Ercan AKKAR

VAN’DA ACILAR HALEN TAZE


Ercan AKKAR
2 Kasım 2012 Cuma 17:42

Van’da meydana gelen depremin üzerinden bir yıl geçti. Zaman her şeyin ilacı derler, ama aradan geçen bir yıl acıları unutturmak yerine, kabuk bağlamış yüreklerde tazeliğini halen ilk günkü gibi koruyor.

 

Aslına bakarsanız Van depremlere alışık bir şehir… Tarih boyunca birçok yıkıcı depremlere sahne olmuştur. Gerek fay hattı üzerinde olması, gerekse yer yapısının yumuşaklığından kaynaklı en küçük depremde bile etkili, korkutucu ve yıkıcı olmuştur.

 

Ailece 1967 yılında Diyarbakır Lice’den Van göç ettik. Yani çocukluğum, gençliğim Van’ın yeşil, mahallelerinden su kanalları geçen, herkesin birbirini tanıdığı sokaklarında geçti.

 

Bende Van’da birçok deprem yaşadım. Ama bunların birsi hariç hepsi ufak depremlerdi.   Van’da kimse bu ufak depremlere aldırış etmezdi. Çünkü deprem kuşağında oldukları için depremle yaşamasını bilirlerdi.

 

Hiç unutmam; yıl 1976’ydı. Cumhuriyet Caddesi’nde basketbol oynadığımız arkadaşlarımızla spor salonuna doğru yürüyorduk. Saat 12:30 sularında İş Bankası önüne geldiğimizde sanki yerde bir dalgalanma oldu, ben ve arkadaşlarımdan birkaçı dengemizi kaybederek yere yığıldık. Bu sırada bankanın camları patlayarak etrafa saçıldı. Tam bir panik havası vardı. Herkes biran önce evinden, sevdiklerinden haber almak istiyordu. Arkadaşlar yan yana geldik ve o şokla tek kelime etmeden içgüdülerimiz diğer insanlar gibi bizleri de evlerimize doğru yöneltti. Eve geldiğimde tüm ailemi bahçede görünce ve tabi ki onlarda beni görünce rahat nefes almıştık.

 

Van’da can kaybı yoktu. Sadece bazı ev ve işyerlerinin camları kırılmış duvarlarında da küçük çaplı çatlaklar meydana gelmişti. Ancak annemin, babamın ve ağabeylerimin konuşmalarından, bu büyüklükte bir sarsıntının mutlaka çevrede bir yıkım yol açmış olabileceği yönünde tahminleri dinliyordum.

 

O yıllarda sadece tahminle konuşuluyordu. Çünkü teknoloji bu denli gelişmemişti. Nitekim radyo haberlerinden sarsıntının boyutları da yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. 7.5 büyüklüğündeki depremin merkez üssü Muradiye ilçesine bağlı Çaldıran kazasıydı. Deprem Muradiye ve Çaldıran’ın yanı sıra Özalp ile Erciş’te de yıkıcı olmuştu.

 

Deprem 24 Kasım’da meydana gelmişti. Şartlar çok ağırdı. Yardım ulaştırılamıyordu. Buda bilançoyu her geçen gün daha da ağırlaştırıyordu. Hava sıcaklığı eksi 20’lere dayanıyor, kar, yağmur ve çamur nedeniyle donarak ölenlerde oluyordu. Sonuçta 3 bin 840 kişi ölmüş, binlerce kişi yaralanmış, 9 bin 232 bina hasar görmüştü. Van merkezde dahil insanların büyük bölümü çadırlarda zor şartlarda hayat mücadelesi veriyordu.

 

2 KEZ YIKILDI

 

Bu kez yıl 2011… Van 35 yıl sonra yine büyük bir yıkım yaşadı. Önce 23 Ekim’de 7.2 ile sonra 9 Kasım’da 5.6 ile…

 

Bu depremleri ben yaşamadım. Fakat 35 yıl önce yaşadıklarımdan sonuçlarını iyi kötü tahmin edebiliyordum. Haberi ilk duyduğumda annemi, ağabeylerimi, kardeşlerimi, yeğenlerimi ve arkadaşlarımı aradım. Her ulaştığım ‘bizde bir şey yok’ deyince rahatlıyordum.

 

Ama yinede beni derinden sarsan Hürriyet Gazetesi’nde 5 yıl birlikte çalıştığım ve üzerimde büyük emeği olan Sabahattin Yılmaz ile Diyarbakır DHA’da çalışan meslektaşım Cem Emir’in ölümleri ile çocukluğumun, gençliğimin geçtiği mahallelerin, sokakların, caddelerin yıkıldığını görmek oldu.

 

Son depremler 604 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına binlerce ev ve işyerinin kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Vanlılar, yeterince yardım ulaşmadığı ve mevsimin ağırlığı nedeniyle kışı geçirmek için gurbet yollarına döştü. Kimi akrabasının yanına, kimi yeni bir hayata yelken açtı. Ama kendi ailemden biliyorum, herkesin aklı Van’da kaldı.

 

Van’da kalanları ise zorlu bir dönem bekliyordu. Çünkü konteynır sayısı sınırlı, çadırlar ise yazlıktı. Devlet ise tam tersini söylüyor, her türlü ihtiyaçların karşılandığını belirtiyordu. Fakat her seferinde çadır yangınlarında diri diri yanan çocuk, hastaneleri dolduran zatürreeli hastalar bunu yalanlıyordu.

 

Evet, aradan bir yıl geçti. Çok zorlu bir yıl…

Vanlılar, hak aradıkları için gaz bombası yediler yılmadılar.

Vanlılar, ‘yaz mevsimine kadar dayanamaz’ dediler yanıldılar.

Vanlılara, yardımların ulaşmasını engellediler, beceremediler.

Vanlılara, konteynır ve çadırı çok gördüler, başkalarına lütfettiler.

 

Şimdi ise Vanlılara konut çilesi çektiriyorlar. Ev sahiplerine TOKİ’den 75 bin lira karşılığında konut verilirken, kiracı olanlara ‘yok’ diyorlar. Vanlılar, çok deprem yaşadı. Hepsini kendi gücüyle atlattı. Bu depremin yaraları her ne kadar taze olsa da Vanlılar, bunun da aşabilecek güçtedir.

Sevgiyle kalın.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star