Şeyhmus İDRİSOĞLU

ZARİFE HANIM


Şeyhmus İDRİSOĞLU
7 Ocak 2014 Salı 13:55

Kürtler tarih boyunca ataerkil toplum olarak varlığını sürdürmüştür. Dünyadaki diğer halklar gibi erkeğinin egemenliği altında ezilen Kürt kadını, siyasette ve askeri alanda kahramanlıklar yapmıştır. Bu anlamda binlerce isimsiz kahraman bulmak mümkündür.

Koçgiri başkaldırısının önderlerinden Alişer'in eşi Zarife Hanımdan başlayalım.

Zarife hanım 1882 yılında Azger köyünde dünyaya gelir. O tarihlerde göçebe olan Koçgiri aşireti hayvancılığı bırakarak yerleşik düzene geçmenin etkisiyle, diğer ailelerin çocuklarından farklı olarak eğitim görme imkânı bulur. İyi derecede okuma yazma öğrenir.

İki büyük katliamın direnişçisi olan Zarife Hanım, kocası Alişer ile birlikte üstün zekasıyla hem beyin gücüyle hem de bilek gücüyle kayda değer katkıları olur.

1921'de kocasıyla birlikte savaştığı Koçgiri isyanı kanlı bir şekilde bastırıldıktan sonra Dersim mebusu, Hasan Hayri Bey tarafından toplanan bir mecliste Alişer bey söz alır;

'İttihad ve Terakki'nin mirasçılarıyla aynı çuvala girilmez. Hayrı Efendi'nin Cumhuriyet'e bunca hizmetinden sonra korkarım ki benim gibi bir âsiyle Hayrı Efendi'nin sonu aynı olsun. Bunlar için en iyi Kürt, ölü Kürt'tür." der. Bunun üzerine Zarife, "kalk gidelim daha yürüyecek çok yolumuz var umarım hepimiz Dersim'in selametinde buluşuruz." Demiştir.

Kanla bastırılan Koçgiri isyanından önemli tecrübe elde edip Dersim'e geçen Alişer ile Zarife, devletin neler yapabileceğini iyi görmüşlerdi.

Devlet, Koçgiri isyanına katılan Alişer ile Zarife hariç herkesi af etmişti.

Eğitimli olan Zarife aynı zamanda iyi bir propagandacıdır. Aşiretleri ve bölge halkını iyi tanıyan Zarife zaman zaman aşiretler arasındaki sorunları çözmek için halk mahkemeleri kurmuş, barış sağlamak için mücadele etmiştir. Devlet Dersim'e girerse neler yapabileceğini bölge halkına anlatarak bir araya gelmelerini sağlamış, ayrıca uzun yıllar birçok kadına eğitim vererek birlikte dağlarda savaşarak silah çatmışlardır.

Bölgede herkes Zarife'nin yiğitliğinden bahseder, onun ne kadar cesur olduğunu anlatırdı.

Zarife, eşine "HEWALİM" diyerek ilişkilerini bugün bile zor rastlanan yoldaşlığa taşımıştır. Her yerde kocasının yanında yer alan Zarife, Seyit Rıza'nın sofrasında oturan ilk ve tek kadın olmuştur. Kurulan toplantılarda fikri, kimliği ve cinsiyetiyle var olmayı becermiş ender Kürt kadınlarından birisidir. Hatta Nuri Dersimi'nin anlatımına göre Alişer'in Zarife'den fikir almadan hiçbir karar almadığı anlaşılır.

Birçok erkeğe göre keskin nişancıdır Zarife. Katıldıkları her çatışmadan sıyrılmayı başarmıştır. Aynı Zarife aşiretler arasında kurduğu güzel sofralarıyla da ünlüdür.

Zarife bu mücadeleye kadın dilini ve yüreğini katmıştır. Bu nedenle de mücadelenin seyrine önemli katkılar sunmuştur. Amacı ne olursa olsun yapılan bir mücadelede kadın yoksa şiddet korkunç düzeyde gelişir. Bir mücadelenin sonunda bir barış hayali var ise o mücadelede kadın olmak zorundadır.

Devlet bölgede birlikteliği sağlamak için ölüm listesinin başına Zarife adını yazmıştır. Denilmiştir ki; "huzuru bozanlar bu kişilerdir. Eğer teslim ederseniz hem ödüllendirilirsiniz hem de huzur olur "  Ve sonunda devletle işbirliği yapan Seyit Rıza'nın yeğeni Reyber ve  Kürt  Zeynel tarafından pusuya düşürülmüşlerdir. Katledilen Alişer ve Zarife'nin kesik başları bölge komutanı Alp Doğan paşaya teslim edilmiş, hem görev! yerine getirilmiş hem de ödüller alınmıştır…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık