Duygu SUCUKA

Savaş Kuzuları da (mı) Vurdu


Duygu SUCUKA
23 Ekim 2015 Cuma 16:25

Bir süredir Güneydoğu göçerlerinden, koyunun kuzu attığı yani doğuma yakın ölü doğurduğu ya da kuzu doğunca öldüğü yönünde yakınmalar alıyorum. Sesimizi duyurun, bu soruna bir çare bulunsun diyen göçerler beni arıyorlar.

 

Güneydoğum Derneği olarak, Güneydoğu göçerleriyle ilgili epeyce çalışmalar yapmış, onların temel sorunlarını dile getirmeye çalışmış, Karacadağ’ın tepesinde kıl çadırlarda defalarca toplantılar, paneller yapmıştık. Soruna duyarsız kalamayan yetkililer bu konulara kulak kabartmış, sorunların çözümü yönünde ilgi göstermiş ancak onların sorunlarının çözümü yönünde henüz somut gelişmeler olamamıştır. Göçerlere kışlak yapılması anlamında bir çalışma halen Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.

 

Göçerler adına irtibatta olduğumuz Eyüp Ağan, koyunun kuzu attığı yönündeki bilgileri bizimle paylaşıyor. Verdiği bilgilere göre Ceylanpınar’da 10-15 bin kuzu atmış koyunlar. Kendisinin de her gün 3-5 kuzu kaybettiğini söylüyor. “Bu sorun Hakkari’den başladı, sonra Mardin’den bu tarafa doğru geldi, en son şimdi Urfa’da biz yaşıyoruz bu durumu, yetkililer bunu bilsin, duysun, bir çare arasın, perişan durumdayız. Koyun doğuma birkaç hafta kala kuzuyu ölü atıyor, ölü doğmamışsa da doğduktan sonra ölüyor. Bazıları sağlam doğuyor” diyor. Bir de ekleme yapıyor: “Suriye’de atılan bu topların içinde kimyasal maddeler varmış” diyor.

 

Böyle bir vaka Ceylanpınar’da yoğun yaşanıyormuş. Ceylanpınar Suriye sınırında yer alan ve hayvancılığın yoğun yapıldığı bir ilçemizdir. Suriye’deki çatışmalardan en çok etkilen yerleşim yerlerinden birisi olarak bilinmektedir.

 

Güneydoğu göçerlerinin yoğun yaşadığı Irak ve Suriye sınırlarımıza yakın illerde böyle bir durumun ortaya çıkmış olması akla Ortadoğu’daki adı konmamış savaşı getiriyor. Gerek Suriye’deki iç savaşın gerekse Irak’ta her gün patlayan sayısız bombalar ve çeşitli örgütlerin birbirleriyle savaşının, elbette ki çevre kirliliğinde, atmosferin kirlenmesinde, solunan havanın bozulmasında etkisi olabilir. Olup biten bir savaş değil bu, yıllardır devam eden çatışmalar ve bunun sonucunda biriken bir kimyasal kalıntı yoğunluğu. Bilim adamları, çevreciler, Ortadoğu’daki bu soruna analiz ve inceleme temelinde ne gibi çalışmalar yaptılar, ne gibi raporlar hazırladılar, varsa eğer bu tür çalışmalar, kamuoyu ile paylaşılması iyi olurdu.

 

Göçer hayvancılığının yaşadığı bu sıkıntıda başka bir neden olabilir mi? Mesela hastalık. Koyunlarda ilden ile yayılmakta olan bir tür hastalık sorunu olabilir. Bunu da Tarım Müdürlükleri takibe almalı, varsa bir çaresi, bir aşısı onu geliştirmenin yollarını aramalıdır. Mutlaka bu anlamda çalışmalar vardır ya da başlamıştır. Bölgede bulunan Ziraat Fakülteleri bu konuda araştırma çalışmaları yapmalıdırlar.

 

Ölü doğan kuzuların sayısı hakkındaki rakamlar telaffuz edilse bile şu anda tahminden ibarettir. Bu konudaki en sağlıklı çalışmayı Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri yapacaktır.

 

Diğer taraftan konuya kimyasal etkisi anlamında bir yaklaşım ve bakış olacaksa eğer ve bunun doğruluk payı varsa, bu olumsuz etki sadece hayvanları değil her türlü canlıyı ve insanları da etkiler ya da etkilemektedir.

 

Bu konuyu aktarmak ve bilgi almak üzere ulaşabildiğimiz yetkililerin verdiği bilgiye göre, bu ölümlere sebep olan üç ayrı hastalık var. Bunlardan birisi sinekten geçen virütük bir hastalık. Bir tür hastalığın aşısının gebelikten önce yapılması gerekiyor. Bu üç hastalığın aynı anda hayvanda oluşması hayvanın ölü doğurmasına neden oluyor. Hastalıklardan birisinin ise henüz aşısı yok. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bölgedeki üniversiteler ve İl Müdürlükleriyle birlikte kapsamlı bir çalışma yürütmektedir. Bakanlığın elindeki bilgilere göre, ölü doğum oranı %5 ile 10 arasındadır.

 

Ölüm oranı %10 ise, Ceylanpınar’da bir milyon koyun varsa ve bunların 100 bini doğuruyorsa 10 bin ölü doğum doğrulanmış olur. Yani yukarıda hayvan üreticisi tarafından verilen bilgiler bir noktada doğru gözüküyor. Bu sadece bir varsayım, bu konuda araştırılmış bir çalışma değildir.

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu konudaki çalışmalarını üretici ile paylaşmalı, il müdürlükleri bu konuda daha aktif olmalıdır. Üretici ve ülke ekonomisi yönünden vahim bir tablo oluşturan bu kuzu atmalara karşı en kısa zamanda çare bulunması temennisiyle.

23.10.2015

 

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star