Duygu SUCUKA

Suriye İle Savaş(ta mıyız?)


Duygu SUCUKA
4 Ekim 2012 Perşembe 15:42

Nihayet olan oldu, Suriye tarafından gelen bombalar bizim topraklara düştü ve vatandaşlarımız hayatını kaybetti (3 Ekim 2012). Bu beklenmeyen bir şey değildi. Olacağı buydu. Bunun devamının gelmemesi temennisiyle, özellikle medyadan abartılı savaş haberleri yapmaması, bir vatandaş olarak beklentimdir.

“Şu dünyanın haline bak” diye bir şarkı vardı. Çok eskiden, Beyaz Kelebekler diye bir grup söylerdi. Gerçekten de şu dünyanın haline bak diyeceğimiz bir süreç içinde yaşıyoruz. Dünya, batı ve doğu bloğu diye ikiye bölünmüş durumda. Bir de bu iki bloğun ortasında kalıp, nefes alamayan, canıyla, kanıyla, o iki bloğun vahşi duygularını besleyen bir Ortadoğu halkları var. Batı; ABD, AB ülkeleri. Doğu; Çin, Rusya ve diğerleri. Her blok bir Ortadoğu ülkesine destek veriyor sözüm ona. Aslında Ortadoğu ülkelerini dolduruşa getirerek, yanınızdayız diyerek, onları savaşın içinde, iç kargaşanın ortasında bırakarak kendi gizli savaşlarını yürütüyorlar. Biz de bu konjonktürde tarafımızı seçmişiz ama bu taraflı duruştan zarar göreceğimiz, hatta görmekte olduğumuz apaçık ortada.

Ortadoğu halkları gerek rejim, gerekse mezhep kavgalarıyla perişan, sersefil, acı çeken halklar olmaya devam ederken doğu ve batı bloğu ülkeler kışkırtmaya devam ediyorlar. Çünkü Ortadoğu oldum olası o gözü doymaz blokların sofrası oldu, olmaya devam edecektir. Demokrasi, barış, özgürlük yalanlarıyla, ortadaki sofradan pay kapma emelleri altında…

Suriye Yönetimi uzunca bir zamandır iç savaş yaşıyor. Suriye’den kaçan muhalif vatandaşlar komşu ülkelere sığındılar. En fazla da Türkiye’ye. Suriye sınırı boyunca, muhalif Suriyeliler olduğunu biliyoruz. Ve Suriye Yönetiminin onları devamlı bombaladığını da. Elbet bir gün o bombalar Türkiye’ye düşecekti. Ve düştü de. Bu bombalarda kasıt olduğunu düşünmemek gerekir. Eğer kasıt varsa, arkasında Suriye’den önce başkalarını, Türkiye-Suriye savaşının fitilini ateşlemek isteyenleri, Suriye’yi kışkırtanları aramak gerekir.

Dün, (3 Ekim 2012) Akçakale’de ölen vatandaşlarımız için üzüldük. Başka ölenler olmamasını temenni ediyorum. Akçakale uzunca bir zamandır Suriye iç savaşının tehdidi, gölgesi altında. Geçenlerde de sınırın öbür tarafından, Suriye’den seken mermiler gelmişti Akçakale’ye. Bu arada yakınını kaybeden insanların acısı elbette büyüktür, her türlü olumsuz davranış ya da sözleri hoş karşılanabilir. Ölen yakınlarının Kaymakamlık binasını hedef almaları ve taşlamaları elbette olmaması gerekli, arzu edilmeyen bir eylemdir. Bizdeki, ‘her şeyde devlet suçludur’ mantığının bir yansımasıdır bu tür eylemler.

Suriye bombalarının topraklarımıza düşmesi ve vatandaşlarımızın ölmesi sonrasında“misilleme yaptık” haberleri, vatandaş arasında yürek soğutan, intikam duygularını kabartan yansımalar gösteriyor. Bu gidişat doğru değildir. Bakınca Müslüman Müslüman’a kin beslemeye başlamış.

Suriye’yle, başkalarının gösterdiği, desteklediği doğrultuda savaşa girmemiz doğru olmaz. Bu konuda çok dikkatli olmak durumundayız. Aksi takdirde kendimizi istemediğimiz bir savaşın içinde bulmaktan kaçınamayız.

04.10.2012

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star