Tahir COŞANDAL

Şanlıurfa'da Sağlık sektöründeki sorunlar(2)


Tahir COŞANDAL
26 Haziran 2011 Pazar 01:18
Aile hekimliği Uygulaması
Son bir yıldır "Şanlıurfa'mızda intiharlar" yoğun olarak gündeme gelmeye başladı. 
Türkiye'de psikolojik destek almak isteyenler, yüklü miktarlarda para ödeyerek bu hizmetten faydalanabilmektedir.
Basit bir hastalık için avuç dolusu para harcayan Bakanlık, insan ölümleri ile sonuçlanan bu hastalığa karşı, terapileri ücretsiz yapmak için çalışma başlatmalıdır.
İntiharların sebeplerine baktığımızda; temelde ekonomik sebepler, kuma ve en önemlisi eğitimsizlik yatıyor. Eğitim konusunda ciddi çalışma başlatılması gerekiyor.
Borcu olan esnaf, borcu borç ile kapatmaya başlıyor ve bu olay bir noktada borçluyu intihara sürüklüyor.
Kredi kartı kullanıcıları,  "yorgan'ı ayağına göre uzatmak" atasözünü dikkate almadan alışveriş yaptıktan sonra yüksek banka faizlerine bulaşınca intihara sürükleniyor.
Çok çocuklu ailelerde "yaşam kalitesi" düşük olduğu için; çocuk istediğini alamamaktadır.
Bu intiharların önlenmesi noktasında aile hekimlerimizin çok büyük katkıları olabilir. 
Aile hekimleri, intihar eğiliminde olan kişileri  (Sağlık Bakanlığı olarak kriz merkezi oluşturur ve bu kriz merkezine de o ilde görev yapan psikoloji doktorlarını getirirseniz) kriz merkezine bildirerek çözüm noktasında somut bir çalışma yapılması mümkün olabilir.
 Aile hekimliği uygulaması Şanlıurfa ilimizde faaliyet göstermeye başladı. Fakat hastaların ellerinde uzman doktorlardan aldıkları raporlar bulunmaktadır. Aile hekimlerine bazı ilaçları yazma yetkisi verilmemiştir. Hastalar, tekrar uzman doktora raporlarıyla giderek ilaç yazdırmak zorunda kalmaktadır. Örneğin, Osteoporozi hastalarının kullandığı bonviva vb türü ilaçlar ve rapor gerektiren başka ilaçlar için yine uzman doktorlara raporları ile giderek ilaç almak zorunda kalmaktadırlar.
Tıp hocalarımızın varlığı çok önemli. Çünkü hepimiz çok ehil hocalara hastalarımızı ve sağlığımızı emanet ediyoruz. 
Şanlıurfa'mızda sevk zincirinde Üniversite Hastanemiz kendisinden bekleneni yerine getirmemektedir. Tabii bunun birçok sebebi var:
'En başta yetişmiş hocanın motivasyonuna, kurumu içinde ve şehirde değer verilmelidir. Kıymetlerinin bilinmesi en önemli faktördür.' 
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi özel sektör gibi ruhsatlamak istese ruhsat alamaz
Harran Üniversitesini mümkünse bir gezin! Araştırma Hastanemizin ismini silerek, Bakanlığınızdan özel sektörlere verdiğiniz sağlık ruhsatı için başvursa; inanıyorum ki hastanemize ruhsat vermezsiniz.
Çünkü yaptığım araştırmada hastane personeli de hasta olduklarında kardiyoloji ve birkaç birim dışında kendi hastanelerini tercih etmiyor! Kendi hastanelerini Harran üniversitesi Tıp Fakültesi Osmanbey kampüsüne taşınma süreci sürekli olarak ertelenmektedir. Taşınma sürecinin bilinen ve bilinmeyen nedenlerle sürüncemede kalmasını irdelersek muhatabınız
Rektörlük müdür? 
YÖK müdür? 
Milletvekilleri midir?
Yoksa Sağlık Bakanlığı mıdır? 
Kimdir?
Muhatap bulunamayan Üniversitelerimize, geçici bir çözüm olarak borcu gelirinden yüzde 20 daha fazla olan üniversite hastanelerine Bakanlar Kurulu kararıyla yardım yapılmasına karar verildi. Bu kapsamda 22 üniversitenin döner sermaye bütçesine 380 milyon TL yardım yapıldı.
Acil servislerimiz
Acil hastanelerimiz, eskiyle kıyaslanamayacak kadar gelişti. İzliyor ve görüyoruz.
 Acil hasta ve hasta sahipleri, sıkıntılı ve paniktir. 
Acil servislerde görevli personelin, hastane idarecileri tarafından -hizmet verilme açısından- sürekli takip edilip bilgi verilmesi gereklidir. 
Acil servislerimizde Alarm halinde veya teyakkuz halinde olan personel bulundurulmalıdır.
Bu kişiler, hastayı ve hasta sahiplerine de kısa sürede müdahale gerektiği anlarda -taşkınlıkları karşısında- müdahale ederek psikolojik destek vermeliler. Bu noktada en büyük görev; acil servisin bağlı olduğu hastane yönetimine düşmektedir. Bu kişilerle, iletişim içersinde olur ve izlerse daha verimli, kaliteli hizmet alınması mümkündür. Ayrıca doktorlarımızın ve sağlık personelimizin işlerini şevk ile yapmaları sağlanmalıdır.
Acil doktorlarımız, acil hastalara müdahale ettikten sonra, hasta, revir odasında müşahede altına alınmaktadır. Acil doktorları, bu hastalara bakmak için revire gitmek zorunda kaldıklarında, yeni gelen acil hastalarda sıkıntılar yaşanmaktadır. Müşahede altına alınan hastalara, başka doktorlar da bakabilir! Çünkü enfektüs geçiren bir hastaya, 60 saniye önce ya da sonra müdahale çok şeyi değiştirmektedir.
Acillerde doktorların kapasitesi kadar hasta verilmeli, gerekirse doktor sayıları artırılmalıdır.
Çünkü polikliniğe gelen hasta, daha sonraki günlerde başka şikayetlerden gelip gitmektedir!
Fakat acile gelen hastalar ext olmaktadır.
Yanık ünitelerimize de gerekli önem ve hassasiyet gösterilmeli, bu birimler desteklenerek geliştirilmelidir.
Başbakanımız acil servislerde para konusunu kaldırarak, acile pijamaları ile gelmiş olanların veya yolda giderken kaza geçirmiş kişilerin sorunlarını bıçakla keser gibi çözmüştür.
Hasta ile doktorun arasına paranın girmemesi, sağlık kalitesine artırmaktadır.
DİŞ HASTANESİ 
2003 yıllarında diş hastanelerimiz kuruldu. Diş tedavileri, diş hastanelerimizde çok ucuzdur. Hastane dışındaki özel doktorlarda ise çok pahalıdır. Özellikle bütün bürokrasi, diş hastalıklarını diş hastanesinde yaptırmaktadır. Durumu iyi olan vatandaşlar bile diş hastanesinde dişlerini yaptırmayı tercih etmektedirler. 
Bu da diş hastanelerinin idare kadrolarını önemli bir konuma getirmektedir. Diğer hastane baştabipleri gibi değil! Özel savcı gibi ,özel yetkili; baştabip ve yardımcıları olmaktadırlar.
Diş hastanelerimize,  kadrolu hiçbir diş hekimi alınmadı. Hep sözleşmeli alındı. Sözleşmeli alınan kadrolulara ise; idarecilik yapamazsın da denmiyor, yapabilirsin de denmiyor!
Diş hastanesinde bu işi layıkıyla yapacak idare kadrolar oluşmuyor. Bu da başarıyla yürütülen işleri, olumsuz etkiliyor. Atamaların, Vali onaylı olması beraberinde birçok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.
Milletvekilleri veya başkaları valiliği baskı altına almaya çalışıyor. Hem valiliğin enerjisi boşa harcamış oluyor hem de liyakat sahibi kişiler idareci olamıyor.
 Diş hastanelerinde çene cerrahisi, ortodonti, pedo donti doktorları bulunmamaktadır.
Şanlıurfa'mızdan sürekli yakın illere sevkler yapılmaktadır. 
Bu konuda bir an önce çalışmalar başlatılmasını istiyoruz.

(Devam Edecek)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star