını yaparsınız.

Sonuç olarak;

Rojava’daki çocuk, kadın ve sivil katliamı çağa,vicdana,insanlığa  ve mantığa uymuyor olabilir. Ama bu katiller kendilerince şeraitten bir dayanak bulmuş, yüz yıllardır canları istediği her ortamda kullanmakta bir sakınca görmemektedirler.

Nitekim Saddam da  “Enfal Harekâtı” ile 186 bin Kürt’ü; Kerbela’da 200 bin Şii’yi bu ve benzeri hükümlere dayanarak katletmişti.

Bir de bunlara binlerce yıllık “Arap Savaş Kültürü”nü eklerseniz...

Onun için bunları yapanların vicdanları o kadar rahat.

Hadis aynen şöyle:

HADİS No:1262

KONU BAŞLIĞI: MUHARİP MÜŞRİKLERİN HARP HALİNDEKİ VAZİYETLERİ HAKKINDA

RAVİ : Sa’b İbn-i Cessame (radiya’llahu anh’den)

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur:

Ebvâ, yâhut Veddân (harbin)de Nebî salla’llahu aleyhi ve sellem bana uğradı ve o sıra:

- (Yâ Resûla`llah) müşrik (muhârip) lerden âile sâhibi bulunanlara gece baskını yapılıyor da (ayırd edilemiyerek) bunların kadınları, küçük çocukları da musâb(*) oluyor? diye soruldu.

Resûlullah:

-Onlar da müşrikler (câmiasın)dandır, diye cevap verdi. (Ve cevâba devâm ederek):

-(Harb hâlinde) kimsenin kimseyi korumak kudreti yoktur, korumak yalnız Allah`a ve Resûl`ine âiddir, buyurduğunu Resûlullah`tan işittim, demiştir.

Kaynak: SAHİH-İ BUHARİ MUHTASARI

Diyanet İşleri Başk.lığı Yayını

Cilt:8 ,S:384 Hadis no:1262

8.Baskı,1987

(*) Musab:İsabet alıyor,hedef oluyor.

 

4.Temmuz.2013

Mustafa Güneş/URFA

 

 

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star