Osman GEREM

ŞU İBRETE BAKIN.


Osman GEREM
8 Mart 2015 Pazar 14:15

ŞU İBRETE BAKIN

 

Büyük zatlardan biri anlatıyor:

 

"Bir karınca yuvasından dışarı çıkmıştı. Yolun üzerinde bir çekirge ölüsüne rastladı. Onu yuvasına götürmek için çok uğraştı. Fakat buna gücü yetmedi. Yuvasına geri döndü ve biraz sonra arkadaşlarıyla birlikte geldiler.

Çekirgeyi birlikte götüreceklerdi. Ben çekirgeyi onlar gelmeden görmeyecekleri bir yere koydum. İlk gelen karınca çekirgeyi bıraktığı yerde şöyle bir dolaştı fakat bulamadı. Bunun  üzerine bıraktılar gittiler. Onlar gidince bu çekirgeyi eski yerine bıraktım. O karınca tekrar geldi. Götürmek için tekrar çabaladı, fakat götüremedi.

Gitti, arkadaşlarını tekrar getirdi. Ben onlar gelmeden çekirgeyi tekrar kaldırmıştım. Geldiler; karınca çekirgeyi tekrar aradı, fakat bulamadı. Dönüp gittiler. Bu hadise birkaç defa tekrar etti. Nihayet son defasında bütün karıncalar o karıncayı ortalarına aldılar. Etrafında halka oldular, her biri bir avuzunu kopararak kendilerini aldattığını zannettikleri arkadaşlarını parça parça ettiler. Ve böylece onu cezalandırdılar.

Bu olay kendisine anlatılan zat dedi ki, Cenab-ı Hakk karıncaları o şekilde yaratmıştır ki, onlar yalancılığın büyük bir kötülük olduğuna ve bu kötülüğü işleyenlerin cezalandırılması gerektiğine inanırlar."

 

Yaşama düzenini bozan yalanın hiçbir canlı aleminde yeri yoktur.

 

En büyük tehlikelerden biride yalan  vaaddir. İnsan vaad etmeyi sever, sonra nefsi yerine getirmeyi istemez. Vaadin yerine getirilmemesi nifakın alametidir. Kur'an-ı Kerim'de:

 

"Ey iman edenler! Vaadlerinizi yerine getiriniz" buyruluyor.

 

Peygamber efendimiz (s.a.v):

 

"Vaad borç para gibidir" buyurmuştur. Hasılı, yalan ve yalancılık cemiyet düzenini bozan afetlerdendir. Cezası hem dünyada, hem de ahirette vardır. Her mü'min kamil olabilmesi için yalan sıfattan aslandan kaçar gibi kaçmalıdır.

 

Bakınız yalan ile ilgili olarak Aşık Veysel ne diyor:

 

İnsanoğlu doğru yoldan şaşmazdı,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

Türlü türlü felakete düşmezdi,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

İstemezdi alışverişte senet,

Kafalara yerleşmezdi ihanet.

Ne zina olurdu ne çapkın evlat,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

Ne bir yetim hakkı ne de bir rüşvet,

Yanmazdı gönüller olurdu hep şad.

Derdim anlatırken denmezdi kapat,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

Bu güzel sohbette olmazdı fis fis,

Çirkin işe meyyal olmazdı nefis.

Ne cinayet, ne hırsızlık, ne hapis

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

Ortadan kalkardı günah musibet,

Aşikar olurdu hak ve hakikat.

Herkes için açık olurdu cennet,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

Tamuda olmazdı kullara ceza,

Olsa temizlik ahlak hüsnü rıza.

Hiç şüphe girmezdi gönüle göze,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

Yalancılar belki kızar bu işe,

Yalan ayaktadır çıkamaz başa.

Kemik düşünür mü kardeş kardeşe,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

***

Veysel bu yollarda sarfeder nefes,

Herkesin elinde gezer bir kafes.

Binbir derdi çeker mi idi herkes,

İşte hiyle, sözde yalan olmasa.

 

 


YORUMLAR
  • yorum2015-03-18 13:31:27salih

    hoca çok güzel yorumlamışsın şimdiki akape ikdidarını eline saglik:)

  • yorum2015-03-13 17:42:57yabancı

    tamam aldatan kötüdür eyvallah ....fakat aynı delikten defalarca ısırılıp tekran o delikten medet umanlara ne demeli

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık