Duygu SUCUKA

Üniversiteler ve ahlak


Duygu SUCUKA
1 Kasım 2012 Perşembe 14:49

Üniversiteleri ahlaksızlık yuvası görebilmek

 

Geçtiğimiz günlerde, üniversitenin şehirlerine ahlaksızlık getirdiğini söyleyen Mardin Yeşilay temsilcisinin sözleri tüm kamuoyunun dikkatini ve tepkisini çekti. Alkışlayanlar da olmuş olabilir o sözleri.

 

Yaklaşık üç hafta önce, Mardin’de, Mardin’in kalkınması üzerine bir panel yapmıştık. Vali, Milletvekili, Belediye Başkanı, DİKA Genel Sekreteri, Rektör Yardımcısı başta olmak üzere İlin üst düzey yönetici ve temsilcileri o panelde idiler ve konuşmalarını da yaptılar. Panelin sonuna doğru, salonda bulunan üniversite öğrencileri söz alarak, öğrenci oldukları için kiralık ev bulmakta zorlandıklarını, şehirde öğrenciye ev verilmediğini söylediler, içinde bundukları zorlukları anlatmaya çalıştılar.

Sorulara cevap veren Belediye Başkanı Beşir Ayanoğlu, bu konulara duyarlı olduğunu, konuyla ilgileneceğini söyledi. Öğrenciye ev vermemek tek Mardin’de değil her yerde var olan bir tutumdur. Yanlış bir tutumdur. Gençlere destek olmamak adına bir tutumdur. 

Bugün Mardin’de halka yakın bir Belediye başkanı var. Kız çocuklarının okutulması konusunda ısrarcı bir Vali var. Çok kültürlülüğüyle övünen bir kamuoyu var. Mardin, herkesin belleğinde hoşgörü kenti olarak yer almış bir şehrimiz. Camiyle kilisenin yan yana olduğu, farklı etnik kökenli insanların bir arada yaşadığı, zengin tarihiyle adını yurt dışına bile taşırmış ilginç bir yer. Dört yıl önce kurulmuş üniversitesi ise farklı dillere eğilimi ile biliniyor. 

Böyle bir kentten, birisi çıkıyor, üniversite şehrimize ahlaksızlık getirdi diyor. Mardin Yeşilay Başkanı, üniversitelerine dışarıdan gelen öğrencilerin, gençlerin el ele dolaştığını, sonra da işin ilerleyip uç noktaya vardığını, yatakta bittiğini söylüyor. Bu sözlerle tüm üniversite çevrelerini ve uygar düşünen herkesi rahatsız ediyor. Sadece Mardin değil, tüm Türkiye’de bu şekilde düşünen çok fazla kişi var. Ancak öyle düşünen insanların bazılarına baktığınız zaman, kendi çevrelerinde ahlaksızlık olarak görmedikleri diz boyu çirkinlikler görürsünüz. Zaman zaman cılız biçimde de olsa kamuoyuna yansımış bir konu vardı; Suriyeli genç kızları alıp getirerek ikinci hanım olarak evlenen erkekler. Bu haber bilhassa Mardin’in bazı yerleşkeleri için yapıldı. Burada ahlak sorgulaması yapmak gerekmiyor mu? Ya da birden fazla kadınla evlenenler, çocuk yaştaki kızları eş diye alanlar, kendilerinde bu hakkı görenler… 

O sözleri söyleyen kişinin bir çıkış yaparak, radikal bir söylemle kendini fark ettirme çabası da olabilir söylediği sözler. Ancak daha önce de söylediğim gibi, bu düşünce sadece Mardin’e özgü, Mardin’de bir kişiye özgü değildir. Türkiye’nin her yerinde vardır, eğitim düzeyi düşük yerlerde biraz daha fazla olabilir.

 

Eğitime verilen önem doğrultusunda, bu ülkede, her ilde bir üniversite kurulması kararı alındıktan sonra uygulamaya geçildi ve yeni üniversiteler açıldı. Bugün her ilde en az bir devlet üniversitesi, büyük şehirlerde ise onlarca üniversite bulunmaktadır. Doğu-Güneydoğu’ya gidildiği zaman, yeni kurulan, bilhassa 2000’li yıllarda kurulan birçok üniversitede alt yapı yeterli değildir. Ne öğrenci yurtları, ne derslikler, ne de öğretim üyeleri kapasitesi. Özellikle öğretim üyesi sıkıntısı çekilen bazı üniversitelere batıdan hoca götürmek pek kolay olmuyor. Şartlar ne kadar cazip olursa olsun, bunu sağlamak kolay değil. Bu üniversitelerin gelişmeye, alt yapılarını sağlamlaştırmaya ihtiyaçları varken bir de vatandaş tarafından horlanmaları işin cabası oluyor.

 

Yeryüzünde üniversiteler uygarlaşmanın, bilimin, ilimin merkezi olarak kabul görmüştür. Her üniversiteli, Mardinli Yeşilay temsilcisinin tarif ettiği gibi değildir. Olsa bile herkes kendi yapıp ettiğinden sorumludur.

 

Bu arada, bazen, vatandaş gibi bazı kurumlar da insanların namus bekçiliğine soyunmaktadır. Mesela Güneydoğu’daki (hepsi mi, bilemiyorum) bazı öğretmenevlerinin koridorlarında kameralar görürsünüz. Bu kameralarla kim kimin odasına girip çıkmış, idare tarafından izlenmektedir. Bir misafirhanede bayan erkek karışık kalıyorsa, biri diğerinin odasına girip çıkmışsa, küçük yer de olsa, büyük yer de olsa elbette ki bu durum hoş karşılanmayabilir. Ancak çözümü de merkezi sistemle, kapalı devre, BBG evi gibi, insanların hareketlerini izlemek değildir. Başka çözümler düşünülmelidir.

 

Üniversiteler, ahlaksızlık dağıtan kurumlar olarak değil, uygarlığın ölçüsü, ilim ve bilimin odağı olarak görüldüğü zaman hak ettikleri yerde olacaklardır.  

01.11.2012

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star