Sayın Başbakan, fatura elbette size çıkar, hesap sizden sorulur!


6 Mart 2011 Pazar 15:48
Hedef tahtasına oturan siz olursunuz.

Yürütmenin başı sizsiniz çünkü.

Türkiye’yi yöneten sizden başkası değil.

Onun için hesap da sizden sorulur.

Demokrasiler böyle işler.

Üstelik parlamentoda mutlak çoğunluk sizin partinizde. Özgürlükleri kısıtlayan, demokrasinin kolunu kanadını kıran yasaları değiştirmek de sizin elinize bakıyor.

Sayın Başbakan;

Çok yakın geçmişe kadar yargı kararlarından en çok şikâyet edenlerin başında geliyordunuz.

Birçok yakınmanızda haklıydınız.

Yargıtay’ın, Danıştay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin, HSYK’nın demokrasi ve hukuk devletine ters düşen, Türkiye’yi birçok bakımdan cendereye sokan kararlarını kamuoyu önünde eleştiren de sizdiniz.

Bunun için anayasa dahil ilgili yasaları parlamentoda değiştirip 12 Eylül referandumuna giden ve yüzde 58 oyla yargı organında köklü değişikliklerin kapısını açan da, sizden başkası değil.

O yüzden bugün gazeteciler hapse atılırken, haberciler ve yazarlar hakkında ceza davaları açılırken, “Ne yapalım yargı!” demenin herhangi bir inandırıcılığı olamaz.

Nitekim olmuyor da.

Kendi istediği vakit yargıya karşı sesini yükselten bir başbakan...

Kendi istediği vakit yargıda radikal değişikliklerin kapısını açabilen bir başbakan...

Ve bunun için halkoylaması riskini bile göze alabilen bir başbakan...

Böyle bir başbakan, eğer basın özgürlüğü darbe yerken, hukukun üstünlüğü yara alırken suskun kalırsa, olanları eli kolu bağlı seyreder, “N’apalım yargı!” demekle yetinirse, o da bir zamanların siyasetçilerine benzer.

Bir başka deyişle:

Türkiye’de bir zamanlar demokrasiyi sadece kendileri için isteyen, demokrasiyi sadece kendi seslerinin çıkması zanneden ‘eskiler’e, Soğuk Savaş döneminin liderlerine benzemeye başlar.

Sayın Başbakan;

Siz bir şiir okuduğunuz için hapse atıldınız bu ülkede, 28 Şubat döneminde.

Daha geçen cuma günü de bir yazar, İsmail Beşikçi, bir sözcükten dolayı hapse mahkûm edildi. Kürdistan diye yazdığı için 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İfade özgürlüğüne sığar mı bu? Demokrasiye sığar mı? Her şey bir yana vicdana sığar mı?

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık