Ahin GÜNEŞ

Urfa'nın seçim atmosferi, Bakan Çelik'e Cevap


Ahin GÜNEŞ
10 Mayıs 2011 Salı 11:42
Ortalama beş yılda bir tekrarlayan nakarat gibi, ülkemizde de siyasi seçimler devinimini tamamladı. Tekrarına yakın tarih yakınlaşmaya başladı.


Bu sürecin kendini ilk başta aday adaylığı ile gösterdiği dönemde, biz kendi objektifimizden mevcut tabloyu okumaya çalışarak öngörülerimizi sizlerle paylaşmaya çalıştık.


Ancak;


Ne hikmetse yazdıklarımızdan ötürü yeri geldi bizi AKP’li, yeri geldi BDP’li ilan ettiler.  Bazen de yeri geldiğinde de hangi siyasi fraksiyona hizmet ettiğimizi anlamakta zorluk çektiklerini yorumlarla, maillerle,  seviyesiz ithamlarla ifade etmeye çalıştılar.


Biz bu yaklaşımlar karşısında her ne kadar tüm siyasi partilere eşit mesafede olduğumuzu en kalın çizgilerle altını çizerek ifade ettiysek de bazı aklı kıtlar, tıpkı Kızılderili atasözündeki gibi yazdıklarımızı, en ince ayrıntısına kadar anladıkları halde, görmek istedikleri gibi gördüler, anlamak istedikleri gibi anladılar.


Oysa bizim tek derdimiz ve ortak paydamız inadına, çocuksu ter temiz duygularla, çıkarsız ve umarsız bir anlayışla bu şehre olan sevdamızdı. Çünkü çocuklar karşılıksız ve hesapsız yürekten sever.

Şimdi AKP’in despotik bir anlayışla, şehrin dinamiklerinin önerisinden, sağduyusundan uzak dayatmacı bir anlayışla halka sunduğu vekil adayları listesini eleştirdiğimizde de Urfa tabiri ile bazı kesimler bizi şırlopçulukla(*) suçlayıp topa tuttu.


Her defasında Urfa’yı sevdiğini söylen Tatlıses bile yeri geldi,  kendisine nasıl iletildiğini en ince detayına kadar bildiğimiz gizli saklı bir yaklaşımla bağımsız adaylıktan, tereyağından kıl çeker gibi sıyrıldı. Daha önceki seçimlerde yaptığı gibi yine Urfa’yı yüz üstü bıraktı. Geri çekilmekle, Urfa’yı, Urfalının istemediği bir liste ile yüz yüze bırakarak ne kadar sevdiğini göstermiş oldu. 
Teşekkürler İbo. Her seçim zamanı yaptığın gibi yine Urfa ile dalga geçtin. Sende Urfa’yı  Ceket meselesindeki gibi gördün..


Tabi bu siyasi anlayış sadece AKP veya Tatlıses için mi? Hayır. Diğer mevcut siyasi partilere baktığımızda da değişen bir durum yok. Onlar da kendi tabanlarının isteminden Uzak, listelerini dayattılar. Yani onlarda pek farklı değil. Hele hele MHP’nin son günlerdeki kaset skandalları furyası o da işin farklı ahlaksız bir boyutu olarak kamuoyunda yankılandı.


Hepsinden önemlisi ise yıllarca “Bakan” yetiştirmek yerine  “Bakan İsteriz, Bakan İsteriz” diye haykırışların sonucu olarak, ünlü klasiklerden “80 günde devr-i alem” yazar Jules Verne'nin kitabındaki kahraman taş çıkarırcasına bir hafta da Urfa’yı baştan sona beraberinde koyun sürüsü gibi valisi, emniyet müdürü ve daire amirleri vekil adayları ile gezen ithal bir bakan ile turu tamamlayan bir anlayıştan ne beklenir. 


Kaldı ki Urfa ile Bursa arasında yıllarca dost muhabbetlerinde söylene duran söylencelerden başka ne ortak yanları var. Sadece nüfus cüzdanında Urfa yazan, Urfa’yı doğduğu günden başka görmemiş olanlardan oluşan bir vekil listesinin Urfa’ya ne katkısı olur. Bırakın şehrin sorunlarını, başka illere kaptırılan kuruluşları, eğitimdeki yüz karalığımızı, Kaç tanesi Urfa’da eski ve kadim mahallelerden, “ Hekimdede” ve “Su Meydanı”nın yerini bilir.

Belki bu yazdıklarım size karamsar bir tablo gibi görünebilir. Ama tıpkı 2009 belediye seçimlerinde iktidar olduğu halde, estirdiği rüzgarla seçimleri ezici çoğunlukla kazanabilecek durumdayken bir partinin, kendi eli ile kendi basiretini bağlamasını nasıl izah edebilirsiniz. Şimdi de dayattığı listelerle Urfa’da siyasi partiler kendi basiretlerini yine kendileri bağlamıyor mu?


Son olarak'ta Bakan Çelik'e buradan cevap vermek istiyorum, Sayın bakan, ithal bakan çıkışımıza veryansın ediyorsunuz. Unutmayınız ki bundan önceki vekil listesi sizin eseriniz siz listeyi belirleyip seçtirdiniz. Siz onları vekilliğe taşıdınız. Başarısız ve çözümsüz kalmışlarsa sorumlusu siz ve sizin partinizdir, başbakandır. Bu konuda şimdiki listenize destek istediğiniz halkı suçlamaya hiç mi, hiç hakkınız yok. Unutmayın ki Urfa ne Cekettir. Ne de Paket..


Hayatı doğruları ve Urfa’yı gerçekten seven, onu 11 bin yıl sonraya taşıyacak bir anlayışın bu günden tezi  doğması dileği ile saygılarla..





(*)şırlopçuluk: Urfa şivesinde maddi menfaatler peşinde koşan kimse veya kimseler anlamında bir deyim

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık