Şeyhmus İDRİSOĞLU

Siirt'te neler oluyor?


Şeyhmus İDRİSOĞLU
10 Aralık 2011 Cumartesi 09:45
Güneydoğuda ve doğuda yaşananlar son derece ürkütücü! Gün geçmiyor ki katliamlar, intiharlar,(adını töre koyduğumuz) aile kararı alınarak öldürülen kadınlar, çocuklara yönelik tecavüzler ve bunlara seyirci kalan koca bir ülkenin duyarsız insanları. Neler oluyor bizlere? Kamuoyunda bir süredir yer alan Siirt’teki vahşet düzeyindeki olaylar devam ediyor. 2009 yılında suçu sadece erkek arkadaşını ziyarete gitmek olan genç kızın; önce ailesi tarafından balkondan atıldığı, sonrasında amcası tarafından bıçaklandığı haberi hepimizin kanını dondurmuştu. Siirt’te yine bomba tesiri yapan iğrenç bir haber daha! ilköğretim örgencisi 4 kıza iki yıldır onlarca insanın tecavüz ettiği yazıldı, konuşuldu. Ulusal medyada da yer alınca protestolar yükselmeye başladı. Peki, iki yıldır içten içe bilinen bu olaya neden karşı gelmediniz Siirt’in yiğit erkekleri? “Eğitim” veren okulun tecavüzcü müdür yardımcısını camide saklayan müminler, siz neredeydiniz? Bu olay daha konuşulurken, ilkokul öğrencisi birkaç çocuk, yaşları iki ve üç yaşlarındaki iki çocuğa tacizde bulunmuş, birini öldürmüşler diğerini komalık hale getirine kadar dövmüşler. Toplumu böyle hasta ve sapık yapan sebepler ne diye düşünmeden edemiyor insan. Bu olaylar yaşanırken, Urfa’da, Diyarbakır’da, Mardin’de ve doğunun birçok ilçe ve köylerinde, karısı, kızı, kız kardeşi veya bir yakınının bir erkekle ilişkisini öğrenip öldürülen binlerce kadın, diğer yandan töre adı altında bir sürü saçmalıklara göz yumulurken peki Siirt’teki çocukların namusu kimlerden sorulacak diye hiç sorguladık mı? Yargının kararı emsal teşkil edecek olan N.Ç. davasındaki gibi olursa infial çıkar sanıyorum. Bu nahoş olaylardan sonra, toplum vicdanında Siirt’te yaşayan tüm insanların sorgulanması veya suçlu ilan edilmesi doğru değildir. Sorgulanması gereken mesele; ailenin isteği dışında evlilik yapan kızlara namus cezası altında katli kararlaştırılırken, diğer taraftan küçük çocuklara yapılan cinsel istismarlardır. Sonuçta bir taraftan feodal düzenin yasası diğer taraftan cehaletin ağır bastığı yasalar, sosyal yaramızdır. Töre cinayetleri, çocuk tecavüzleri, intiharlar ülkenin doğusunda daha yoğun görülüyor. Tam da bu noktada sosyal bilinç önem kazanıyor. Akil insanların görevi; olay ortaya çıktığında örtbas etmek yerine, kamuoyuna bilgi verip neler yapılması gerektiğini anlatmaktır. Umarım Siirt davası hayal kırıklığı yaratmayacak şekilde neticelenir. İster üniformalı, ister şehrin ileri geleni olsun suçluysa cezasını çekmelidir. Hem öyle “iyi hal” ve ya “çocuğun rızası” gibi saçma indirimleri göz önüne almadan! Mardinli N.Ç. davasındaki utancın bir yenisini yaşatmadan!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star