Bermal MELİK

Yoksullaşan Almancılar


Bermal MELİK
14 Ocak 2014 Salı 14:11


Kitle iletişim araçları ile globalleşen dünyamızda artık ülkelerin sorunları  birbirinin sorunları halini aldı. Bugün Yunanistan'daki veya Almanya'daki bir karışıklık direk olarak bizi veya  başka bir ülkeyi etkileyebilecek bir hale geldi.
Bu ülkeler arasında özellikle Almanya'daki sorunlar Türkleri, Türkiyede'ki sorunlar Almanları  dolasıyla bu iki ülkeyi  fazlasıyla ilgilendirmekte.
Çünkü , 1960' lı yıllardan beri  Almanya'ya giden gurbetçi  olarak nitelendirilen vatandaşlarımız  bugün dört kuşaktır Almanya'da yaşamaktalar. Buna Almanlarla yapılan evlilikleri eklersek  bağımızın daha da güçlendiğini söylemek mümkün.
Ülke olarak zor dönemlerden geçiyoruz,  bunu Almanya' da yaşayan  vatandaşlarımızda çok iyi biliyor ve iyi takip ediyorlar. Ancak onların da ciddi sorunları var. Kendi günlük yaşantınızın temposu içerisinde unuttuğunuz, onların hasretini anlayamadığınız  sizin deyiminizle  "Almancılar", yoksulluk sorunuyla karşı karşıyalar.
Onların sizleri ve memleketlerini  bir an bile unutmadığını oraların bir masal ülkesi olmadığını ve onların sıkıntılarını yazmak ve irdelemektir amacım .
Küresel bir köy halini alan dünyamızda  artık gurbet olgusu da hayli değişmekte.
Ancak ülke özlemi, yakınlarının hasreti, yılar önce yakılan türkülerin duygu bazında sıcaklığı aynen devam etmektedir.
Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, Almanya değişiyor ve sorunlar değişiyor.
Almanya hükümetinin 2013 yılında  hazırladığı  yoksulluk raporuna göre Almanya’da ki Türkiyelilerin ekonomik durumu korkutucu boyutlar ulaştı. Bir dönem Türkiye 'yi ziyaretlerinde para -pul, mal mülk  ile yakınlarına hava atabilen tüketim ve yatırımlarıyla  Türkiye ekonomisine can veren "Almancılar"şimdi yoksulluğun pençesindeler.


Almanların kendi tabirleriyle dile getirdiği "goldene zeit" yani "altın dönem "geride kalmıştır
Fakirlik Avrupa Birliği devletlerinin dev sorunu haline geliyor. Almanya’da "yeni fakirlik” rüzgarları esiyor.  Eskiden belirli bir tabaka yoksulluk çekerken, şimdi toplumun normal tabakalarına sızan bu yeni fakirlik büyük bir halk kitlesinin sorunu haline gelmiştir.
Bilimsel araştırmalara göre Almanya’da en az 10 Milyon insan fakirlik içinde yaşıyor, 20 Milyon insan da fakirlik sınırında bir hayat sürdürüyor. Yaklaşık 1-2 Milyon insan sosyal yardıma muhtaç olduğu halde, sosyal yardım almadan yaşamını sürdürüyor. Kısaca her üç kişiden birisi belirsiz, güvensiz finansiyel şartlar içinde yaşıyor. Böylece yoksulluk bir normal aile sorunu haline gelmiş olup, milyonlarca insanın “hayati gerçeği“ olmuştur.
Türkiye deki kitlesel  ve yaygın olan yoksulluk siyasilerin başarılı çabalarıyla gündemdeki yerini almazken, Almanya hükümetinin içinde bulunduğu ekonomik daralmanın faturasını yabancılara daha da  çok Türkiye vatandaşlarına ödetiyor .
Ekonomik refah içersinde yaşamaya alışkın vatandaşlarımızın alışkanlık anlayışı değişmiştir.
Almancıların geçmiş yıllardaki tasarruf ve yatırım alışkanlıklarının yerini  kaybettikleri  eski yaşam standartlarına ulaşmak  ve çocuklarına hergün  piyasaya sürülen yeni ürünleri tüketmek çabası almıştır .
Tepedeki saatli bombanın ailelere vereceği tahribat en başta çocuk ve gençleri etkileyecektir. Dolasıyla dünyanın her yerinde zor olan annelik mesleği daha da zor bir hal almaktadır.
Avrupa toplumunda sanayileşme aşırı bireysellik, sınırsız  teknoloji ve egoizmden kaynaklanan faktörler ahlaki ve sosyal değerleri aktarmada en önemli faktör olan ailede  çöküntüye neden olmakta, boşanmalar hayli artmakta.
Çözülen aileler ,çözülen toplumları beraberinde getirmektedir.
Avrupada yetişen Türk ve Kürt çocukları açısında temel sorunlar;  aile içi eğitim eksikliği, dil bilmeme, kültürel kimlik ,idealsizlik,  ümitsizlik, TV  internet, ergenlik ve cinsellik  gibi bir çok sorunlar sıralanabilir...
Çocuk ve gençlerin dünyası TV ve internetle sınırlı olup iki kültür arasında bırakılan Türkiyeli vatandaşların Almanya da yaşadığı sorunların ilk sırasını ekonomik sorunlar oluşturuyor.
Ekonomik sorunların eğitim sorunlarını  da beraberinde getireceği gençleri hangi yanlışlara götüreceği Paris  de gettolaştırılan gençlerin durumunun benzerini Almanya da  yaşanması ihtimali bile kaygı vericidir.
Bugün Hamburg'ta yaşananlar sosyal patlamanın ilk işaretleridir.
Bu durum önümüzdeki günlerde daha fazla tepkilere ve sokak gösterilerine yol açacak. Tepkilerin klasik protestolardan çıkıp daha sert bir mücadeleye dönüşmesi mümkün.
Bu mücadele  aynı zamanda Almanya’da son yıllarda artan yoksulluğa tepkisidir.
Sonuç olarak kapitalizmin yeni biçiminde, Avrupa sosyal devlet anlayışı sorgulanıyor ve  tasfiye ediliyor.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star