Abuzer AKBIYIK

TRT, POP, ROCK, HİP HOP, FUNK MÜZİK YARIŞMASI VE BESTE TÜRKÜLER


Abuzer AKBIYIK
21 Ağustos 2012 Salı 20:41

Geçen gün internette gözüme çarpan bir haberi sizlerle paylaşmak ve yıllardır dillendirdiğim  “yeni beste türkülerin TRT repertuarına alınması” hususuna değineceğim.

Haber şöyle ”TRT, "2013 Popüler Çocuk Yarışmaları" adlı yarışma programı düzenleyecek. TRT, çocukların popüler müzik dinleme ve söyleme ihtiyaçlarını karşılamak ve çocukların müzik kültürüne olumlu katkılar sağlamak amacıyla "2013 Popüler Çocuk Yarışmaları" adlı yarışma programı düzenleyecek.  TRT tarafından yapılan açıklamada, amatör ve profesyonel tüm bestecilere açık olan yarışmada, çocuk koroları tarafından solo-koro olarak seslendirilecek, pop, rock, hip hop, funk gibi müzik türlerinde yarışmacı çocukların katılabileceği kaydedildi. TRT sitesinde yer alan şartnameye göre, yarışmacılar 19 Ekim tarihine kadar eserlerin nota materyalini, sözlerini ve altyapı CD'sini 5 harften oluşan rumuzlu bir zarf içerisinde TRT Genel Müdürlüğü Müzik Dairesi Başkanlığı TRT Çocuk Şarkıları Yarışma Bürosu'na elden ya da makbuz karşılığı teslim edecekleri bildirildi. Ayrıca katılımcıların, yarışmanın şartname ve koşullarına www.trt.net.tr adresinden ulaşılabileceği belirtildi” ,

Pop, rock, hip hop, funk günümüzde gençlerin ilgi gösterdiği müzik türleridir. Belli ki, TRT de madem değirmenin suyu böyle dönüyor. Ben de bu çarkın içinde yer alayım diye düşünmüş.

Pop, rock, hip hop, funk müziğin gençler tarafından sevildiği bir gerçektir. Fakat bu bir sonuçtur. Benim üzerinde durduğum bunun nedenlerini irdelemek ve popüler müzikler gibi “türkülerimizi gençlere sevdirmek için ne yapabiliriz?” konusunda kafa yormak. TRT, kâr amacı gütmeyen, milli hassasiyetleri olan bir kuruluş,  bu nedenle TRT’nin, pop, rock, hip hop, funk kadar, türkülerin gençlere sevdirilmesi, yaşatılması ve repertuarın zenginleştirilmesi için kafa yormasını, projeler üretmesini bekliyorum.

Bana göre; Türkülerin gençler sevdirilmesi için yapılacak en önemli çalışma, ilkokuldan başlayıp lise son’a kadar gençlere kendi kültür ürünü olan halk müziği ve halk oyunlarının sistemli bir şekilde öğretilmesidir. “Kültürümüz, fizik, matematikten daha önemlidir”. Bu nedenle ” liseden mezun olan çocuk en az iki türkü ve iki halk oyunu bilmelidir” diye düşünüyorum. Ayrıca türküler konusunda yeni beste yapılmasının teşvik edilmesi, yeni eserlerin TRT Repertuarına alınarak repertuarın zenginleştirilmesi. Anonim eserler yanında, yeni beste türkülerin de TRT, Kültür Bakanlığı Korosu, Müzik lisesi ve Konservatuarlarda icra edilerek yaygınlaştırılması da bu konuda yapılacak çalışmalardandır.

Bu yazımda “yeni bestelenen türkülerin TRT repertuarına alınması konusu” üzerinde duracağım.

TRT, türküler açısından önemli bir kuruluş. Niye önemli? Çünkü yıllardan beri devletin en önemli halk müziği repertuarı sistemli bir şekilde burada oluşturulmuş, notaları ve sözleri ile burada muhafaza ediliyor. TRT, halk müziği sanatçılarının, konservatuar, koro ve müzik okullarının repertuar konusunda müracaat yeri. TRT’de adeta bir okul. Bu kadar önemli bir kurumda yıllardan beri halk müziği repertuarına sadece Anonim (sahibi belli olmayan)  türküler alınmaktadır. Yeni bestelenen "Mihriban", "Pala Remzi" ve benzeri binlerce Türkü anonim olmadıkları (söz-müzik sahipleri belli olduğu için) TRT repertuarına alınmamaktadır.

Belirli aralıklarla ve sistemli şekilde yeni derlemeler yapılmaması ve yeni bestelerin repertuara alınmaması TRT repertuarını zayıf bırakmıştır. Bugün TRT repertuarında yaklaşık 6 bin adet türkü ve oyun havası bulunmaktadır. Almaya derlenen halk şarkısı sayısı 240 bin’dir. Türk kültürü zenginliği, çeşitliliği ile Alman kültürünü siz kıyaslayın ve nerede olduğumuza siz karar verin.

Bir gölü besleyen nehirler, çay ve derler kesilir yönü değiştirilse, o göl bir gün kurur. Nasıl ki bir bahçeye, zaman içinde yeni fidanlar dikilmezse en sonunda bahçe de tarumar olur. İşte TRT de alanda sistemli derlemeler yapmayarak ve yeni bestelenen türküleri repertuarına almayarak Türkü bahçemizi adeta ölüme terk etmiştir.

Muzaffer Sarısözen, Nida Tüfekçi, Mehmet Özbek, Altan Demirel Türk halk müziğine önemli hizmetleri  üstatlardır, fakat görevde bulundukları süre içinde TRT repertuarına sadece “Anonim” türküleri alıp, beste türküleri red etmelerini doğru bulmuyorum. Bu uygulamaları ile “halk müziğini koruyayım derken, önünü tıkamış, gelişmesini ve zenginleşmesini önlemişlerdir” diye düşünüyorum.   

Ki zaten TRT repertuarında olan birçok türkü de anonim olmayıp, sahibi bellidir. Fakat sırf repertuara girsin diye söz ve müzik olarak eserin sahibi, kaynak kişi olarak yazılmış ve anonim olarak TRT repertuarına alınmıştır.  (MESAM) Müzik Eserleri Birliği’nin internet sitesini incelerseniz, TRT repertuarında “anonim” görülen birçok eserin, söz-müzik olarak sahiplerini görebilirsiniz. Bu komediyi, halk müziği içinde olan yetkililer biliyor, fakat her nedense herkes suskun, kimse bir şey yapmıyor. 

Gençler tarafından, türkülerin, pop müzikler kadar ilgi görmemesinin en önemli nedenlerinden biri değişimdir.   Yıllar önceki duygu ve düşüncelerle, o zamanın yaşam tarzı ile  yazılan türküler, gençlere cazip gelmemektedir. Medya organlarında yer alan şarkıcıların yaşantısı, giyim ve davranışları, şarkıların ritmi, saundu, sözleri  cazip geldiğinden, özenti ve moda sonucu, ülkemizde milyonlarca genç pop, rock, hip hop, funk gibi müzikleri dinlemektedir. Okulda kendi milli müziği öğretilmeyen, evindeki televizyon, internet, cep telefonu ve diğer iletişim araçlarında her gün batı müziğini dinleyen çocuktan ne bekleyebiliriz. Suçlu çocuk mu, yoksa ona kendi kültürünü öğretmeyen biz mi?

“Türküler, söz ve müzik olarak çağı yakalamalıdır.” Aksi halde ilgi gençler tarafından ilgi görmez. Nesil değiştiğinde tarihi bir eser gibi zamanla müzelik olur. “Bir mektup yazdırdım Urfalı kızına” türküsü bizim gibi belli yaştakiler için bir anlam ifade eder fakat, hayatında bir mektup yazmamış, sevdiğinden gelen mektubu görmemiş, evine telefon faturası mektubundan başka mektup gelmeyen, mail, çet ve telefon mesajı ile haberleşen günümüz çocukları için “mektup” ne ifade eder. Kendi duygu, düşünce ve yaşantısından izler taşımayan, içindeki ritmi yakalamayan bir eseri, çocuklar dinlemiyor, dinlemez…. Bu gerçeği göz ardı etmemeliyiz. İşte bu nedenledir ki, türkü besteleme teşvik edilmeli, desteklenmeli, böylece Türküler de çağı yakalamalıdır diyoruz.   

Anonim (sahibi belli olmayan) Türküler başlığı yanında, Beste türküler diye bir kategori açılarak,   Yeni bestelenen Türkülerin TRT repertuarına alınması konusunda çeşitli yazılar yazmamıza, görüşmeler yapmamıza ve rapor hazırlayıp resmen TRT’ye müracaat etmemize, bazı yöneticilerin olumu görüş beyan etmelerine rağmen, halen, “yeni bestelenen türküler TRT repertuarına alınmamaktadır“

Yeni türkülere TRT’nin kapılarını açılması ile, türkü repertuarı her geçen gün zenginleşecek, bu türküler günün duygu ve düşüncelerini, yaşam tarzını yansıtacağı için,  çağı yakalayacak ve yeni nesil türküler gençler tarafından sevilecek, yaşatılacaktır buna inanıyorum. Bu konuda TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’e, Değerli dostlarımız TRT Müzik Dairesi Başkanı Deniz Çakmakoğlu, yeni göreve gelen TRT Halk Müziği  Müdürü Kubilay Dökmetaş’a büyük görevler düşmektedir. 

Dilinizden ve kulağınızdan türküler eksilmesin…21.08.2012  


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık