Şeyhmus İDRİSOĞLU

Ve Tanrı Kürtleri Cezalandırdı!


Şeyhmus İDRİSOĞLU
25 Ekim 2011 Salı 14:18
Duyar gibiyim, "TANRI KÜRTLERİ CEZALANDIRDI!" Hak ettikleri cezayı tanrı veriyor onlara. Hatırlıyorum da Kocaeli depreminde askeri binalar, gazinolar yıkılıp sular altında kaldığında, içersinde onlarca askerimiz ölmüştü. Ülke olarak ağlayıp yas tutuğumuzda beyinleri örümcek ağı tutmuş yobazlar, benzer cümleler kullanılmıştı. "içer eğlenir fuhuş yaparsanız peygamber ocağının binaları da başınıza böyle yıkılır cezalandırılırsınız" diye. Böyle bir afetten faciadan nasıl olurda sevinilir, bu nasıl bir kafatasçılıktır anlayamıyorum. Biz bu ülkede böylemi kardeşlik yapacağız, birlikte yaşayacağız, anlamak mümkün değil. Sabah gönlüm bir tas sıcak çorba istedi içimi de ısıtır diye, yanında birde kuru soğan olsun. Çorbamı içerken haberlere takılıyorum soğuktan titreyen çocuklar daha yardım henüz tam yetişmemiş, kendi imkânlarıyla doğaya karşı mücadele ediyorlar ağıt boğazıma düğümleniyor, çorbamı içemiyorum utanıyor, sıkılıyorum, bebeler üşüyor bizler kendi kaloriferli evimizde sıcacık odamızda, empati yapmaya çalışıyorum, olmuyor kendi çocuklarımı düşünüyorum aynı ortamda dayanılacak gibi değil. Halen umursamıyorlar alışkanlıklardan vazgeçmiyorlar. Böyle durumlarda nasıl ki 20li yaşlarda gencecik çocukların cenazeleri geldiğinde klişe sözler edilip çözümsüzlüğü sürdürüyorlarsa. Depremde, selde, yangında, aynı zırvalığı kameralara konuşuyorlar."koskoca devlet aciz değil ya yardımlar zamanında ulaşılacaktır" devletin kendi ayıbını örtmenin tek yolu konuşmak başka söyleyecek sözleri yok. Yıkılan binaların neden depreme dayanamayıp yıkıldığını kimse irdelemez, konuşmaz üzerinde bile durmazlar. Teknik adamların dikkate alıp incelemedikleri binalardan arta kalan ölümlerin ekonomik kayıpların hesabını kimlerden sorulacağı tartışılmaz. Doğunun yazgısı bu olmalı. Çok çocuklu olmanın diyeti, bir oğlu askerde ölürken diğer oğlunun cenazesi dağdan geliyor, kalanlar da; deprem, sel, yangın gibi afetlerde heba olup gidiyorlar. Anaların yüreği yanar, başını çevirir, devletinden gelecek yardım elinin ne zaman kendilerine uzanacağını beklerler. Devlet babanın gelecek yardımın geç kalmasından isyan edemez, sitem hakkını kendisinde hissetmez biraz korkar biraz utanır. Veya istekleri yasaklar içindedir. İsyan yasaklanmıştır, konuşmak haykırmak lügatlerinde yoktur çare sadece beklemektir. Ve tanrı Kürtleri cezalandırmıyor, sizleri sevdiği kadar Kürtleri de sevdiğine inanırsanız sizlerde evinizde huzurlu mutlu yaşarsınız. Yarın İstanbul depremi kapıda Kürtler sizlere"  tanrı sizi cezalandırdı" demeyecek, sizden önce yardım elini uzatacaklarından kuşkunuz olmasın.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star