Bermal MELİK

TİYATRO'YA GİTMEYEN TOPLUMLAR SIKSIK OYUN'A GELİRLER


Bermal MELİK
18 Mayıs 2012 Cuma 16:41
Başbakanımızın küçük kızı Sümeyye Erdoğan'ın sakız polemiğiyle başlayan tiyatroları özelleştirme mevzusu bugün gündemin en üst sıralarında.Bu olayın akabinde devlet tiyatrolarının bütçeye olan mali yükü,devletin tiyatrosu olmaz gibi konuları gündeme getiren başbakanımız bugün devlet sanatçılarına olan tavrını açık-seçik beyan etmiştir."Devlet tiyatrocuları hem maaş alıp hem yönetime verip veriştiriyor" "Madem ki benden para alıyorsun o zaman beni eleştiremezsin, beni desteklemen gerekir " mantığıyla hareket  etmek  ülkeye ,halka  zarar vermekten başka bir işe yaramaz.

Tüm dünyada devlet tiyatro, bale, opera gibi sanat dallarını destekler. Devlet desteği; maliyetleri çok pahalı bu sanat dalları kişisel olarak yapılması çok güç sanat dallarının halka ucuz ve kaliteli olarak ulaşmasını sağlar. Dünyanın tüm büyük ülkeleri sanatçısına bu desteği çok görmez,çünkü sanatın toplumların direği olduğunu bilir. Bugün yüklü bütçeye sahip ,katrilyonları olan birçok kurumun, bakanlığın olduğu ülkemizde devlet tiyatrolarıyla uğraşılmasının mantığını çözebilmek mümkün değil. ve bunu yaparken kullanılan üslup ''ben diyorsam olucak'' tarzında olunca bu hükümetin toplumun hiçbir katmanıyla uzlaşmadan yaptığı diğer işler akla geliyor. Yapılan tüm eleştirilerin;bizim gibi bütün bunları dert edinen olan bir kaç delinin çenesini yormaktan başka işe yaramayacağını biliyorum. Asıl üzülmemiz gereken de galiba bu.. Ama sosyal sorumluluğumuz gereği  yanlışları eleştirmekten,doğruları  savunmaktan vazgeçmemek gerekli.


Toplumlar neyi ile öne çıkar?
Bilim adamıyla ya da sanatçısıyla. Fransa dendiği zaman dönemin yazarları akla gelir: Emile Zola, Balzak, Aleksandra Dumas oğul Flıys Dumas.
Rusya dendiği zaman çarlık sürecinin ölümsüz edebiyatçıları Tolstoy, Turgenev, Dostoyevski, Puşkin, Mihail Şovlav.
Alman düşün adamlarını nasıl  unutabiliriz?
Marks,  Gothe, Thomas Man Erich Maria Remaoun" Batı cephesinde yeni bir şey yok."adlı eseri akıllara gelir.

İngiliz İmparatorluğu geçmişte Shakespeare tiyatrosuyla hep öne çıktı.
Savaş  karşıtı roman, Nazi lideri Hitler'in Almanya'sında yasaklandı. Kitabın yazarı kitaplar yakılmaya başlandığı zaman Almanya'yı terketti. Naziler, Berlin Opera meydanında kitapları yakarken Hitler'in propaganda Bakanı Doktor Göoesle "Kültür, kültür dendiği zaman silahıma mermi süresim geliyor" diye çığlık atıyordu.. Batıda enginizisyon mahkemeleri kitap okuyanları sanatçıları büyücü diye cadı avı başlatmıştı.
Shakespeare yüz yıllar öncesinde insanlığa sesleniyordu :" Roma halkı koyun olmasaydı Sezar kurt olamazdı."

Herkesin bildiği malum bir anektod vardir; Hz. Ali savaş esnasında Zülfikar'ı düşmana doğrultmuşken, düşman Hz. Ali'nin yüzüne tükürür ve Hz. Ali, elinde imkan olduğu halde düşmanı öldürmekten vazgeçer.Neden öldürmedin diye sorunca da  "şimdi kendi nefsim için öldürmüş olurum", gibi bir cevap verir.
Tiyatroların, sanata hakim güçlerce karşı   olmaları doğaları gereğidir.Kimsenin nefsi için bu kurumlar özelleştirilmemeli.Tiyatro, bir sahne sanatıdır. Tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Yaygın hümanist bir deyişle tiyatro; insanı, insana; insanla, insanca anlatma sanatı olarak ifade edilir


Genel olarak  ,geçmişte insanlığın gelişmesinde nasıl  insanlığın önünü  sanat açmışsa, gelecekte aydınlanma yine   kazanacaktır.




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık