Mehmet FARAÇ

Tayyip Hava Yolları!..


Mehmet FARAÇ
16 Kasım 2011 Çarşamba 23:55
Doğalgaza zam, elektriğe zam, benzine zam...
Sigaraya zam, içkiye zam, vergiye zam...
Yetmedi; şehir içi taşımacılığa zam, köprüye zam, paralı yola zam...
Yetmedi; yiyeceğe zam, içeceğe zam, giyeceğe zam!..
Üstelik bu zamlar tam da halkımızın AKP’ye yüzde 50 oranında oy vermesinin hemen ardından yağmadı mı?..
Zam bombardımanı yağmur gibi, sel gibi, afet gibi halkın başına çöreklenmedi mi?..
Memura yüzde 2 zam yapan bir iktidar, kaşıkla verip kepçeyle alma zihniyetinde tavan yapmadı mı?..
Peki; milletin anasını ağlatan, halkın nefesini kesen, esnafı çökerten, yoksulu sefalete sürükleyen bu zamları bayram sonrası niye mi anımsattım?
Dünkü Aydınlık’ta çok çarpıcı ve düşündürücü iki başlık vardı... AKP medyasıyla devekuşu gazetecilerinin katiyen yazamayacağı başlıklardı onlar!..
Medya yazmadığına göre özellikle seçimin ardından zam bombardımanına uğrayan milletin bu başlıkların nasıl derin çelişkiler anlattığını çok iyi irdelemesi gerekir!..
Teyyaredekiler!..
Dünkü gazetemizde; Aydınlık logosunun üzerindeki başlık 10 Kasım’la ilgiliydi... Başlıkla Atatürk’ün, “Mal, mülk bana ağırlık veriyor” şeklinde, özellikle ticaretle siyaseti karıştıranların ibret alması gereken sözleri vardı!..
Manşetteki haber ise yukarıdaki başlığın ruhunu aratıyordu: “Tayyip 7. uçağını alıyor”
Bu haberin üst başlığı da çok çarpıcıydı: “Millete ‘Lüks yaşama’ diyor ama 201 milyon dolarlık uçak siparişi verdi...”
Bir yurttaş olarak çok merak ediyorum; bir başbakan 240 milyon değerinde 6 uçağı varken niçin 7. uçağın siparişini verir?..
Üstelik o başbakan daha düne kadar zamlardan yakınan yurttaşlara, “Sigara içme, alkolü az tüket, Porsche’a binme, Fiat arabaya bin” diyen başbakan değil miydi?..
Bu haberi okuyunca “Vay vay vay!.. Ne kadar zengin bir ülke olduk biz” dedim!..
Ne tuhaftır ki işsizliğin, yoksulluğun büyük boyutlara ulaştığı bir dönemde; Başbakanlığımız, hava yolu şirketi kuracak kadar uçak sahibi oluyor!..
Her yıl kamu kuruluşlarına tasarruf genelgesi yayımlayan Başbakanlık; her ay bakım, onarım ve koruma harcamalarına bile milyonlarca dolar harcanan uçaklara bir yenisini eklemekten kaçınmıyor!..
Devlet kaynaklarını bu kadar pervasızca harcayan bir iktidar yoktur herhalde...
Peki, sırtını iktidara dayayan gazete ve televizyonlarda Atatürk’e, Cumhuriyet’e, laikliğe yani rejime küfür eden şu kiralık kalemler, “Kardeşim ne yapıyorsun 7 tane uçağı?” diye sorabiliyor mu?..
Şu yağdanlık takımı “Devlet niye bu kadar israf yapıyor?” diye sorgulayabiliyor mu?..
O yürek var mı ki onlarda?.. Soramazlar!.. Kesinlikle soramazlar çünkü onlar da o uçaklarda keyifle cirit atıyor!..
Uçak, ihmal, utanç!..
Memleketi yöneten iktidar, uçak filosu kurmaya devam etsin ama devletin prefabrike konut bile kuramadığı çelişkili günlerde yaşıyoruz!..
Biz hükümetin uçak savurganlığını AKP’ye oy veren yüzde 50’lik kitlenin insafına bırakalım ve gözlerimizi depremin vurduğu coğrafyaya çevirelim...
Depremin üzerinden 19 gün geçmesine rağmen prefabrike konutların bile yapılamadığı Van ve çevresine bakalım...
Yoksulluğun mazlum resimler çizdiği ovalarda, terk edilmiş çadır kentlerde, soğuğun umudu vurduğu topraklarda çok acı ve dramatik olaylar yaşanıyor!..
Bakınız; hava sıcaklığının eksiye düştüğü o topraklarda, yaşamlarını bez parçalarının içine hapseden çocuklar ne yazık ki ilgisizlik ve ihmal yüzünden ölüyor!..
Son haber hem yürek yakıcı hem de devletin şefkati, kucağı ve iradesini göstermesi açısından utanç verici!..
Çadırda ölen umut!..
Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, Adilcevaz İlçesi’ne bağlı Aydınlar beldesinde evleri Van depreminde hasar gören 6 kişilik Vural Ailesi’nin, kaldıkları çadırda sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiğini açıklamış!..
Ailenin Atatürk Mahallesi’nde, Türk Kızılayı’nın verdiği çadırda yaşadığını belirten vali, şunları söylemiş:
“Vural Ailesi gece havanın soğuk olmasından dolayı çadırda soba yakmış. Sobayı yaktıktan sonra rüzgarın içeri girmemesi için çadırın hava alan yerlerini kapatmış. Kömür sobasından sızan karbonmonoksit gazından, 6 kişilik Vural Ailesi zehirlendi.  Derya (13) ve Umut Vural (14) adlı çocuklar hayatını kaybetti. Ailenin diğer 4 ferdi ise tedavi altına alındı.”
Türkiye, onca vurguna, yolsuzluğa ve yağmaya rağmen “büyük” ülke!..
Devletin zenginliği, Aydınlık’ın dünkü manşet haberinden de çok iyi anlaşılıyordu!..
Vatandaşın neredeyse öksürüğünden bile vergi alacak hale gelen hükümet, Başbakanlık’a 7. uçağı aldığına göre farkında olmadığımız kadar zengin bir ülkeyiz biz!..
Ancak ne kadar zengin, ne kadar büyük olursak olalım, kadercilik anlayışı devleti yöneten insanlarda gelenek haline gelince; bürokrasimiz iskambilden kuleler gibi kendi beceriksizliğinin dibine çökebiliyor!..
Yalnız ihmal ve gecikme değil, bir türlü organize olunamaması da devleti doğal afetler karşısında çaresiz, donanımsız ve duyarsız hale getirebiliyor!..
İşte bu durum depremin acısı kadar büyük yaralar açıyor toplumun yüreğinde!..
Van depremi tam 19 gün önce yaşanmasına rağmen prefabrike konutları bile kurduramayan hükümet, kışın etkisini iyice artıracağı günlerde yurttaşını nasıl koruyacak acaba?..
Türkiye ne zaman büyük devlet olur biliyor musunuz; prefabrike konutları uçak filosundan daha hızlı kurduğumuz zaman!..
“Umut”larımızı birkaç metrekarelik bez çadırlarda heba etmediğimiz zaman!..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık