Mehmet FARAÇ

ZİNDANDAN GELEN ÇIĞLIK!..


Mehmet FARAÇ
3 Mayıs 2012 Perşembe 12:50
Bugünlerde iddia ediyorum ki, gidişattan kaygılanan herkesin dilinde aynı özdeyiş var;
“Güvendiğimiz dağlara kar yağdı!..”
Yalnızca siyasi kurumlardaki gaflet ve dalalet umutları kırmıyor!..
Şüphesiz hükümet baskısıyla yazarlarını “tard” eden holding medyasından da söz etmiyorum.
Bir zamanların cumhuriyet yanlısı medyası da kahredici bir dönüşüm içinde!..
Daha düne kadar tarikat ve cemaatlere ağza alınmayacak hakaretler eden yazar müsvedelerinin dönekliği bile kıskandıran çarkları utanç verici!..
Diyalog sofralarına sıkışıveren o kaz çobanlarının, müritlere boyun eğmesinin sebebi hikmeti nedir acaba?..
Onlar da, gazeteleri de tükendikçe tükeniyor...
Oysa direnenler de adam gibi direniyor... Hatta adlarından utanmayan kimi gazeteler sayfalarını yeşil sermayenin dünya turlarına açarken, dirençli yurtseverler zindanlarda ülkenin içinde bulunduğu çıkmaza dikkat çekiyor...
Onlardan biri de Doğu Perinçek...
Savunmalarından dolayı 20 yıldan fazla hapis cezası alan, 16 duruşmadan men edilen Doğu Perinçek...
Firesiz mücadele çağrısı!..
 
Doğu Perinçek Silivri‘deki birkaç metrekarelik hücresinden her gün yalnızca Türkiye’ye kurulan tuzağı anlatmıyor, Aydınlık‘ın ayakta daha güçlü durması için de adeta çığlık atıyor!..
Bakınız önceki günkü yazısında “sizlerden başka kimsem yoktur” diyerek okurların yüreklerine nasıl hitap ediyordu:
“... Türkiye çok büyük bir hızla, çok zorlu bir döneme giriyor. Mücadele sertleşiyor, sertleşecek. Atatürk Devrimi’ni yıkmak da kolay değil, savunmak da!
... Bu zorlu döneme Aydınlık’ı önce 70 binin üstüne çıkararak girmek mecburiyetindeyiz. İstisnasız hepinize sesleniyorum. Hiç kimse saklanmasın. Tek bir fire vermeyelim. Katkınızı yağmur gibi bekliyoruz.”
Türkiye; gaflet içindeki siyasi kurumları ve sindirilmiş medyasıyla karanlığın içinde çırpınırken, Aydınlık örnek mücadelesiyle büyümeyi hak ediyor...
Perinçek bu yüzden dört duvar arasından sizlere, Türkiye’nin Aydınlık insanlarına sesleniyor...
Gerisi size ve çevrenize kalmış...
Erdoğan Toprak’ın cesareti!..
 
Fethullahçıların kurduğu Yazarlar Vakfı’nın Abant Toplantısı‘nda başköşeye oturtulan Erdoğan Toprak‘ın “CHP ulusalcı solla ilişkisini kesmelidir” şeklindeki gaflet içeren sözleri parti tabanında büyük tepki çekti...
Gelen maillerin özeti şu; “Erdoğan Toprak bu kafayla kime hizmet ediyor...”
Doğrusu ben de partinin gerçek tabanı gibi 130’dan fazla vekilinin bulunduğu CHP’de, acaba kaç kişi (!) bu saçma sapan sözlere karşı duracak diye bekledim...
Ne yazık ki ancak 6 milletvekilinin Erdoğan Toprak’a yönelik tepkileri dünkü Aydınlık‘taydı... Bakınız o milletvekilleri özetle ne demişlerdi:
Dilek Akagün Yılmaz (Uşak): “Ulusalcılık CHP’den çıkarılırsa CHP, CHP olmaz. Buna ne parti tabanı izin verir ne de biz kabul ederiz. Parti tabanı ulusal çıkarlardan, laiklikten, üniter devletten kesinlikle taviz vermez. Ulusalcıları CHP’den tasfiye etmek isteyenler eninde sonunda kendileri tasfiye olur. “
Gürkut Acar (Antalya): “CHP’nin içinden ulusalcılığı çıkarırsanız CHP’nin temelini ortadan kaldırmış olursunuz.”
Oğuz Oyan (İzmir): “CHP’nin ulusalcı özünü yok etmek CHP’yi yok etmektir.”
Bülent Tezcan (Aydın): “Ben de ulusalcıyım. CHP’nin ana ekseninde bir sapma olmaz.”
Engin Altay (Sinop): “Özünde, sözünde ve misyonunda bir sapma olursa o CHP olmaz.”
M. Ali Ediboğlu (Hatay) : “CHP’de ulusalcılığın tasfiyesi hayaldir. Partide ABD’ye şirin gözükmek isteyen bazı arkadaşlar var. Oltaya takılmışlar. Ne yazık ki genel başkanın etrafındalar.”
Kılıçdaroğlu’nun “Laiklik tehlikedir diyemem”, “Yargıda cemaat örgütlenmesi vardır diyemem”, “polisin içinde cemaat vardır “diyemem şeklindeki şoke edici sözleri “Fethullah Gülen isterse görüşürüm” noktasına kadar gelmişti!..
Şimdi sormak gerekiyor; Erdoğan Toprak gibileri ulusalcıları partiden tamamen kovmak isterken kimden cesaret almış oluyor acaba?..
İşte asıl mesele bu!..
Bahçeli niçin zehir zemberek!..
 
Son iki ayda dolaştığım 10’dan fazla kent ile en az 20 ilçede tehlikeli bir kaygının giderek büyüdüğünü gördüm!..
Toplum “yeni Anayasa” adı altında yürütülen planın rejimi yıkmaya yönelik olduğunu düşünüyor... AKP’ye oy veren insanlar bile gidişatı endişe verici bulduklarını söylüyor.
İşte CHP ve MHP’ye yönelik “Anayasa görüşmelerinden çekilin” çağrısı bu yüzden giderek büyüyor...
Cumartesi günü Ankara’da yapılan Milli Anayasa Kurutayı‘na katılan binlerce kişinin, CHP’ye yönelik ağır eleştirileri coşkuyla karşılaması bu parti açısından kaygı vericidir!..
CHP ise ne ilginçtir ki, “yeni”leşme adı altında cemaatlere zeytin dalı uzatarak şaşırtıcı, düşündürücü ve de çok tehlikeli bir mecraya sürükleniyor.
Anlaşılıyor ki, TESEV‘in dizayn ettiği kadrolar 12 Haziran seçimlerinden ders çıkarmamış!..
Peki ya MHP?.. Mail adresine gelen mektuplardan da görüyorum ki, yurttaşlar MHP’nin de Anayasa görüşmelerinden çekilmesi için parti üzerindeki baskıları yoğunlaştırıyor.
Bu baskının MHP yönetiminde ne kadar etkili olduğunu görmek için bizzat Devlet Bahçeli‘nin açıklamalarına bakmak yetiyor.
Cumhuriyetin gidişatından kaygılı çevrelerin tepkileri yükselince Bahçeli, zehir zemberek açıklamalar yapıyor... İşte önceki gün 19 Mayıs’ın yasaklanmasını isteyenlere verdiği sert yanıtın satır başları:
“- Başbakan Erdoğan ve hükümeti iyice zıvanadan çıkmıştır.
- Milli bayramların kaşınmasındaki maksat Cumhuriyet’in yapı taşlarını kırmak ve hayâsızca planlanan rejim değişikliğini hayata geçirmektir.
- 29 Ekim 1923 tarihini gözden düşürmek için aşağılık bir tertip, Gazi Mustafa Kemal‘i İstanbul Hükümeti’ne darbe yapan birisi olarak sunmaya çalışan alçak bir proje sürekli ivme kazanmaktadır.
- Erdoğan şunu bilmelidir ki; Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmayı aklından geçiren AKP zihniyeti; millet iradesiyle geldiği gibi gidecektir.”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık