Ercan AKKAR

YASAKLARIN GÖLGESİNDEKİ SİYASET…


Ercan AKKAR
14 Mart 2016 Pazartesi 11:42

7 Haziran seçiminin ortaya çıkardığı tablo ve 1 Kasım seçimine gidilen yolda dolaba kaldırılan çözüm süreciyle birlikte başlayan sokağa çıkma yasakları gündemin ilk sırasındaki yerini korumaya devam ederken, bunların gölgesinde kalan siyasetteki gelişmelerin Mart ile birlikte daha fazla ön plana çıkacağı ön görülüyor.

Şırnak’ın Silopi ve Cizre ilçelerinde kısmen, Mardin’in Derik ilçesinde tamamen kaldırılan sokağa çıkma yasağı, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ise 1 mahalle, 4 sokak ve 1 caddede kaldırıldı. Aylardır devam eden sokağa çıkma yasağının kalktığı yerlerden göç etmek zorunda kalan aileler, evlerinin durumunu görebilmek için Sur’a akın ederken, sokağa çıkma yasağının kalktığı Gazi Caddesi ise son dönemlerin en hareketli günlerini yaşamaya başladı desek yeridir.

Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın birçok yerinde uygulanan sokağa çıkma yasakları geride ölümler, harabeye dönüşen yerleşim yerleri bırakmanın yanı sıra vatandaşlarda hem maddi, hem manevi derin yaralar bıraktı, bırakmaya da devam edecek gibi görünüyor.

Çünkü yasaklar belli yerlerde kalkarken, belli plan çerçevesinde başka yerlerde uygulamaya geçiriliyor. İşte son olarak İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın açıklaması üzerine Hakkari’nin Yüksekova, Mardin’in Nusaybin ilçelerinde sokağa çıkma yasağı başlarken, muhtemelen Şırnak merkezde de önümüzdeki birkaç gün içinde uygulamaya konulacak.

Halkların Demokrasi Partisi eşbaşkanları ve 3 milletvekilinin dokunulmazlık dosyalarının jet hızıyla meclise gelmesi ve Newroz’un yaklaşmasıyla birlikte, siyasette de gündemin havalarla birlikte ısınmaya başlayacağını tahmin etmek pek zor olmaza gerek.

Öncelikle yaklaşan Newroz’un Kürtler için büyük anlam ifade ettiğinin altını çizmek gerekiyor.Yenigün anlamına gelen Newroz, Kürt halkının Demirci Kawa önderliğinde Dehak zulmüne isyan ateşini tutuşturduğu ve zaferle taçlandırdığı gün olarak bilinir. Newroz, Kürtler için aynı zamanda hareketlilik ve canlılık, kışın tembelliğinden silkiniş anlamına da geliyor. Dolayısıyla Newroz’la birlikte Kürt siyasetinin meydanlardan alacağı enerji ve moralle yeniden bir ivme kazanacağı kanaatindeyim.  Newroz’la birlikte Kürt siyasetindeki muhtemel hareketliliğin, diğer siyasi partilere de pozitif etkileri olacağı kaçınılmaz olacaktır.

Hatırlanacağı gibi bir süre önce Anayasa Uzlaşma Komisyonu, AKParti’nin başkanlık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin parlamenter sistem ısrarı nedeniyle daha işin başında dağıldı. Her ne kadar AK Parti şimdilerde Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden masaya davet etse de bu davet karşılık bulmuyor.

Dolayısıyla en büyük ve tek hedefi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı başkan yapmak olan AK Parti, yeni hamleler atacaktır. Bunlar baskın bir seçim ile Halkların Demokrasi Partisi’nin barajın altına itmek, mümkünse Milliyetçi Hareket Partisi’ndeki iç karışıklığın artmasını destekleyerek, Milliyetçi Hareket Partisi’nin de baraj altında kalmasına olanak sağlamak ve o meşhur 400 milli vekili yakalamak.

AK Parti’nin diğer bir hamlesi ise 330 milletvekilini bularak hem anayasa, hem de başkanlığı referanduma götürmek olacaktır. Tabi bu da kolay görünmüyor elbette. AK Parti, 330’u bulmak için Milliyetçi Hareket Partisi’ndeki karışıklıktan veya Deniz Baykal’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden bazı milletvekilleri kopararak yeni bir parti çatısı altında AK Parti’ye destek vermesiyle mümkün olabilecektir.

Gelelim en önemli faktöre…11’nci Cumhurbaşkanı ve AK Parti’yi kuran 4 önemli isimden biri olan Abdullah Gül önderliğindeki küskünlerin ne yapacağı veya hangi adımları atacağı konusudur.

Bilindiği üzere uzun süreden bu yana Abdullah Gül, Hüseyin Çelik, Suat Kılıç, Sadullah Ergin gibi AK Parti’nin eski ağır topları ile içeride rahatsızlıkları bulunan Ali Babacan, Cemil Çiçek gibi isimler ile AK Parti’nin ilk çekirdek kadrosundan birçok isim birlikte hareket ediyor.

Şimdi gelelim siyasette olmaz denilenlerin olma ihtimaline… Gül ve arkadaşlarının uzun süreden bu yana yeni parti kuracakları veya AK Parti içinde muhalefet yaparak, AK Parti’yi ele geçirip kuruluş felsefesine geri döndürecekleri yönünde ifadeler mevcut…

Bu ikisinden ilkinin olma olasılığı daha fazla görülse bile, üçüncü ve belki de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük kabusu olabilecek Abdullah Gül’ün karşısına başkan adayı olarak çıkması durumudur. Böylesi bir durumda Gül’ün dokunulmazlıkları kaldırılmış Kürt siyasetinden, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden destek alabileceği gibi AK Parti’den de büyük oranda destek görme olasılığıdır. Tüm bu senaryoların olma olasılığını elbette yaşayarak göreceğiz.

Olası senaryolardan da anlaşılacağı gibi, çok uzun süredir sokağa çıkma yasaklarının gölgesinde kalan siyaset sahnesinin, havaların ısınmasıyla çok yakıcı bir hal alacağıdır.

Sevgiyle kalın.


YORUMLAR
  • yorum2016-03-15 18:39:29Hayati

    İnsanlar, yaşamlar saygı. Heryer kan gölü ölüm.

  • yorum2016-03-15 18:37:54Haydar

    Biz seçim meçim istemiyoruz. Huzur istiyoruz huzur, yaşam istiyoruz yaşam, güvenlik istiyoruz güvenlik.

  • yorum2016-03-15 18:35:34üstad

    Güzel yazı, güzel analizler yüreğine sağlık üstadım...

  • yorum2016-03-14 12:47:55misafir

    Ya arkadaş anlamadım gitti. Aylardır her tarafta bombalar patlıyor, sokağa çıkma yasakları ile şehirler yerle bir ediliyor, onlarca insanımız ölüyor, ama sorumlu ortada yok. Sanki bu ülkeyi 13 yıldır başkaları yönetiyormuş gibi.

  • yorum2016-03-14 12:45:24Sibel

    AKP'yi, ne CHP; ne MHP bitirebilir. AKP'yi yine AKP bitirecektir. Bende yazdıklarınıza katılıyorum Ercan bey.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star