Ercan AKKAR

SOKAK GETİRDİ, SOKAK GÖTÜRÜR


Ercan AKKAR
10 Kasım 2014 Pazartesi 12:52

2002’ye gelmeden önce ortalık toz duman, tüm siyasi partiler hedef tahtasındaydı. Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar almış başını gidiyor insanlar, hak-hukuk arayışı için sokaklara çıkıyor, yıllarca süren Kürt sorunu ise güvenlikçi yaklaşımla çözülemiyordu.

 

Bu kaosu, bu tıkanıklığı ve umutsuzluğu iyi gören, iyi analiz eden, bir üst aklı ve gizli bir ajandası olduğuna inanılan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), hocalarından ayrılarak ortaya çıktı.

 

AKP, arkasına aldığı bu rüzgarla iktidara geldi ve girdiği her seçimi üst aklıyla oylarını arttırarak kazandı.

 

Bu köşede AKP’nin 12 yıllık icraatını, yanlışlarını veya doğrularını tek tek sıralamanın ne anlamı, ne de gereği var. Sonuç itibariyle bu süreçleri hep birlikte yaşadık, hep birlikte gördük.

 

Ancak benim burada yapak istediğim tespit iyi muhalefet yapan bunun sonucunda sokağın iktidara getirdiği AKP’nin, son yıllarda sokağa ve muhalif tüm seslere tahammülsüzlüğü, ağır tutumu ve O’nu iktidara getiren sokağın, O’nu da götürmesinden korkmasından kaynaklıdır.

 

Gerçekten de AKP’yi ortaya çıkaran ve iktidara taşıyan o dönemin koşullarıydı.

 

Çünkü o dönem, ekonomik koşullar altında ezilenlerin sayısı hızla artıyor, yolsuzlukların ardı arkası kesilmiyor, Kürt sorununda bir arpa boyu yol alınamıyor ve bunun sonucunda ortaya çıkan baskıcı tutum her geçen gün daha da ağırlaşıyordu.

 

Peki; bugünkü tablonun o günden ne farkı var derseniz? Bence çok fazla bir farkı yok. Bunun içinde uzun uzadıya örnekler vermenin anlamı da yok. Birkaç örneğe bakmak yeterlidir. Hadi beyin jimnastiği yaparak, bugünü o güne uyarlayalım.

 

-İşsizlik hızla artıyor mu? Artıyor.

-Taşeronlaşmanın alanı sürekli geliştiriliyor mu? Genişliyor.

-12 yılda, 15 bine yakın işçi, iş kazalarında yaşamını yitirdi mi? Yitirdi.

-Meclisten geçirilen torba yasalarla işçi hakları sürekli tırpanlandı mı? Tırpanlandı.

-Sendikalarda böl-parçala-yönet sistemi uygulandı mı? Uygulandı.

-Ve en nihayetinde bunu görerek, hak-hukuk aramak için sokağa çıkmak isteyen işçiye sokak dar ediliyor, bir daha sokağa çıkmamaları için üst aklın verdiği taktikler uygulanıyor mu? Uygulanıyor.

 

Yolsuzlukta da durum farklı sayılmaz.

 

-AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli ile başlayan, Ankara ve Kayseri Büyükşehir Belediye başkanlıklarıyla süren ve son olarak 17-25 Aralık operasyonlarıyla 4 bakanın dahil olduğu yolsuzluk iddialarıyla ilgili durumlar yaşandı mı? Yaşandı.

-Devletin birçok arazisi iktidara yakın firma ve iş adımına AVM yapımı için, madenleri ise iş güvenliğinden yoksun ve ucuz ücretle çalıştırılan işçilerle dolduruldu mu? Dolduruldu.

-Mutfaktaki yangın her geçen gün büyüyor mu? Büyüyor.

 

Ya siyasette durum ne?

 

-AKP, kendisine muhalif olacak ve oylarının kayabileceği endişesiyle küçük partileri eritti mi? Eritti.

-HAS Parti’yi kapattırarak önemli bir alternatifi yok etti mi? Etti.

-Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu gibi siyasetçileri rakip olmaktan çıkarttı mı? Çıkarttı.

-Üst aklıyla hareket ederek, CHP ve MHP’nin iç karışıklığından sonuna kadar yararlandı mı? Yararlandı.

-İktidarı en fazla zorlayan muhalefet olan Kürt siyasi harekatını alternatif oluşumlara (Hak-Par ve Hüda-par gibi) destek vererek  zayıflatmak istedi mi? İstedi.

-Kürt siyasetinin son yıllarda ortaya çıkardığı ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde yükselen trend olan Selahattin Demirtaş’ın karizmasını çizmek için medya üzerinden algı operasyonu yürüttü mü? Yürüttü.

Görünen o ki, AKP ve üst aklı, kendilerini iktidara getiren sokağın gücünü biliyor olmalı ki, sokağa çıkan kim olursa olsun susturmayı bugüne kadar başardı. Fakat unutulmamalı ki, sokağı halka dar edebilirsiniz, ama O halkta bir gün size sandığı dar eder.

Sevgiyle kalın.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star