Mustafa GÜNEŞ

URFA’NIN TAKSİM MEYDANI: ESENTEPE VE İHALESİ


Mustafa GÜNEŞ
3 Haziran 2013 Pazartesi 11:37

Hemen tüm Urfalı hemşerilerimizin bildiği gibi Esentepe’de 500 yataklı Hastane ile otogar arasında, çevre yolu boyunca hazineye ait 20 bin metrekare civarında münferit kayalıklı bir yamaç bulunmaktadır.

Hemen her Belediye seçimi sırasında başkan adayları burayı yeşil alan olarak düzenleyeceklerini taahhüt ederler. Seçim bittikten sonra iş yoğunluğu bahanesiyle bir dahaki seçime kadar unutulur, yeni seçim döneminde tekrar gündeme getirilir.

Geçtiğimiz seçim sırasında da hem mevcut Belediye Başkanımız, hem de Ak Parti adayı Sayın Mehmet Oymak tarafından tekrar seçim bildirgelerine konulmuştu.

Ancak Sayın Oymak, bu kez vaat ve programla yetinmemiş seçim broşürüne bir de parkın ne şekilde düzenleneceğine dair proje eklemişti. Projede yeşil alana ek olarak bir de büyük bir anfi-tiyatroya yer verilmişti.

Elbette Ak parti adayının bu taahhüdünün, aynı zamanda iktidar partisinin de taahhüdü olduğunu belirtmeye gerek yoktur.

SONRA BİR ŞEYLER OLDU.

Sonra bildiğiniz gibi Ak Parti seçimleri bir  “ceket” söylentisiyle kaybetti. Fakat Belediye Meclisi üyelerinin neredeyse tamamın aldı.

Tekrar seçilen Başkan, bir başlangıç olarak orayı ağaçlandırdı. Ağaçların bir kısmı yeşerdiyse de bir kısmı da bakımsızlıktan kurudu. Halen epeyce bir kesimi ağaçlıdır. Mahalle sakinleri bu bakımsızlığı belediyenin iş yoğunluğuna verip beklediler.

Fakat bir süre sonra ne olduysa ( her halde yukarıdan gelen bir talimatla) hazine burayı “eğitim alanı” adı altında ihaleye çıkarır.

BURAYA KADAR HER ŞEY NORMAL GİBİ GÖZÜKÜR

İhaleye çıkış şartlarında, arsa üzerine yapılacak inşaat alanının yoğunluğu (halk deyimiyle emsal) % 50 (yüzde elli) ve kat yüksekliği limitsizdir.

Buna göre arsa üzerinde en fazla alanın yarısı kadar yani 10 bin metre kare inşaat yapılabilecektir.

Haliyle ihaleye teklif veren firmalar bu 10 bin metrekarelik inşaat alanını göz önünde bulundurarak teklif verdiler.

İhale bir Urfa firmasında kaldı. Ancak ne hikmetse, işlemler bu güne kadar kimsenin bürokrasiden beklemediği bir hızla tamamlanır.

Teklif aynı jet hızıyla bakanlık tarafından onaylanarak sözleşme yapılır.

Hemen arkasından gene jet hızı ile Hazine, Belediyeye müracaat ederek inşaat alanının arsanın 2,5 katına çıkarılmasını ve inşaat türünün de “eğitim” ve “turizm amaçlı” olarak değiştirilmesi talebinde bulunur.

Bu teklife göre arsa üzerinde yapılacak inşaat alanı 10 bin metre kareden 50 bin metrekareye çıkarılmış, turizm alanı deyimi ile de gökdelen şeklinde otel inşaatına izin verilmiş oluyordu.

Teklif, istek doğrultusunda Belediye Meclisinden de jet hızıyla geçer.

İhale şartlarının değişmesini teklif eden hazine ve değiştiren belediye hangi yasal dayanaklarla böyle davrandılar bilemeyiz. Ancak bunun haksız rekabet yarattığını, teklif veren firmaların ilk ihale şartlarını göz önünde tutarak teklif verdiklerini, hazinenin ihale bedelinin tam beş katı zarara uğratıldığını görmek için hukuk doktoru olmaya gerek olmadığını her normal vatandaş bilir.

MAHALE HALKI İTİRAZ EDİYOR

Olayın duyulması üzerine, özellikle olaydan doğrudan etkilenen mahalleli ve bir kesim sorumlu vatandaş toplu dilekçe ile ihalenin iptali ve buranın İktidar Partisi tarafından söz verildiği gibi yeşil alan olarak düzenlenmesi için itiraz eder.

Meclis gene jet hızıyla 2,5 olan inşaat yetkisini bu kez 1,75’e çekiyor. Ancak karar halen kesinleşmemiş olup askı süresi beklenmektedir.

Bu hesaba göre ise inşaat alanı 35 bin metrekareye çıkarılmış oluyor. Anlaşılacağı gibi gene hazine zararda, gene haksız rekabet ortamı ve ihaleye fesat karıştırma iradesi sürdürülmüştür.

DEĞİŞTİRME BU KADAR MI KOLAY?

Şimdi sormak istediğimiz şudur:

Belediye, hangi kriterlere göre başlangıçta (0.5) olan katsayıyı; ihale sonrasında acilen 2,5’e çıkarılıyor, ardından tekrar 1.75’e çekiyor.

Bu belediye nasıl oluyor da vatandaşların hayatını etkileyen, dahası arsanın değerinde milyarlara varan değişmeler yapabilen bu tür karaları bu kadar kolay verebiliyor?

Aynı Belediye ve onun Meclisinin yetkilerini bu kadar kolay ve seri olarak kullanıldığı başka örnekleri var mıdır?

Ayrıca neden arsanın tamamı ihale edilir de yanı başındaki hastane için biraz gelişme alanı ayrılmaz? Hastaneye gidenler bilir, ana binanın yanı başına yapılan ek binalar nedeniyle şimdiden sıkışma belirtileri kendini hissettirmektedir.

AK PARTİ ADAYI NEREDE?

Tartışmasız ve rakipsiz iktidarda olan bir partinin, kendi adayının seçim projesinin böylesine seri bir biçimde tuz-buz edilmesine rıza göstermesi için ne tür bir güç devreye girmiştir de parti adayı Sayın Mehmet Oymak bu konuda hiç ses çıkarmamıştır?

Daha da vahimi, parti il başkanın da sesi kısılmış,  20 günden fazladır tüm uğraşılara rağmen halkla görüşmekten kaçmaktadır.

SÖYLENTİ BÜYÜK: “BİR BAKAN DEVREDE”

Ne kadarı gerçek ne kadarı şehir efsanesidir bilemeyiz. Ancak günlerdir ortalıkta büyüyerek yayılan söylentiye göre, olayda ihaleyi alan firma ile bir bakanın “dünür” ilişkisi etkili olmuş, durumdan rahatsız olan bir yığın Ak Partili de bu nedenle sesi çıkaramaz olmuştur.Gene Belediye meclisi üyelerinin bir kesimi de bu işten rahatsız oldukları halde, Ankara’dan gelen baskı ile oy verdiği söylenmektedir.

BİR “CESUR YÜREK?”

Sonuç olarak, dileriz yürekli bir yetkili olaya el koyar, fesatla malul bu ihalenin iptali için girişimde bulunur ve halkın beklentisi olan yeşil alan projesinin tekrar hayat geçirilmesini sağlar.

Aksi takdirde bu yük ve bu vebal partinin ve hangi endişeyle olursa olsun buna ses çıkarmayan ilgililerin sırtında kalacaktır.

Bu yazdıklarımızı kim okur, kim duyar, kim duymaz bilemeyiz. Ancak bu ihale başından itibaren “muvazaa” ve “fesat” la maluldür.

HER RAKİPSİZ PARTİ ENİ SONU OLİGARŞİYE DÖNÜŞÜR

Ayrıca siyasi ve sosyal tarih örnekleri göstermiştir ki, ezici çoğunlukla iktidara gelen rakipsiz partiler; ne kadar iyi niyetle başlamış olurlarsa olsunlar, rakipsizliğin verdiği pervasızlıkla zaman içinde hukuk dışına çıkarak keyfileşir ve tek parti diktatoryasına dönüşürler. Yurt düzeyine yayılan Taksim Meydanı olayları da bu konudaki ipuçlarını vermektedir.

Umarız toplum son olaylardan bir ders alır da ilerideki seçimlerde bu istismara açık rakipsiz parti gücünü dengeleyecek oranda oy dağılımı refleksi gösterir.

 

3.6.2013

Mustafa Güneş/URFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık