Duygu SUCUKA

Toros Yörükleriyle İlk Buluşma


Duygu SUCUKA
18 Mayıs 2015 Pazartesi 03:59

Güneydoğu’da Göçer konusunu işlerken kendimizi Toros Yörüklerinin arasında bulduk. Onlarla ilgili ilk panel ve çalıştayımızı 8 Mayıs 2015 günü, Mersin Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirdik.

Biz, Güneydoğu’da göçer konusunu işledikçe, yaptığımız etkinlikler farklı yerlerde duyuldukça, başka yerlerden başka Göçerlerin, Yörüklerin seslerini de duymaya başladık. Gelin bizi de, bizim sorunlarımızı da işleyin diyorlardı. Duyumsamazlıktan gelemezdik. Ve Toros Yörüklerine şöyle bir yönelelim dedik, elimizi uzatmaya çalıştık ama benim tahminim yekvücut bu konunun içinde olacağımız yönünde.

Gerçekleştirebilmek için yaklaşık bir yıldır uğraş verdiğimiz, Mersin Büyükşehir Belediyesiyle destek olmaları yönünde görüşmeler yaptığımız ve bilimsel boyut taşıması açısından Mersin Üniversitesini de davet ederek işbirliğine dâhil ettiğimiz, Toros Yörükleriyle ilgili çalışmada, ilk kez Toros Yörükleriyle bir araya geldik. Büyük bir kültürün ve çileli bir yaşamın temsilcileri onlar.

Panel ve çalıştay için arzumuz, toplantı salonlarını tıka basa Yörüklerle doldurmaktı. Ancak bazı zorunluluklardan dolayı belirlediğimiz çalışma tarihinin, onların göç yollarında olduğu zamanla çakışması, çok sayıda Yörük katılımcı olmasını mümkün kılamadı. Gene de salonlarda kendi sorunlarına sahip çıkmak adına yeteri kadar Yörük temsilcileri vardı. 

Benim bu çalışmada ilk tanıdığım en renkli kişilik Yörük Kızı Döndü Can oldu. Keçi çobanlığından Mersin Üniversitesindeki Akademisyenliğine gelişini, sonrasında kendi ait olduğu kesimle ilgili araştırma ve çalışmalarını çok hoş bir atmosferde sunuşu bir anda onu farklı kıldı ve büyük beğeni aldı. 

Çalıştaya Yörük Dernekleri ve ilgili Kurum Kuruluşları davet etmiştik. Ankara’dan gelen bürokratların yanı sıra başka yerlerden gelen gönüllüler de vardı. Davet ettiğimiz halde toplantıda göremediğimiz, o toplantıda olması en çok gerekli kurumlardan olan Milli Eğitim ve Sağlık Müdürlüklerini de daha sonraki çalışmalarımıza bekleriz.    

Panelin açılış konuşmasında Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Yörük konusuna hassasiyetle eğildiklerini ve bu konuda geniş çaplı çalışmalarının olduğunu anlattı.

Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ise çok önemli bir noktaya temas etti. “Üniversite olarak bölgemizin önemli bir zenginliği olan Yörük konusunda kendi bünyemizde birim oluşturmayı ve bu konuyu bilimsel boyutta çalışmayı hedef edinmeliyiz” dedi.

***

Göçer ya da Yörük, aynı kategorideki üretimci kesimdir. Göçer-konar şeklinde yaşıyorlar. Kendilerine ait belirli bir yerleri yok. Göçebe değildirler. 1934 yılında yapılmış olan göçebe kanunu bugün göçerlere ya da Yörüklere uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu doğru değildir. O kanunun kesinlikle revize edilmesi gerekir. Bu konuda öneri ve tekliflerimizi daha önceki göçer çalışmalarımızda yaptık ve “Göçer Çalıştayı” adlı kitabımızda da işledik.

Göç eden Sarı Keçililer Derneği Başkanı anlatıyor; göç yollarında geçirdiğim zaman bir buçuk ay, dönüşte de bir buçuk ayda dönebiliyorum, yaylaya gittiğim zaman konacak belli bir yerim yok, nereyi bulursam oraya konuyorum, göç yollarında çektiğimiz zahmeti kimse önemsemiyor, çok zor bir yaşam sürdürüyoruz ve bazı Yörükler bu zorluklar yüzünden kendiliğinden yerleşik hayata geçmeyi tercih ediyorlar, diyor.

Biz bu çalışmalarda Yörüklerin sorunlarını kendi anlatımlarıyla dinledik, kayıt altına aldık ve rapor edeceğiz. Yörüklerin sorunları da göçerlerin sorunlarından çok farklı değil. Yörüklerinki biraz daha orman konusunda yoğunlaşıyor.

8 Mayıs 2015 günü, Mersin Üniversitesi’nde, Güneydoğum Derneği, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen Toros Yörüklerinin Yaşamsal Sorunları konulu çalışma geniş yankı buldu. O çalışmaya öncelikle Yörüklerin kendilerini çağırmıştık. Bundan sonraki adımda onların mekânlarına giderek inceleme yapmayı, sorunlarını yerinde tespit etmeyi planlıyoruz. Üçüncü çalışma olarak hem Yörüklerin hem de ilgili tüm kurum ve bakanlıkların katılımıyla Ankara’da bir çalıştay yapmayı arzu ediyoruz. Sonrasında da onların sorunlarının çözümü yönünde girişimlerde bulunmayı hedefliyoruz.

Tıpkı göçerlerde olduğu gibi yörüklerde de amacımız yerleşik hayata geçmelerini savunmak değildir. Bu kültürü, bu organik üretimi, doğal yaşamı korumak adına, yörüklerin yaşamsal sorunlarının yerinde çözümlenmesi ve hayat şartlarının iyileştirilmesi, yazın yaylalarda, kışın kışlaklarda sorunlarının giderilmesi için uğraş veriyoruz.  

Bu çalışmada bizimle işbirliği yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne, Mersin Üniversitesi’ne, Ankara’dan ve Mersin’den katılan tüm kurumların temsilcilerine, katılım sağlayan Yörük Derneklerine, tüm gönüllü katılımcılara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

13.05.2015

[email protected]


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık