RTE’nin kısasa kısas siyaseti! İDAM


13 Kasım 2012 Salı 09:11

Hayatla ölümü uzlaştırmak mümkün olsaydı siz hangi tarafta olurdunuz? Taraf olmadan kulaklarınızı tıkayıp gözlerinizi kapatıp yüreğinizi köreltip hayatınıza devam edebilirsiniz. Biz genellikle böyle yapıyoruz.  Her birey seçiminde özgürdür. Vicdanı tutumu kendini bağlar… Duyarsız olmak da bir seçimdir, bir duruş şeklidir… Eyvallah derim.

Politik mücadenin bir parçası olan örüm oruçları, sahadaki politik mücadelesinin sonucu, cezaevlerine düşenlerin toplu halde yaptıkları direniştir bedenleri ölüme yatırmak.  Tasvip eder veya etmezsiniz. Fakat gerçek olan şudur ki bunca insan kendi bedeni üzerinden direnişe geçmiş, an be an ölüme yaklaştığı bu gündeler de Başbakanın üslubu ve tutumu sertleşiyor.  

RTE artık çözümsüzlük üretiyor AKP içinde çatlak sesler çıkmaya başladı. Fevri çıkışları nedeniyle hükümet cephesinde zıt açıklamalar birbiriyle çelişen söylemleri duyuyoruz. RTE kan kaybediyor oylarının düşmemesi ve başkanlık modelini hayata geçirmek için çok acımasız söylemlerde bulunuyor. AKP çözüm yerine çözümsüzlük üreten bir mekanizma oldu.

Açlık grevlerinde ölümler başladığında bu süreç çığırından çıkar. Ölümleri kendi kamuoyunuza ve dünyaya nasıl anlatacaksınız? Önümüzdeki günlerde daha fazla biber gazı daha fazla mermi harcanacak.

Her iki tarafın direndiği  ve kutuplaştığı bir dönem yaşıyoruz. Şiddet dili militarist zihniyetlerden arınmış siyaset yapılmasını istemeyenler iktidarda kalmaya çalışanlardır. Kürt sorunu çözülürse iktidar biter çözümsüzlük üzerinden siyaset yapılmasının yegâne sebebi budur. Biri çıksın ROBOSKİ’ DE neler oldu açıklasın gerçeklerimizle yüzleşelim.  Üstünü kapatarak unutturarak nereye kadar gidilecek.

Toplum ÇÖZÜM beklerken,

Başbakan Erdoğan idam üzerinden tehdit şantaj ve blöf yapıyor. Terör suçlularını idamla korkutuyor. İdam cezasını nasıl getirecek. Dünya devleti olan Türkiye AB ülkelerinin bir parçası olmuş ileri demokrasiden bahsedilen Türkiye’de idam cezasını teröre karşı kullanabilir mi? Bu zor TBMM bu karar çıkmaz referandumu bilemem.

İdam cezasını geri getirmeye çalışan Başbakan Erdoğan kendi grup toplantısında 12 Eylül’de idam edilmiş Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okurken ağlamış ve izleyenleri ağlatmıştı. İdam edilen Adnan Menderes bu ülkede başbakanlık yapmış ve halkın % 50 sinin oyunu almıştı. Dün İstiklal mahkemelerinde idam edilenler yarın Özel Yetkili Mahkemeler tarafından mı idam edilecek. Ne değişeçek! Türkiye nereye gidiyor. Dünya ülkesi olmuş AB'nin bir parçası olmuş Türkiye, geçmişte yaşananları yeniden mi yaşayacaksa statükoyu devam ettiren zihniyet aynı, roller değişmiş demektir.

 Dün Adnan Menderes’i Mustafa Pehlivanoğlu’na ağlayan Erdoğan bugün idam edilmenin yolunu açmaya çalışıyor. Bir kez daha Başbakanın halkının ve seçmenin değer yargılarının duygularının üzerinden sembol siyaseti yapıyor.  Başbakan ne yapmaya çalışıyor idam kartını göstererek Türk milliyetçiliğe vurgu yapıp öte taraftan, Kürt milliyetçileriyle pazarlık yapmıyor mu? Atılan her adım söylenen her söz de oy hesabı var iktidar da kalmak hesabı var.

Koster kalkmıyor, ana dilde savunma hakkı ( KCK nedeniyle ) üç yıldır gündemde, ( nihayet adalet komisyonuna gönderildi) ana dilde eğitim yerine seçmeli dil dersi, fazlasını isterseniz idam edilirsiniz şantajı yapılıyor.

 AKP’nin oyları % 45 altına düşmesin diye kısasa kısas siyaseti güdülüyor. Bakalım MHP’nin seçim meydanlarında gösterdiği yağlı urgan kimin boynuna dolanacak.

Her şeyin bir alternatifi vardır. RTE’nin de alternatifi Abdullah Gül’ü parti içinde ve sahadan çağıranlar var. Önümüzdeki dönemlerde bu öngörümü daha berrak göreceğiz. Bülent Arınç ana dilde savunma haktır diyor. Adalet bakanı sağduyuyla çabalıyor fakat ‘bu iş beni aşar ’ diyorsa hükümet içinde bir bozulma çift seslilik var demektir. Erdoğan kısasa kısas mı istiyor İdam cezalarıyla…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık