Ercan AKKAR

TEK NEDEN İKTİDAR…


Ercan AKKAR
17 Ağustos 2015 Pazartesi 09:52

PKK, bundan 31 yıl önce Hakkari’nin Şemdinli ve Siirt’in Eruh ilçelerine düzenlediği baskınlarla ilk silahlı eylemlerini gerçekleştirmiş ve adını tüm Dünya’ya duyurmuştu.

Aradan geçen yıllar içinde kimi zaman resmi olmasa da karşılıklı, kimi zaman tek taraflı ateşkeslerle barış umutları yeşerse de, bugün olduğu gibi kimilerinin iktidar çıkarları nedeniyle maalesef her seferinde çatışmalı ortama yeniden geri dönüldü.

‘Milli iradeye saygı’ lafını ağızlarından düşürmeyenler güçlü olduklarında ‘ne erken seçimi’ derken, iktidarları tehlikeye girdiğinde ‘milli iradeyi’ bir tarafa bırakarak, ‘erken seçim’ oyunlarını sahnelemeye başladılar. Bunun için ise, akla hayale gelmedik yol ve yöntemleri denemekten geri kalmadıkları gibi, bedel ödetmekten de geri kalmıyorlar.

Bu noktaya neden geldik?

Yıllarca çatışmasızlık ortamının yarattığı huzur neden bir anda ters-düz oldu?

Neden çatışmasızlık ortamında, ‘Biz çözüm için her yola başvururuz. Baldıran zehrini içmekse, biz o baldıran zehrini içeriz, yeter ki bu ülkeye huzur gelsin’ diyenler, neden bugün zehri millete içiriyor?

Neden o günlerde sayfalarında ‘barış ve kardeşlik’ dilini kullananlar, bugün 1990’lı yılların kirli savaş manşetlerini yeniden atmaya başladılar?

Neden o günlerde televizyon ekranlarında boy gösteren yazarlar-çizerler, strateji uzmanları, bilim insanları 1990’lı yıllarda yapılanların tümünün yanlış olduğunu, bugün ise tam tersini söyleme yüzsüzlüğünü gösteriyorlar?

Çatışmasızlık ortamında ‘aman dilinize dikkat edin’ diyen zihniyet, neden bugün ‘Şehitlerimizin vebali HDP’ye oy veren şerefsizlerin üzerindedir. Allah onların belasını versin’ diyebiliyorlar?

Neden Prof. Dr. unvanlı bazı bilim insanları, barış ve kardeşlik için fikir ve çözüm üretmek yerine ‘her şehide karşılık, bir HDP'li vekilin indirilmesi’ gibi absürt bir görüş ortaya atabiliyor?

Neden anaların ağladığı, ilçelerin şehirlerin tarumar edildiği, çocukların yargısız infazlara kurban gittiği, keskin nişancıların damlarda dolaştığı, cenazelerin günlerce bekletildiği bir ortamda herkesten daha fazla Kürt olduklarını söyleyenler ortalıktan kayboldular? 

Oysa ki, halk 7 Haziran’da bir karar verdi. Ve hiçbir siyasi partiye tek başına iktidar olma yetkisi tanımadı. Ama 13 yıldan bu yana iktidarda bulunan, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halkın tercihini beğenmeyerek, ilk günden bu yana ‘erken seçim’ yerine ‘seçim yenileme’ söylemiyle mızıkçılık yapmaya başladı.

En büyük neden ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarını değerlendirirken, ‘Türkiye'nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun Anayasal olarak kesinleştirilmesidir' diyerek bir sivil darbe gerçekleştirmesi değil midir?

Sevgiyle kalın.


YORUMLAR
  • yorum2015-08-18 22:15:09Aslı İşgör

    Ercan bey yazılarınızı sürekli takip eden biriyim. Aynı zamanda zaman zaman eski yazılarınızı tekrar tekrar okuyan bir takipçinizim. Gerçekten müthiş bir öngörüye sahipsiniz. Keşke bu ülkede siyaset yapanlar sizin yarınız kadar öngörüye sahip olsa. İnanın ülke bu durumda olmazdı.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık