Abuzer AKBIYIK

Urfa Müzik Festivali


Abuzer AKBIYIK
8 Kasım 2011 Salı 07:31
Urfa’nın tarihi yüzyıllar öncesine dayanan köklü müzik geçmişi, sanat değeri yüksek eserleri, ünlü sanatçıları,  yaşayan müzik sevgisi ve potansiyeli vardır. Bu hususlar dikkate alındığında, bence Urfa’da uluslararası çapta bir müzik festivali yapılmalıdır.

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde değişik tarihlerde değişik isimlerle, değişik müzik dallarında (Caz, Rock, Klasik) müzik festivalleri yapılmaktadır. Her birinin amacı ve fonksiyonu başka başkadır.

Urfa geçmişten günümüze müzik şehridir. Bu nedenledir ki Ülkelerin kültürünü yansıtan müzik festivali için Urfa tam yerdir.

Müzik Festivali için Neden Urfa? Sorusunu kısaca şöyle cevaplayabiliriz.

Urfa 12 bin yıllık dünyanın en eski şehridir. Bu köklü tarih içinde müzik her zaman ön planda olmuştur. Tarih boyunca Urfa ve musiki birbirinden ayrılmaz iki parça gibidir. Son yüzyılı dikkate alırsak gerek türküleri gerekse ünlü sanatçılarıyla Urfa, Türkiye müzik piyasasına adeta damgasını vurmuştur.

Urfa musikisi ile ilgili bilgiler milattan önceki dönemlere kadar dayanır. Şanlıurfa’ya bağlı Sultantepe Köyü’nde yapılan kazılarda çıkarılan bir tablet arşivinde Gılgamış Destanı’na ait parçalar bulunmuştur.

Miladi 168 senesinde Edessa’da (Urfa’nın eski ismi) dünyayı gelen Bar Daişan büyük bir din filozofu aynı zamanda şair ve kuvvetli bir sportmen olduğu bilinmektedir. Musikiye çok düşkün olan Bar Daişan oğlunun adını ahenk anlamına gelen “Harmonius” koymuştur. Mersiyeler yazan Daişan, bunları besteler ve bestelettirirdi. Onun zamanına kadar ayinler musikisiz icra edilirdi. Bar Daişan dini ayinle musikiyi birleştiren ilk fikir ve sanat adamı olarak Urfa musiki tarihinde yer almaktadır.

Bölgede Zeriab, Bağdat Abbasi Halifelerinin sarayında Harun Al Raşit e Al-Mamun zamanında azife gördükten sonra İspanya’da Kardova şehrinde Halife Abdurrahman’ın sarayına baş musikişinas olarak gönderilmiştir. Zeriab Kardova’da kurduğu konservatuarla Endülüs musikisinin temelini atmış, Arap ve İspanyol musikisine tesir etmiştir. Zeriab’ın ud aletine beşinci teli ilave ettiği bilinmektedir.

Şanlıurfa’nın Eyyübiye Mahallesi’nde yapılan kazı sırasında bulunan bir mozaikte, sihirli musikişinas Orfeus ve onun musikisini dinleyen kuşlar, aslanlar, geyikler e melekler görülmektedir.

Urfa’da gayet ince ve hazin bir sesle yapılan ayinler Rehavi (Urfa’ya ait) makamını ortaya çıkarmıştır. “Rehavi Makamı” İbni Sina’dan geçmiştir. Buna göre Rehavi makamının 10. Asırdan günümüze geldiği söylenebilir. Yine Urfa ila ilgili, “Harran Makamı”, “Kılıçlı Makamı” ve “Urfa Makamı” vardır. Bu makamların Urfa’da icat edilmiş olması tarihte musikinin yöremizde ne kadar gelişmiş olduğunu göstermesi bakımından bariz örneklerdir.

1926 yılında derleme çalışmaları yapmak üzere Şanlıurfa’ya gelen heyette bulunan Ekrem Besim bey, Darülelhan Dergisi’nin önsözünde Urfalı musikişinaslar ve okumaları hakkında “Şunu ilave etmek isterim ki Urfa’da dinlediğimiz zevatın hemen cümlesi musikiye az çok vakıf insanlardı. Terennüm ettikleri parçaların hangi makalda olduğunu ve seyrini bilerek okuyorlar. Urfalıların sesleri çok temiz ve tizdir. İlk işittiğim vakit erkek sesinin bu kadar yüksek perdelere fenin vesaitinden istifade etmeksizin erişebileceğine hayret ettim” diye yazmaktan kendini alamamıştır.

Tarih boyunca Urfa’da çok ünlü musikişinaslar yetişmiştir. Son yüzyıl içindekilerden birkaçını  sayacak olursak; Hacı Nuri Hafız, Mukim Tahir, Kel Hamza (Şenses), Bekçi Bakır, Tenekeci Mahmut Güzelgöz, Cemil Cankat, Halil Hafız, Ahmet Hafız, Kazancı Bedih’i sayabiliriz.

Son elli yılda ise şöhret olanlardan;  Nuri Sesigüzel,  Müslüm Gürses, Seyfettin Sucu, Mehmet Özbek, Mahmut Tuncer, Ferhat Göçer, İbrahim Tatlıses bunlardan birkaçıdır.
Urfa müzikte bir markadır bu nedenle bir çok sanatçı isminin başına “Urfalı” diye yazdırmıştır.

Geçmişten-günümüze sıra geceleri, asbap geceleri, dağ yatıları gibi ortamlarda müzik bütün canlılığıyla Urfa’da yaşamaktadır. Bilhassa akşamları Urfa sokaklarında dolaşırsanız, sıra gecelerinden gelen musiki nağmelerini mutlaka duyarsınız.

Sonuç olarak Urfa’nın dünü ve bugünü dikkate alındığında Urfa’da uluslararası bir müzik festivali yapılması yerinde olur kanaatindeyim. Bu festival, Urfa’da müziğin gelişmesine katkıda bulunur. Ayrıca halk festival boyunca müzikle dolu günler geçirir, morali yükselir. Gelen misafirler sayesinde turizm canlanır, böylece festival Urfa’ya ekonomik katkı sağlar.

Urfa müzik festivalinde, müzik etkinlikleri yanında müzikle ilgili sempozyum, panel de düzenlenir. Böylece Urfa ve müzik hakkında daha detaylı çalışmalar ortaya çıkar.
Urfa Müzik festivali Harran Üniversitesi koordinatörlüğünde Valilik, Belediye, Ticaret Odası, Ticaret Borsası, GAP idaresi gibi kurum ve kuruluşların işbirliği hazırlanabilir. Çeşitli kurumlar yanında Karacadağ Kalkınma Ajansından maddi destek alınabilir.

Urfa Müzik festivaline Türkiye’den, Amerika, Avrupa, Ortadoğu, Azerbaycan, Suriye, İran, Mısır gibi ülkelerden ülke kültürleriyle ilgili müzik yapan sanatçı, grup, müzik araştırmacı ve  yazarları çağrılabilir.

Böylece müzik aracılığı ile Urfa ve Harran Üniversitesi dünyada ön plana çıkar, daha çok tanınır.


Ben folklor araştırmacısı-yazar olarak “Urfa Müzik Festivali” projesi Urfa’ya yakışır diyorum,  yetkililer ne der bilemiyorum.  Ben inanıyorum ki; proje benimsenirse, proje için para da bulunur, organize edecek insan da.



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık